Aydın'dan dünyaya uzanan başarı hikâyesi! Emine Fida Rüzgar sanatını anlattı

Türkiye'nin ödüllü ressamlarından ve Başöğretmen Emine Fida Rüzgar, Milli Voleybol Takımı'nın yıldız ismi Melisa Vargas için hazırladığı yağlı boya portrenin hikayesini anlattı. Sanat yolculuğunu, kadın temalı eserlerini, Aydın'da sanatın geleceğine dair görüşlerini ve en büyük hayalini paylaşan Rüzgar, "Kadınlarımı dünya görsün istiyorum" dedi.

(BİRBİRİNDEN GÜZEL FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ)

Türkiye'de ve yurt dışında açtığı sergiler, kazandığı ulusal ve uluslararası ödüller ile adından söz ettiren ressam Emine Fida Rüzgar, sanat yolculuğunu, üretim sürecini ve son dönemde büyük ilgi gören Melisa Vargas portresinin ortaya çıkış hikayesini anlattı. Başöğretmen unvanıyla Aydın Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi'nde görev yapan Rüzgar, resmin hayatındaki yerinden kadın temalı eserlerine, Aydın'da sanatın gelişimine ilişkin değerlendirmelerinden gelecek projelerine kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

"RESİM ZATEN İNSANIN İÇİNDEDİR"

1975 yılında Balıkesir'de dünyaya gelen Emine Fida Rüzgar, ilk, orta ve lise öğrenimini doğduğu kentte tamamladı. Eğitim hayatı boyunca başarılı bir öğrenci olduğunu belirten Rüzgar, öğrenmeye duyduğu merakın yaşamının her dönemine yön verdiğini ifade etti. Sanatın yanı sıra pek çok farklı alanda da aktif görevler üstlenen Rüzgar; izcilik faaliyetlerinde oymak başılığı yaptığını, Teke Yöresi halk oyunları eğitmenliği, satranç antrenörlüğü ve il hakemliği görevlerini yürüttüğünü söyledi. 30 yaşında gitar çalmayı öğrendiğini belirten sanatçı, başta Türk Dünyası olmak üzere çok sayıda ulusal ve uluslararası projede görev aldığını, bazı projelerin ise yürütücülüğünü üstlendiğini dile getirdi. Sanatın insanın doğasında var olduğuna inandığını söyleyen Rüzgar, resimle tanışmanın sonradan gerçekleşen bir süreç olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Resimle tanışılmaz; resim zaten insanın içindedir. Belki hepimizde keşfedilmeyi bekleyen bir köşe vardır, belki de hiç olmayacaktır. Bu biraz da şanstır. Benim en büyük şansım, önümde engeller koymayan bir ailede büyümem ve sonrasında sanat yolculuğumda beni destekleyen, yanımda yürüyen bir eşe sahip olmamdı"

SANAT YAŞAMI BOYUNCA BİRÇOK BAŞARI ELDE ETTİ

1996 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nden mezun olan Rüzgar, akademik gelişimini de sürdürerek 2025 yılında Adnan Menderes Üniversitesi Medya ve İletişim Çalışmaları Disiplinlerarası Yüksek Lisans Programı'nı tamamladı. Sanat yaşamı boyunca birçok önemli başarı elde eden Rüzgar'ın kazandığı ödüller arasında şunlar yer alıyor: Ahıska Türkleri "Sürgün" Resim Yarışması Dünya İkinciliği, Sümerbank'ın Işığında, Desenlerin Dansı Tasarım Yarışması Türkiye Birinciliği, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Müzesi Resim Yarışması Türkiye Üçüncülüğü, Adnan Menderes Konulu Resim Yarışması Türkiye Birinciliği, Kamu-Sen Sağlık Çalışanları Konulu Resim Yarışması Türkiye İkinciliği, Türk dünyasını sanatla buluşturdu.

ÇOK SAYIDA KİŞİSEL VE KARMA SERGİ AÇTI

Ulusal başarılarının yanında uluslararası alanda da önemli çalışmalara imza atan Emine Fida Rüzgar, Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerde çok sayıda kişisel ve karma sergi açtı. Özellikle Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi'nde gerçekleştirdiği "Türk Dünyası Gelin Başlıkları" sergisiyle kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunduğunu belirten sanatçı, Türk Dünyası Dijital Vatandaşı olarak yürüttüğü projelerin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.

8 BİNİN ÜZERİNDE PORTRE ÇALIŞMASI YAPTI

İnsan odaklı çalışmalar üreten ve özellikle kadın portreleri üzerine yoğunlaşan Rüzgar, eserlerinde görünmeyeni görünür kılmayı amaçladığını söyledi. Bugüne kadar 8 binin üzerinde portre çalışması yaptığını belirten sanatçı, eserlerinin dünyanın farklı coğrafyalarında hiç tanımadığı insanların evlerinde yer aldığını ifade etti. Üretmeye ara vermeden devam ettiğini söyleyen Rüzgar, bir yandan sergiler açarken diğer yandan Başöğretmen unvanıyla Aydın Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi'nde resim öğretmeni olarak görev yaptığını dile getirdi.

