Aydın’da son yağışlarla yükselen su seviyesi, Büyük Menderes Nehri’nde taşkınlara yol açtı. Söke’de tarihi Taşköprü sulara gömülürken, biriken plastik atıkların denize taşınması çevre için ciddi tehdit oluşturuyor.
Son günlerde etkili olan yağışların ardından Büyük Menderes Nehri’nde su seviyesi gözle görülür şekilde arttı. Yükselen sular, özellikle tarım arazilerinde taşkınlara neden olurken, bazı bölgelerde ciddi zararlar meydana geldi. Söke ilçesine bağlı Sarıkemer Mahallesi’nde bulunan tarihi Taşköprü, artan su seviyesiyle birlikte tamamen sular altında kaldı. Normal şartlarda kemerleri görülebilen köprü, taşkın sırasında adeta gözden kayboldu.
TARİHİ YAPININ ZARAR GÖRMESİNE NEDEN OLUYOR
Su seviyesinin düşük olduğu dönemlerde, köprünün kemerlerinin ağaç kütükleriyle tıkanması sonucu yukarı havzadan gelen plastik atıklar ve çöpler köprü arkasında birikiyor. Bu birikintiler, zamanla köprüye baskı yaparak tarihi yapının zarar görmesine neden oluyor. Uzmanlar, özellikle ağırlaşan kütüklerin ve çöplerin, köprünün taş yapısına ciddi yük bindirdiğine dikkat çekiyor. Bu durum, Taşköprü’nün yıkılma riski ile karşı karşıya kalmasına yol açıyor.
Yoğun yağış dönemlerinde ise tablo daha da çarpıcı hale geliyor. Yükselen su seviyesiyle birlikte köprü tamamen su altında kalırken, biriken tüm çöp ve plastik atıklar nehir akıntısıyla birlikte doğrudan denize sürükleniyor. Bu süreçte kirlilik gözle görülmez hale gelse de, aslında çevreye verilen zarar katlanarak artıyor. Uzmanlar, bu durumun Büyük Menderes’ten Ege Denizi’ne taşınan kirliliği artırdığına dikkat çekiyor.
EKOSİSTEM TEHDİT ALTINDA
Öte yandan nehir boyunca taşınan plastik atıklar, hem tatlı su hem de deniz ekosistemine büyük zarar veriyor. Yaban hayatını tehdit eden bu kirlilik, zamanla mikro ve nano plastiklere dönüşerek insan sağlığı için de risk oluşturuyor. Bilim insanları, bu tür atıkların gıda zincirine karışarak sofralara kadar ulaştığını ve kullanılan su kaynaklarını kirlettiğini vurguluyor. Bu durum, çevresel sorunun ötesinde ciddi bir halk sağlığı meselesi olarak öne çıkıyor. Biriken atıkların bir diğer etkisi ise tarımsal altyapı üzerinde görülüyor. Başta Söke regülatörü olmak üzere nehir üzerindeki sulama sistemleri, bu yoğun kirlilikten olumsuz etkileniyor. Tıkanmalar ve mekanik zararlar, sulama faaliyetlerinde aksamalara yol açarken, bölgedeki üreticiler için de ek maliyet anlamına geliyor.
YÜZER BARİYERLER ÜÇ YILDIR ATIL DURUMDA
Öte yandan, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından atıkları toplamak amacıyla temin edilen yüzer bariyer sistemlerinin uzun süredir kullanılmadığı ortaya çıktı. Söke, Aydın Baltaköy ve Kuyucak regülatörleri yakınında bulunan bu sistemlerin yaklaşık üç yıldır kıyıda bekletildiği belirtiliyor. Uzmanlar ve çevreciler, yüzer bariyer sistemlerinin bir an önce aktif hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu sistemler sayesinde nehirdeki atıkların toplanarak denize ulaşmasının engellenebileceği ifade ediliyor.
Bölgede yaşanan tablo, çevre kirliliğiyle mücadelede daha etkin adımlar atılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, hem doğaya atılan atıkların önlenmesi hem de mevcut kirliliğin kontrol altına alınması için kurumlar arası iş birliğinin şart olduğunu belirtiyor. (İREM DELİCE)
























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.