Ceren AKBAŞ

Biraz daha zaman olsa ...

20 Temmuz 2018, Cuma

     

Zaman dediğimiz kum tanecikleri, avucumuzun içinden birer birer akıp gidiyor. Avucumuzu ne kadar yukarı kaldırırsak kum taneciklerinin yere düşme süresi de bir o kadar uzuyor. Yerde biriken kum taneciklerini avuçlayarak elimizi daha da yukarıya kaldıralım. Hafifçe araladığımız avucumuzun içinden kayıp giden zamanı, istediğimiz yerde biriktirebiliyor muyuz yoksa esen rüzgarların kum taneciklerini nereye savurduğunu fark edemiyor muyuz? Zamanımızı kimbilir nelere harcıyoruz ve zamansızlıktan yapamadığımız şeyler için her fırsatta yakınıyoruz. İsterseniz zamanınızı rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

 

Zamanın değeri kişiden kişiye göre değişmektedir. Kimisi için her gün aynı rutinlikte geçerken kimisine göre de daha fazla zamanı olsa neler neler yapacağını anlatır durur. Zamanımızı kontrol edebilmek ve kendi içimizde bunu disipline edebilmek zor elde edilebilen bir kabiliyettir. Zamanını iyi kullanan kimselerin toplumda örnek olarak gösterilen kişilerle benzerlik taşıması kesinlikle tesadüf değildir. Kendimize “Acele işe şeytan karışır” atasözünü hatırlatalım lütfen. Öncelik vermemiz gereken işleri yapmak yerine zamanı tüketiyoruz ve son dakikalara içimizin sinmediği işleri alel acele yetiştirerek teslim ediyoruz. Acaba bir yarım saatimiz daha olsaydı teslim edeceğimiz işin kalitesi daha da yükselir miydi? Acaba bir yarım saatimiz daha olsaydı toplantımıza yada randevumuza vaktinde yetişerek kendimizi daha düzgün ifade edemez miydik? Biraz daha zamanımız olsa …

 

Zamanımızı düzenli ve istikrarlı bir şekilde kullanarak ne kadar yol aldığımızı bir hatırlayalım. Şu anki bulunduğumuz konumun, başarılarımız ve emeklerimize paralel olarak zamanı doğru kullanmakla ilişkili olduğunu unutmamamız gerekir. Son anda bir yerlere yetişebilmenin, fiziksel olarak orada bulunabilmenin kesinlikle zamanı lehimize kullanmakla ilgisi yoktur. Yaşamımızın her noktasında zaman ayırabildiğimiz değerler bizlere geribildirimde bulunur. Ailemize ayırdığımız zaman ile onların mutluluğunu hissederiz. İşimizi geliştirmek için ayırdığımız zaman ile verimliliğimizi arttırırız. Dostlarımıza ayırdığımız zaman ile arkadaşlıklarımızı tazeleriz. Altyapısı ne kadar derin olursa olsun zaman ayırılmayan hiçbir değer kalıcı değildir.

 

Diyelim ki ; Bir arkadaşınıza zamanını daha iyi değerlendirmesi için bir öneride bulunuyorsunuz. Arkadaşınızın, önerinizi değerlendirmesi 5-10 sn zamanını alıyor ve beğenmediyse en çok zamanını alan işini bahane gösteriyor. Demek ki bu kişinin hayatında iyileştirmesi gereken nokta bahane edilen konudur. Yorgunluk, uzaklık, yalnız olma korkusu, ön yargılı düşünce tarzı ve alışkanlıklarını bırakamamak bahanelere verilecek örnekler arasındadır. Zamanımızı daha iyi değerlendirebilmek için bu bahaneleri hangi tür durumlarda kullandığımızı düşünelim. Eminim ki kendimizle yüzleştikçe artık bu bahaneler de önemini yavaş yavaş yitirmeye başlayacaktır.

 

Zamanınızı kontrol edebilmek için şöyle bir yöntem deneyebilirsiniz. Kolunuzda bir saat olduğunu varsayıyorum yada cep telefonunuzun saatini kullandığınızı varsayalım. Bu saati kendi hayatınızdaki önemlilik derecesine göre yarım saat ila bir saat arasında ileriye alın. Etrafınızdaki tüm saatler doğru zamanı gösterse de yapacağınız işlerde daima kendi saatinizi baz alın. Dilerseniz bu alıştırmaya örnekler verelim;

 

Yetişmeniz gereken bir yere gitmek için vaktinden önce çıktınız. Normal bir zamanda sadece yol mesafesini hesaplayarak hareket ederiz fakat çıkabilecek aksilikleri hiç hesaba (trafiğin kilitlenmesi, araç kazası, kötü hava koşulları vb.) katmayız. Gecikmemizin mazeretlerini sıralamış olsak bile bu işimize verdiğimiz önemi zedeleyici niteliktedir. Kendimize kazandırdığımız bu tolerans zaman ile gecikmelerimizin sınırlarını kabul edilebilir ölçülere çekebiliriz. Vaktinden önce görüşme yerine ulaşıp , ortamda bizi rahatsız edebilecek durumları belirleyerek bunlar için önlem alabilir ve kendi açımızdan en uygun şartları sağlayabiliriz.

