• 28 Ekim 2026, Çarşamba 12:09

Aydın’da işin ustasından dikkat çeken uyarı: Bu sanat unutulabilir

Aydın’da yaklaşık 20 yıldır geleneksel kabak kemane yapımını sürdüren somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı Taşkın Tuncer, mesleğinin inceliklerini ve yaşadığı zorlukları anlattı. Bugüne kadar 754 kabak kemane yaptığını belirten Tuncer, gençlerin mesleğe yeterince ilgi göstermediğini ifade ederek geleneksel sanatın gelecek nesillere aktarılamaması durumunda unutulabileceği uyarısında bulundu. Aydın’da geleneksel Türk halk müziğinin önemli enstrümanlarından biri olan kabak kemane, ustaların ellerinde hayat bulmaya devam ediyor. Yaklaşık 20 yıldır kabak kemane yapımıyla uğraşan somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı Taşkın Tuncer, enstrümanın yapım aşamalarından mesleğin geleceğine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Bugüne kadar yüzlerce kabak kemane üreten Tuncer, geleneksel el sanatlarının yaşatılması için gençlerin bu alanlara yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

ÇALMAK İÇİN BULAMADI, KENDİSİ YAPMAYA BAŞLADI

Kabak kemane yapımına başlama hikâyesini anlatan Tuncer, halk oyunlarıyla ilgilendiği dönemde enstrümanla tanıştığını söyledi. İzmir'den gelen halk oyunları eğitmenlerinde kabak kemaneyi gördüğünü belirten Tuncer, “İlk etapta sesini çok beğendim. Önce çalmak için kabak kemane aramaya başladım. Bulamadığım için de kendim yapmayı istedim. Serüvenim aslında oradan başladı” dedi.

BİR KABAK KEMANE DÖRT GÜNDE YAPILIYOR

Kabak kemanenin Türk halk müziğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Tuncer, enstrümanın deri kapaklı ve yaylı bir çalgı olduğunu ifade etti. Yapımında su kabağı, deri, ahşap ve at kılından hazırlanan yay kullanıldığını anlatan Tuncer, “Kabak kemane adından da anlaşılacağı gibi öncelikle kabağa ihtiyacımız var. Deri kapaklı bir çalgı olduğu için oğlak derisi veya farklı malzemeler kullanılabiliyor. Sap kısmında ise dayanıklı ağaçların tercih edilmesi gerekiyor. Çalmak için de at kılından yapılmış bir yay kullanılıyor” diye konuştu. Yapım süresinin ayrılan zamana göre değiştiğini belirten Tuncer, tek bir enstrüman üzerinde çalışılması durumunda yaklaşık dört günde tamamlanabildiğini söyledi.

754 KABAK KEMANE YAPTI: “HEPSİ BENİM EVLATLARIM”

Bugüne kadar 754 kabak kemane yaptığını açıklayan Tuncer, ürettiği her enstrümanın kendisi için ayrı bir değere sahip olduğunu dile getirdi. Tuncer, “Bunların hepsi benim evlatlarım. 754 tane kabak kemanenin içerisinde hepsini tek tek tanıyabilirim. Benim için biri diğerinden farklı değildir” ifadelerini kullandı. Her kabak kemaneden aynı sesin çıkmadığını belirten Tuncer, kullanılan kabağın şekli ve derinin yapısının enstrümanın sesini etkilediğini söyledi.

“GENÇLERDEN BU MESLEĞİ ÖĞRENMEK İSTEYEN ÇIKMADI”

Geleneksel kabak kemane yapımının geleceğine ilişkin endişelerini dile getiren Tuncer, gençlerin mesleğe yeterince ilgi göstermediğini belirtti. Bugüne kadar kendisine mesleği öğrenmek için başvuran bir gençle karşılaşmadığını ifade eden Tuncer, “İlgi gösteren muhakkak vardır ama benim karşıma hiç çıkmadı. Günümüzde insanlar enstrümanın yapımını öğrenmekten ziyade ne kadar para kazanabileceklerini soruyor” dedi. Mesleğin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çeken Tuncer, “Eğer başka nesillere aktaramazsak, o bayrağı bir başkasına teslim edemezsek maalesef unutulmaya yüz tutmuş bir enstrüman olarak kaybolacaktır. Benim üzerime düşen bu enstrümanın kaybolmasını engellemeye çalışmak. Gerek yaparak gerekse aktararak yaşatmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“ÇIRAK YETİŞTİRMENİN ÖNÜNDE ENGELLER VAR”

Geleneksel el sanatlarının yaşatılması için bazı düzenlemelerin değiştirilmesi gerektiğini savunan Tuncer, sahip olduğu vergi muafiyeti belgesinin koşulları nedeniyle yanında personel çalıştıramadığını söyledi. Tuncer, “Ben vergi muafiyeti belgesi taşıyorum. Bu belgeyi alırken şart koşulan unsurlardan biri yanımda personel çalıştırmamam. O yüzden şu anda yanımda hiç kimseyi çalıştıramıyorum” dedi. Bu durumun mesleğin yeni nesillere aktarılmasını zorlaştırdığını ifade eden Tuncer, ilgili mevzuatta değişiklik yapılması gerektiğini belirtti.

FİYATLAR 11 BİN LİRADAN BAŞLIYOR

El yapımı kabak kemanelerin fiyatlarına ilişkin de bilgi veren Tuncer, internet üzerinden satışa sunulan enstrümanların fiyatlarının geniş bir aralıkta değiştiğini söyledi. Tuncer, “Bugün internet ve e-ticaret pazarında 11 bin liradan 120 bin liraya kadar fiyatlar var. Herkes kendi yaptığı enstrümana bir değer biçiyor. Benim tavsiyem, çok ucuz ya da çok yüksek fiyatlara yönelmek yerine bilinen yapımcılardan enstrüman temin edilmesi” diye konuştu. Artan malzeme maliyetlerinin sektörü olumsuz etkilediğini belirten Tuncer, mümkün olduğunca uygun maliyetlerle üretim yapmaya çalıştıklarını ifade etti.

VALİ VAROL'UN ZİYARETİNDEN MEMNUNİYET DUYDU

Aydın Valisi Dr. Osman Varol'un kendisini iş yerinde ziyaret etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Tuncer, ziyaretin geleneksel sanatlarla uğraşan ustalar açısından önemli olduğunu söyledi. Tuncer, “Sayın Valimizin beni ziyaret etmesi, sadece beni değil benim gibi bu işi yapan arkadaşlarımızı da onurlandıran bir ziyarettir. Bu kültürel değeri taşımanın ne kadar kıymetli olduğunu bize hissettirdi” ifadelerini kullandı.

“BEN GİDERİM, ADIM KALIR”

Gençlere geleneksel sanatlara sahip çıkmaları çağrısında bulunan Tuncer, üretmenin ve gelecek nesillere kalıcı eserler bırakmanın önemine dikkat çekti. Âşık Veysel'in “Ben giderim, adım kalır, dostlar beni hatırlasın” sözlerinden ilham aldığını belirten Tuncer, “Üretmek her zaman güzeldir. Yaşayan bir şey bırakmak çok güzel. Çünkü siz olmasanız da onu yaşatmaya devam edecekler. Gençlerin arkalarında kendilerini değerli hissettirecek eserler bırakmalarını istiyorum” dedi. Türk halk müziği enstrümanlarının kültürel açıdan büyük önem taşıdığını vurgulayan Tuncer, gençlerin geleneksel çalgılara ilgi göstermesi gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı. (ŞERİFE NUR KÖSE / GÜLCE AYDIN) 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.