"ÖNEMLİ OLAN NEREDE OLDUĞUNUZ DEĞİL..."

Sanat yaşamında yüzlerce eser üretmesine rağmen öğrencilerinin başarılarının kendisini çok farklı noktalara taşıdığını söyleyen Rüzgar, 2016 yılından bu yana önemli bir başarı hikayesine imza attıklarını anlattı. "Hayalimdeki Çin" konulu resim yarışmasında bugüne kadar 13 öğrencisinin derece elde ederek 10 günlük Çin seyahati ödülü kazandığını belirten Rüzgar, bu başarıların ardından Çin Büyükelçiliği'nin iki kez okullarını ziyaret ettiğini, ayrıca kendisinin de iki kez Çin Kültür Bakanlığı'nın davetlisi olarak Çin'e gittiğini söyledi. Farklı kültürlerle tanışmanın sanatına büyük katkı sağladığını belirten Rüzgar, sanatçının bakış açısının yaşamın her alanından beslendiğini ifade ederek şunları söyledi: "Birçok ülke, kültür ve insan tanımak ruhumu besliyor. Önemli olan nerede olduğunuz değil, dünyaya nasıl bir ruh haliyle baktığınızdır. Bakmakla görmek, nefes almakla yaşamak arasındaki fark gibidir. Hayatın her zerresini hissedebilmek bence ressamı farklı kılan en önemli özelliktir" ifadelerine yer verdi.

"KADINA DAİR HER ŞEY SANATIMIN İÇİNDE YER ALIYOR"

Son dönemde sosyal medyada büyük ilgi gören Melisa Vargas portresinin ortaya çıkış sürecini de anlatan sanatçı, A Milli Kadın Voleybol Takımı'na duyduğu hayranlığın bu çalışmanın temelini oluşturduğunu söyledi. Kadın temasının sanatının merkezinde yer aldığını belirten Rüzgar, şu ifadeleri kullandı: "Milli Voleybol Takımımıza hayranım. İçinde kadın olan, kadına dair her şey sanatımın içinde yer alıyor. Gönlüm ister ki tüm takımın yağlı boya tablosunu yapayım ve onları ölümsüzleştireyim"

Ancak Vargas'ın kendisi için çok özel bir isim olduğunu dile getiren sanatçı, yıldız voleybolcuyu şu sözlerle anlattı: "Vargas çok özel. Naif, sevimli, sempatik, özgün ve neşeli... Onu izlerken hem enerjisini hem de derinlerde saklı hüznünü hissedebiliyorsunuz. Ben de tam o duyguyu tuvale aktarmak istedim" diye ekledi.

"KENDİMCE BİR TOTEM YAPTIM"

Portreyi hazırlamadan önce uzun süre Melisa Vargas'ı izlediğini söyleyen Rüzgar, en önemli hazırlık aşamasının onu anlamaya çalışmak olduğunu ifade etti. Sanatçı, portrenin temel amacının Vargas'ın bugünkü değerini sanat aracılığıyla ölümsüzleştirmek olduğunu belirterek eseri tuval üzerine yağlı boya tekniğiyle hazırladığını söyledi. Yaklaşık 24 saat boyunca tuvalin başından hiç kalkmadan çalıştığını anlatan Rüzgar, eseri maç başlamadan önce bitirmeyi kendisi için bir totem haline getirdiğini ifade etti. "Tuvalin başından hiç kalkmadan yaklaşık 24 saatte tamamladım. Kendimce bir totem yaptım; maç başlamadan önce resmi bitirmek istedim"

Portrede kendisini en çok zorlayan bölümün Melisa Vargas'ın gözleri olduğunu söyleyen Rüzgar, canlı olarak göz göze gelebilmeyi çok istediğini belirtti.

Portreyi sosyal medya hesaplarından paylaşmasının ardından yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Rüzgar, çok sayıda tebrik mesajı aldığını belirtti. Sanatçı, insanların Melisa Vargas'a duyduğu sevginin tabloya da yansıdığını ifade ederek telefonla ve sosyal medya üzerinden çok sayıda olumlu geri dönüş aldığını söyledi.

"BANA VERDİĞİ OLUMLU ENERJİ BENİ MOTİVE EDİYOR"

Çalışmalarındaki en büyük motivasyon kaynaklarından birinin Melisa Vargas'ın Türkiye'ye yaşattığı mutluluk olduğunu dile getiren sanatçı, en büyük hayallerinden birinin hazırladığı tabloyu milli voleybolcuya hediye etmek olduğunu söyleyerek, "Onun bana verdiği olumlu enerji beni motive ediyor. O beni, bizi, tüm Türkiye'yi mutlu etti. Ben de onu bu portreyle çok mutlu etmek istedim. Dilerim bu tablomu ona hediye edebilirim." şeklinde konuştu.

