Aydın'ın Efeler ilçesinde emeklilik yıllarını çocukluk tutkusuna adayan Mustafa Çoban, kurduğu küçük atölyede ahşabı sanata dönüştürüyor. Doğadan topladığı ağaç köklerinden lambaderler, el oyması figürler ve lazer kesimle hazırlanan dekoratif ürünler üreten Çoban, ahşap sanatının teknolojiyle değişen yolculuğunu anlattı.
Yaklaşık 30-35 yıl önce başladığı ahşap sanatına mesleki yoğunluğu nedeniyle ara vermek zorunda kaldığını belirten Çoban, emekliliğinin ardından yeniden atölyesine döndü. Ahşap sanatının bir hobi ve tutku olarak hayatında önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Çoban, günümüzde bu alana ilginin giderek azaldığını söyledi.
ÇOCUKLUK MERAKI EMEKLİLİKTE ATÖLYEYE DÖNÜŞTÜ
Uzun yıllardır ahşapla iç içe olduğunu dile getiren Mustafa Çoban, bu ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını belirterek, "Ahşap sanata yaklaşık 30–35 yıl önce başladım. Fakat farklı bir meslek yaptığım için emekliliğe ertelenmiş bir uğraş oldu. Yaklaşık 3 yıldır tekrar ahşap sanatla ilgili çalışmalara başladık. Merakımız çocukluktan geliyor, zaten ilgiliydik. Emekli olduktan sonra kendime küçük bir atölye kurdum" dedi.
DOĞANIN SUNDUĞU MALZEMELER ESERE DÖNÜŞTÜ
Ahşap sanatına el oymacılığıyla başladığını anlatan Çoban, ilk çalışmalarında doğadan topladığı ağaç köklerini ve doğal ahşap parçalarını değerlendirdiğini söyledi. Ürünlerin tasarım sürecinde hayal gücünün ön planda olduğunu belirten Çoban, teknoloji kullanımını ise sınırlı tuttuğunu ifade etti.
Çoban, "Ahşap el oymacılığıyla başladık. İlk etapta doğadan topladığımız ağaç kökleri ve benzeri doğal ahşap ürünleri işleyerek, orijinalliğini bozmadan lambader tarzı ürünler yaptık. Ürünleri kendimiz tasarlıyoruz. Bu tamamen hayal gücüyle alakalı bir süreç. Çok fazla teknoloji kullanmadan üretimlerimizi tamamlıyoruz" diye konuştu.
TEKNOLOJİ ÜRETİM ALANINI GENİŞLETTİ
Zaman içerisinde teknolojiyle birlikte üretim çeşitliliğinin arttığını dile getiren Çoban, lazer kesim makinelerinin birçok farklı ürünün ortaya çıkarılmasına imkân tanıdığını kaydetti. Ancak makine kullanımının el işçiliğinin önemini ortadan kaldırmadığını vurguladı.
Çoban, "Tamamen doğal ürünlerle başladık ama işin içine teknoloji girince ürün gamımız neredeyse sınırsız hale geldi. Lazer kesim makinesi kullanarak hayal edilebilecek birçok şeyi iki ya da üç boyutlu olarak üretebiliyoruz. Ahşap tablolar da yapıyoruz, Eyfel Kulesi gibi detaylı çalışmalar da. Ancak burada el işçiliği hâlâ çok önemli. Makineden sonra insan devreye giriyor. Parçalar birleştiriliyor, ürün tamamlanıyor. Beğenirsek ürün kalıyor, beğenmezsek yeniden yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
Özellikle lambaderler ve el oyması figürler üzerinde çalıştıklarını belirten Çoban, yumuşak yapısıyla bilinen ıhlamur ağacını kullanarak küçük heykeller, hayvan ve insan figürleri hazırladıklarını söyledi.
HER ESER SABIRLA ŞEKİLLENDİ
Ahşap sanatının kendisi için ticari kaygılardan uzak, tutkuyla sürdürülen bir uğraş olduğunu ifade eden Çoban, üretim sürecinin malzeme seçimiyle başladığını belirtti. Çoban, kullanılacak ağacın yapısına göre tasarımın şekillendiğini ve her ürünün farklı bir zaman diliminde ortaya çıktığını anlatarak, "Bu iş bizim için hobiyle, aşkla başlayan bir süreç. Şu an ticari bir kaygımız yok. İleride uygun bir pazar oluşursa ticari tarafı da olabilir ama şu an hobi olarak devam ediyoruz. Önce malzeme önemli. Doğal bir ürün yapacaksak ya kerestecilerden ya da doğada karşılaştığımız bir ağaç parçasından yola çıkıyoruz. Sonrasında ağacın yumuşaklığı ve işlenebilirliği önemli oluyor. Buna göre tasarım belirleniyor. Önce ne yapılacağına karar veriliyor, ardından işleme aşaması başlıyor. Yumuşak ağaç birkaç günde tamamlanabilirken sert ağaçlarda süreç bir haftayı bulabiliyor. Ürün zamanla şekilleniyor ve tamamlandığını zaten hissediyorsunuz" dedi.
"AHŞAP SANATININ GELECEĞİ KONUSUNDA UMUTLU DEĞİLİM"
Geçmişte ahşap sanatının çok daha yaygın olduğunu dile getiren Çoban, özellikle köylerdeki işlemeli ahşap kapıların önemli bir kültürel miras olduğunu ifade etti. Günümüzde ise seri üretimin ve teknolojinin ön plana çıktığını belirten Çoban, sanatsal ahşap üretiminin giderek azaldığını söyledi.
Aydın'da bu işi profesyonel ölçekte yapan kişi sayısının oldukça sınırlı olduğunu vurgulayan Çoban, geleceğe dair kaygılarını şu sözlerle dile getirdi:
"Geçmişle kıyasladığımızda ahşap sanatında ciddi değişim var. Eskiden özellikle köylerde işlemeli ahşap kapılar çok yaygındı. Bunlar ciddi emek isteyen sanatsal işlerdi. Günümüzde ise seri üretim ve teknoloji ön plana çıktı. Marangozluk da büyük ölçüde teknolojiye geçti. Bugün Aydın'da bu işi profesyonel ölçekte yapan çok az kişi var. Benim tanıdığım daha çok amatör düzeyde uğraşan insanlar var. Küçük figürler yapanlar oluyor ama sanatsal ahşap üretimi oldukça azaldı. İlerleyen dönemde de daha da azalacağını düşünüyorum. Çünkü sanata ve sanatçıya verilen değer her geçen gün düşüyor. Çok umutlu değilim." (İREM AKCAN)























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.