 

Teslim etmeniz gereken bir iş yüzünden aşırı streslisiniz ve zaman su gibi akıp geçmekte. Sürekli tepenize dikilen işvereniniz ha bire ne yaptığınızı sorarak, oyalanmamanızı hatırlatıyor. Böyle bir durumu gözünüzün önüne getirdiğinizde ne o işten bir hayır beklersiniz ne de gönül ferahlığıyla o işi teslim edebilirsiniz. Kesinlikle hatalar çıkacak ve kariyerinizi tehlikeye atacak durumlara yol açacaktır. Yine kendinize ayırdığınız tolerans zamanı baz alarak, işi teslim etmeniz gereken zamanı, kontrol süreci için ayırabilirsiniz. Hepimizin onlarca iş arasında boğuştuğuna hak veriyorum fakat işlerimiz önemlilik sırasına göre yürütüldüğü için bu yöntemi deneyerek gayet makul sonuçlar alabileceğinizi düşünüyorum.

 

Hayatınızı bir saat ilerisinden yaşamak gibi bir durum gibi gözükse de aslında zamanın ne kadar çabuk geçtiğini ve dakikaların kıymetini bu yöntemle daha iyi anlayabileceğimize dikkat çekmek istiyorum. Çevremizdekilere biraz daha zamanım olsa diye feryat edeceğimize işte size kendi zamanınızı yaratmak için bir fırsat. Kuralların dışına çıkabilmek ve kendi çizginizde ilerleyebilmek için farklı yöntemler denemek ve geliştirmek gerekir. Başkalarının yaptığı şekilde başarılı olunmaz sadece taklit edilir. Her zaman ilk olan hatırlanır diğerleri ise onun devamı şeklindedir.

 

Zamanınızı ileri alarak; randevularınıza, toplantılarınıza erken gitmiş olun bu zamanı asla kayıp olarak düşünmeyin. Kazandığınız bu zamanla belki de çok farklı bir fikir yakalayacaksınız ve o gün sizin olacak.

 

Zamanınızı ileri alarak; sevdiğiniz kişiyle görüşmek için yola erken çıkın. Eskiden olduğu gibi geç kalarak yada ucu ucuna yetiştiğiniz için trafiğe, başkalarına lanet okumak yerine güler yüzlü ve sakin bir şekilde sevdiğinizle vaktinizi geçirin.

 

Zamanınızı ileri alarak; Yapamıyorum çünkü zamanım yok dediğiniz birçok şeyi yapın. Aylardır bitiremediğiniz o kitabı keyifle okuyun. Deniz kenarında dalgalara karşı çayınızı/kahvenizi yudumlayın. Ne zamandır uğrayamadığınız eski bir dostunuza uğrayıp gönlünü alın. Sevdiklerinizi özel günleri haricinde de hatırladığınızı gösterip onlar için hediye seçin.

 

Başkasının kurallarını harfi harfine yaşamanıza gerek yok, Hayatınızda bir kırılma noktası belirleyin ve neler yapabileceğinizi keşfedin. Zamanınızı gerçekten değerlendirdiğinizde gerisi çorap söküğü gibi gelecektir. Aynı anda birçok iş ile uğraşan insanlar birer sihirbaz değil Zamanbaz’dır. Bu kişiler, zamanlarını belli etmeden çok iyi bir şekilde değerlendirirler ve bizler sadece sonuçlarını görürüz. Etrafınızdaki başarılı kimselerin neler yaptığını gözlemlemek de ilerisi için zaman kazanmaya yönelik bir yatırımdır. Önyargılarınızı ve alışkanlıklarınızı bir kenara bırakmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor.

Zamanınızı değerli kılın..

Hoşçakalın...



Yazarın Tüm Yazıları
Kedi mi? Ben mi?
Cahil insanların en belirgin 10 özelliği
Her şey.. "Eksik"
Size İyi Gelen Şarkılar Dinleyin
"Sokak Fotoğraf(çı)ları"
"Eksik Hayatlar"
Sonra... Sonra, masal oluyor
Hasta ruhlar
Kendinin Farkına Varmak
Üsküp'te "Eski Ramazanlar"
Mitoloji dilinde "Aşk"
Ben Babamın Kızıyım
İşte böyle "Özlemek"
Stres"siz"siniz
"Ayna gibiyim, bakan kendini görür"
Aklınıza sahip çıkın
"Narsist" çocuklar
İkigai (Varoluş sebebi)
Kutlu olsun "Kadın" olmak
Müsadenizle!
Masal Köyü
Bu izler gerçek
Özlem Kaybı
Simurg (Anka Kuşu) Efsanesi
Ne güzel bir tadı vardır yaşanmışlıkların
Karar verin! Bu hayat sizin
Mavi Gözlü Dev 117 yaşında
Soğuk hava etkisi
Yeni Şeyler Söylemek Lazım
DOĞRU NEFES ALMAK
Hava soğuktu, unutulanlar çoktu
En değerliye...
Ve insan, yeryüzünün efendisi
Âh mine’l Aşk.. Kalbe düşmüş üç harfli bir imza..
Muhabbet-i Hüzün
Nefes kadar kısa..
Yeterince olmak, "En" gerçek olmak
Kişiden, kişiye değişken kişilik
"İki portakal ye geçer"
Hayat kısa, güzel yaşamak, değer vermek gerek
Sesi, yüzü gider, kokusu kalır
"Güneş-Ana"
Özlemle Anıyoruz
DOLMUŞ GÜNLÜĞÜ
Susarsınız
Dün gitti, Yarın gelmedi; Anı yaşa!
Öyle Bir ''An''da !
Her açıdan sosyal medya
Güneşe gülümseyin bu sabah
Ne geride kalan, ne de ileride sana sunulacak olan..
Biraz daha zaman olsa ...
Empati Sendromu
Sadece Çocuktum
Yorduk kendimizi, yorulduk!
Hayaller kurun çocuklar
Hafızalar da anlamlı kalsın diye
Bize biraz huzur gerek
Unutmayın! "Mutluluk genç tutar insanı"
Teşekkürler Memur Bey..