Yeni projeleri hakkında da bilgi veren Emine Fida Rüzgar, ağustos ayında Fethiye'de yeni bir sergi açacağını söyledi. Bunun ardından eserlerini yurt dışında farklı ülkelerde sanatseverlerle buluşturmayı planladığını belirten sanatçı, uluslararası sergiler için hazırlıklarını sürdürdüğünü ifade etti.

"DESTEKLER ARTTIRILMALI"

Görev yaptığı Aydın Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi'nin sanat eğitimi açısından önemli bir merkez olduğunu belirten Rüzgar, okulda alanında uzman ve nitelikli bir eğitim kadrosunun bulunduğunu söyledi. Ancak kentte sanat eğitimini destekleyecek etkinliklerin yeterli olmadığını vurgulayan Rüzgar, sergiler, çalıştaylar, sempozyumlar, sanat projeleri ve sponsorluk desteklerinin artırılması gerektiğini ifade etti. Aydın'da sanat faaliyetlerinin daha çok kurslar ve küçük atölyelerle sınırlı kaldığını belirten sanatçı, şehir dışından ve yurt dışından sanatçıların ağırlanmasının öğrencilerin gelişimine büyük katkı sağlayacağını söyledi.

Ayrıca yurt dışında önemli sanat okullarını kazanan öğrencilere burs imkânlarının sağlanması gerektiğini vurgulayan Rüzgar, sanat eğitimcileri olarak birçok proje hazırladıklarını ancak bunları destekleyecek sponsor ve gönüllülere ulaşmakta güçlük yaşadıklarını dile getirdi.

"GÜLÜMSEYEN AMA GÖZLERİ BAŞKA ŞEYLER SÖYLEYEN KADINLARIMIZI GÖRÜNÜR KILMAK İSTEDİM"

Ürettiği eserlerin temelinde figürün bulunduğunu belirten Rüzgar, "Ben, geleneklerimizin unutulmaması ve yaşatılması adına çeyiz kültürünü tuvallerime aktarıyorum. Özellikle benim dönemimde her kadının olmazsa olmazı olan, doğumdan ölüme kadar hiç dilden düşmeyen, genç kızların kimi zaman gurur, kimi zaman da utanç kaynağı haline gelen çeyiz sandığında bulunanlar, yeni neslin farkında olmadığı önemli bir kültürel mirasımızdır. Çeyiz serimde, portrelerimin bir parçası olarak çeyizde karşımıza çıkan, benim de bir dönem çok ördüğüm dantel ve kaneviçeleri kullandım. Bir serimde ise perde ardında kalan yaşanmamışlara gönderme yapmak amacıyla fon perde, kırlent ve döşemelik kumaşlar üzerine kadın portrelerimi yaptım. Bir neslin kadınları olarak süslenip püslenerek bir biblo misali koltukta, bir kırlent gibi oturtulup hayatı perde ardından izlemek zorunda bırakılan kadınlara ithafen resmettim. Gülümseyen ama gözleri başka şeyler söyleyen kadınlarımızı görünür kılmak istedim" dedi.

"DIŞAVURUMUN VERDİĞİ DUYGU TARİFSİZ"

Bir tablonun ortaya çıkış süresi hakkında konuşan Rüzgar, aylarca fırçasını eline almadığı dönemler olduğunu, ardından gelen üretim sürecinde günler ve geceler boyunca durmaksızın çalışabildiğini ifade etti. "Ressam beslenir. Yaşamak; hem de dolu dolu yaşamak, ertelemeden, küçümsemeden, hakkını vererek yaşamak sanatçıyı doyurur. Bazen aylarca fırçamı elime almıyorum. Bekliyorum; ne beklediğimi bilmeden ama beklediğimin farkında olarak bekliyorum. Bir an geliyor ki siz karar vermiyorsunuz, bakmışsınız ki art arda durmadan üretiyorsunuz. Geceler gündüzlere karışıyor, hiç gocunmuyorsunuz. Çünkü o dışavurumun verdiği duygu tarifsiz. Ne yorgunluk var ne de uykusuzluk. Sadece eserleriniz var" şeklinde koonuştu.

"İÇLERİNDEKİ ÇOŞKUYU HİÇ KAYBETMESİNLER"

Türkiye'de ve yurt dışında yeni sergiler açmaya devam edeceğini belirten Emine Fida Rüzgar, sanat yaşamındaki en büyük hedefinin eserlerindeki kadınların hikâyelerinin dünya tarafından görülmesi olduğunu söyledi. Sanatçıyı üretmeye devam ettiren en güçlü duygunun ise huzur olduğunu ifade eden Rüzgar, resim yapmayı kendisini ifade etmenin en güçlü yollarından biri olarak gördüğünü dile getirdi. Genç ressamlara da seslenen Rüzgar, "İçlerindeki o coşkuyu hiç kaybetmesinler. Merak etsinler. Yaşam boyu öğrenme, sorma ve araştırma dürtülerini hep canlı tutsunlar. Gerisi zaten gelecektir" diyerek açıklamasını sonlandırdı. (İREM DELİCE)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.