• 29 Eylül 2026, Salı 12:51

AK Parti'li isimden, fon dolandırıcılığına 'Silahsız 15 Temmuz' benzetmesi

Eski AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, gündemdeki fon dolandırıcılığıyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı uzun açıklamada ekonomi, kamu yönetimi, siyaset ve devlet kademelerinde görev alan bazı isimlere yönelik sert değerlendirmelerde bulundu. Külünk, Türkiye’nin “ikinci silahsız 15 Temmuz” olarak nitelendirdiği bir süreçle karşı karşıya olduğunu savunurken, geçmişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güvenerek yetki verdiği bazı isimlerin bugün geldikleri noktayı sorguladı.

Metin Külünk, “50 yılın yüzleşmesi ve kendimizi topyekûn sorgulama vakti” başlığıyla yaptığı paylaşımda dikkat çeken ifadeler kullandı. Külünk, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi alanda ciddi bir hesaplaşma döneminden geçtiğini öne sürerek yaşanan süreci “ekonomik 15 Temmuz” ve “ikinci silahsız 15 Temmuz” ifadeleriyle tanımladı.

“Güvenilen isimlerin bugünkü noktası görülüyor”

Külünk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte yakınında bulunan ve çeşitli kamu görevlerine getirilen bazı isimleri hedef alan değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “kızım, oğlum, evladım” diyerek güven duyduğu ve devletin önemli kurumlarında görev verdiği bazı kişilerin bugün geldikleri noktanın sorgulanması gerektiğini savunan Külünk, “Taş uzaktan gelmez, yakından gelir. Ve geldiğinde en derin yarayı açar, en büyük zararı verir” ifadelerini kullandı.

Külünk ayrıca, söz konusu kişilerin makam, güç ve maddi çıkar uğruna kendilerine gösterilen güveni kötüye kullanmış olabilecekleri yönünde değerlendirmelerde bulundu. Bu iddiaların yargı süreçlerinde daha fazla açıklığa kavuşacağını ileri sürdü.

“İhaneti mümkün kılan süreçler de sorgulanmalı”

15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine de değinen Külünk, darbe girişiminin FETÖ tarafından gerçekleştirildiğini belirterek, bu yapının güç kazanmasına zemin hazırlayan süreçlerin de tartışılması gerektiğini ifade etti.

Külünk, devletin ve milletin verdiği makamları kişisel çıkarları için kullanan kişilerin de sorumluluklarının sorgulanması gerektiğini savundu.

Külünk’ün “ekonomik 15 Temmuz” ifadesini daha önce de kullandığı görülüyor; geçmiş açıklamalarında ekonomik gelişmeleri 15 Temmuz benzetmesi üzerinden değerlendirmişti.

Rektörlerden bürokratlara ve iş insanlarına mesaj

Açıklamasında doğrudan isim vermeyen Külünk; üniversite rektörlerinden parti yönetimlerinde bulunan kişilere, kamu bürokrasisindeki üst düzey yöneticilerden iş dünyasına kadar geniş bir kesime seslendi.

Külünk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ismi ve güveni üzerinden konum elde ederek bunu ticari veya kişisel çıkar amacıyla kullananların hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Kamu görevlerinin kişisel servet, itibar veya ayrıcalık elde etmenin aracı olmadığını belirten Külünk, yetki sahibi kişilerin öncelikli sorumluluklarının milletin çıkarlarını korumak, adalete ve hukuka bağlı kalmak olduğunu ifade etti.

“Vicdanınıza hiç sordunuz mu?”

Külünk’ün açıklamasının en sert bölümlerinden biri ise “Vicdanınıza hiç sordunuz mu?” başlığı altında yer aldı.

Kendilerine güvenen insanlara karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen kişileri eleştiren Külünk, makamların ve ilişkilerin yapılan yanlışların üzerini örtemeyeceğini savundu.

Külünk, “Milletin emanetini taşımak yerine emaneti kendi çıkarınıza çevirdiyseniz; makamlarınızın, unvanlarınızın ve ilişkilerinizin arkasına saklanarak bunu örtemezsiniz” ifadelerini kullandı.

“Makam, mevki, güç ve para kul hakkını örtmez”

Açıklamasının sonunda ahlaki ve dini sorumluluk vurgusu yapan Külünk, makam ve maddi gücün kalıcı olmadığını belirtti.

“Haram lokmanın üzeri makamla örtülmez. Kul hakkının üzeri unvanla kapatılmaz” diyen Külünk, bir gün makamların, gücün ve paranın sona ereceğini, geriye insanların yaptıklarıyla yüzleşmelerinin kalacağını ifade etti.

Külünk ayrıca paylaşımında “Tel Aviv/Londra hattı” şeklinde bir ifade kullanarak bazı dış çevrelerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef aldığı yönünde bir değerlendirmede bulundu. (MEHMET AYDIN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.