Aydın’da eski rektörün yargılandığı davada kritik gelişme yaşandı. İftira suçundan verilen hapis cezaları Yargıtay tarafından da onanarak kesinleşti.
Aydın’da kamuoyunun yakından takip ettiği Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) merkezli yargı sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Eski Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan ile Ayla Ekin Deniz hakkında verilen iftira suçuna ilişkin mahkumiyet kararları, istinafın ardından bu kez Yargıtay incelemesinden geçti. Yüksek Mahkeme, yerel ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarını hukuka uygun bularak onadı.
Daha önce İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, Aydın 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararları incelemiş ve sanıklar hakkında kurulan hükmü yerinde bulmuştu. Son aşamada dosya Yargıtay gündemine taşındı. Yapılan incelemede, sanıkların iftira suçunu işlediğine yönelik değerlendirmelerin hukuka uygun olduğu kanaatine varıldı ve istinaf kararları onandı. Bu gelişmeyle birlikte, uzun süredir kamuoyunda tartışılan dava dosyası kesinleşmiş oldu. Yargılamada, sanıkların eylemlerinin Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesinde düzenlenen iftira suçunu oluşturduğu tespit edildi. Mahkeme kararlarında, suçun işleniş biçimi, delillerin niteliği ve olayın kapsamı dikkate alınarak cezalar belirlendi. Bu kapsamda her iki sanık için de verilen cezalar belirli oranlarda artırıldı ve ardından indirim uygulanarak nihai hale getirildi.
CAVİT BİRCAN HAKKINDA VERİLEN KARAR
Dosyaya ilişkin yapılan değerlendirmede, sanık Prof. Dr. Cavit Bircan’ın üzerine atılı iftira suçunu işlediğinin, toplanan deliller ışığında açık şekilde ortaya konduğu vurgulandı. Mahkeme, eylemin Türk Ceza Kanunu’nun 267/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Kararda, suçun işleniş biçimi, niteliği ve suç konusunun önemi dikkate alınarak sanığın başlangıçta 1 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı ifade edildi. Mahkeme gerekçesinde, sanığın eylemini maddi deliller üretmek suretiyle gerçekleştirdiğinin anlaşılması üzerine, TCK’nın 267/2 maddesi gereğince cezanın yarı oranında artırıldığı belirtildi. Bu kapsamda ceza 1 yıl 6 aya çıkarıldı. Ancak sanığın geleceği üzerindeki etkiler göz önünde bulundurularak, takdiri indirim hükümleri uygulandı. TCK’nın 62/1 maddesi kapsamında yapılan indirimle birlikte ceza 1 yıl 3 ay hapis olarak kesinleştirildi. Bu süreçte iftira suçunun ağırlığı ve delil niteliği belirleyici unsurlar arasında yer aldı.
5 YIL DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA HÜKMEDİLDİ
Mahkeme, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması, kişisel ve sosyal durumu ile yargılama sürecindeki tutumunu dikkate aldı. Bu değerlendirmeler sonucunda, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğu ifade edildi. Bu çerçevede, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Aynı zamanda sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına hükmedildi.
AYLA EKİN DENİZ DOSYASI
Mahkeme, Ayla Ekin Deniz’in üzerine atılı iftira suçunu işlediği ve bu eylemin Türk Ceza Kanunu’nun 267/1 maddesi kapsamında değerlendirildiği vurgulandı. Sanığın 1 yıl hapis ile cezalandırılmasına karar verildi. Sanığın fiili maddi deliller uydurmak suretiyle gerçekleştirdiği tespit edilerek cezanın TCK’nın 267/2 maddesi gereğince yarı oranında artırılmasıyla 1 yıl 6 aya çıkarıldı. Daha sonra takdiri indirim uygulanarak ceza 1 yıl 3 ay hapis olarak kesinleşti.
HAPİS CEZASININ ERTELENMESİ VE DENETİM SÜRECİ
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahküm olmaması ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dikkate alınarak mahkeme, TCK’nın 51/1 ve 51/3 maddeleri gereğince cezanın ertelenmesine karar verdi. Denetim süresi 1 yıl 3 ay olarak belirlendi ve sanığın kişiliği ile sosyal durumu göz önünde bulundurularak herhangi bir ek yükümlülük veya uzman gözetimi uygulanmadan geçirileceği kaydedildi. Mahkeme kararında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararı sonrasında oluşan hukuki durum göz önünde bulunduruldu. Buna göre, 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ve yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 53. maddesi hükümleri uygulandı. Ayrıca, sanığın gözaltında geçirdiği süre, TCK 63 maddesi uyarınca cezasından mahsup edildi.
Böylece dosya, tüm yönleriyle değerlendirildikten sonra kesin karara bağlandı. Yargıtay’ın onama kararıyla birlikte, uzun süredir devam eden hukuki süreç onanmış oldu. (İREM DELİCE)
























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.