tvDEN ekranlarında yayınlanan, Dr. Betül Akçanal'la Elvan Uyar’ın hazırlayıp sunduğu Uzmanına Sor programının bu haftaki konuğu ADÜ Doktor Öğretim Üyesi Çocuk Hemotoloji Uzmanı Yusuf Ziya Aral oldu.
Kansızlık, demir eksikliği, B12 eksikliği konuşulan programda Çocuk Hemotolojisi Uzmanı Doktor Yusuf Ziya Aral, Çocuklarda en sık görülen kansızlık türünün demir eksikliği olduğuna dikkat çekti. Etin yüksek demir içerdiğinden çocuklarımızı erken dönemde etle tanıştırmalıyız vurgusu yaptı.
Çocuk Hemotolojisi Uzmanı Aral'ın açıklamalarından önemli konu başlıkları şöyle:
KANSIZLIK NEDİR?
Kansızlığı tıp dilinde anemi olarak adlandırıyoruz. Alyuvarların eksik olmasından kaynaklanması, alyuvarların içerisindeki hemoglobinin düşük olmasıdır dedi. Yaşa ve cinsiyete göre farklı değerler söz konusu. Anemi demek için hemoglobin değerinin farklı değerlerde olması gerekiyor. Yetişkinlerde hemoglobin değeri 14’ün altında kabul edilirken, yeni doğanlarda 13’ün atında ise bu değer anemi olarak kabul ediyoruz. 2-3 aylık bebeklerde fizyolojik dediğimiz anemi görülüyor. Bu her bebekte neredeyse görülebiliyor. Bu hemoglobin değeri erken doğumlarda 6’ya kadar düşebiliyor.
“BEBEKLERE BİR YAŞINDA KAN SAYIMI YAPTIRMAK GEREKLİ”
Alyuvarların oksijen taşıması için demir atomuna ihtiyaç var. Oksijende hayati fonksiyonlar için en gerekli element. Demir eksikliğinde oksijen derilere çabuk gidemez. Bütün enzim yapısında demir söz konusudur. Demir eksikliğinde zeka bile etkilenebilir. Demir eksikliği uzun sürerse çocuklarımızın zekası etkilenebiliyor. Demir almak için et yemek lazım. Çocukları altıncı aydan sonra, etle tanıştırmak lazım. Ülkemiz bunun farkında ’Demir Gibi Türkiye’ adında bir proje var. 4 aylık bebeklere 1 miligram günde 1 yaşına kadar demir takviyesi yapılıyor. Ama bize gelen hastaların demir almadığını gözlemliyoruz. Devlet bunu ücretsiz almasına rağmen almıyorlar. Aydın’daki okullarımızda bir çalışma yaptık. 500 çocuğumuzdan kan aldık. Yüzde 15 kansızlık bulduk. Yüzde 38’de demir eksikliği çıktı. B12 eksikliği yüzde 9 çıktı. Toplamda üç en uzun beş ay boyunca demir eksikliğini gidermek için ilaçlar veriyoruz. Kontrollere ya gelmiyorlar ya da ilaçları kullanmıyorlar. Tedaviye uyum sorunu var. İlacı C vitamini ile aldığımız zaman emilimini arttırıyor. Çinko ile birlikte veren doktorlarımız var, verilmemeli. İnek sütü bebeklere vermemek lazım. Bütün bebeklere bir yaşında kan sayımı yaptırmak lazım. Annede B12 vitamini eksikliği varsa, çocukta da bu eksiklik fark edilebiliyor. Gülmeyen, gülümsemeyen, hiperaktif bebeklerde mutlaka bakmak lazım. Büyüme döneminde de bu sıkıntıyı çok görmekteyiz. Adet kanaması, gizli kan kaybı, adet döneminin uzun sürmesi demir eksikliğine neden olabiliyor. Bunlarda da okul başarısı, uyku kaybı, unutkanlık varsa, B12 vitaminine bakıyoruz ama demir ihtiyacını da değerlendirmek gerekiyor. Katılma nöbeti geçiren çocuklarda demir eksikliğinin araştırılması gereklidir. Toprak, buz yiyen çocuklarda demir eksikliği ve çinko eksikliğine bakmak lazım.
“TÜRKİYE GENELİNDE YÜZDE 2.1, AYDIN’DA YÜZDE 5.1”
Talasemi taşıyıcılığı Türkiye genelinde yüzde 2.1 iken Aydın’da yüzde 5.1 oranında olduğunu söyleyen Aral, “Bize de bu rahatsızlık çok geliyor. Yapılan yanlışlardan birisi kansızlık var hemen demir ilacı vermek oluyor. Hastalarımızın yarısında hem demir eksikliği hem de talasemi var. Böyle durumlarda önce demir depoluyoruz sonra talasemi taşıyıcılığını belirliyoruz. İki talasemi hastası evlenmesinde sorunlar olabiliyor. Bunun tedavileri var tabiî ki. Seçme tüp bebek tedavisi deniliyor buna. Doğan bebek talasemi olmadan doğmuş oluyor. Kemik iliği nakli yaptırıyoruz. Başarılı sonuçları görünce yaptırmaya devam ediyoruz. Bu rahatsızlıkta yastık kemiklerimiz kan üretmeye başlıyor. Aşırı çalıştığı için alın kemikleri öne doğru çıkıyor. Sarımsı bir vücut derisi oluşuyor. Kronik hastalıklarda kansızlık sık gördüğümüz hastalıklardan birisidir. Son zamanlarda keşfedilen hepsilin dediğimiz bir hormon var. Genellikle mekanizma bunun üzerinden hareketleniyor. Hepsilin azaldığı zaman kontrolsüz bir demir emilimi söz konusu oluyor” ifadelerini kullandı.
“KANSIZLIK NADİR OLARAK LÖSEMİ HASTALIĞI BELİRTİSİDİR”
Kemik iliğinde üç tane hücre yapılıyor. Hemoglobin, lökosit ve trombositler yapılıyor. Trombosit azaldığı zaman kanamalar oluyor, burun kanaması, cilt kanaması gibi. Lökosit azaldığı zaman mikrop kapıyorlar, ateş oluyor. Kemik ağrısı kanda eksiklik olunca biz bunu kesinlikle değerlendiriyoruz.
“BAKLA ZEHİRLENMESİ SIKÇA GÖRÜYORUZ”
Aydın yöresinde bakla yiyenlerde bakla zehirlenmesi sıkça görüldüğünü söyleyen Aral, “Bakla yiyince kan değerleri düşüyorsa mutlaka doktora gitmesi gerekiyor. Üç aylık bir bebeğe annesi bir kaşığın ucu kadar yediriyor o bile zehirleme yapmış. İlla yemek şart değil, anne sütünden geçebilir, bakla tarlasında gezerken bile geçebilir. (MEHMET RAŞİT AKBALIK)

























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.