Savaşın hayatlarını altüst ettiği Ukraynalı kadınlar yaşadıklarını anlattı

8 Mart 2022, Salı 13:57

     


Ukrayna'daki savaş nedeniyle biri 8 aylık, biri 7, diğeri 15 yaşındaki 3 çocukla ülkelerinden ayrılan ve zorlu yolculuğun ardından Aydın'ın Kuşadası ilçesinde bir otele yerleşen 3 kadın, yaşadıkları süreci anlattı.

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Hayatlarını altüst eden savaş nedeniyle ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan, çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan 97 kişi, daha önce tatil yaptıkları için bildikleri Kuşadası'na geldi.

Kiev'den biri bebek, 3 çocukla yola çıkarak Moldova üzerinden Kuşadası'na ulaşan Victoria Myroshnik, ablası Irina Poleveya ve kayınvalidesi Hatalia Myroshnik, bir turizm firması aracılığıyla Kuşadası Belediyesi ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle bir otele yerleştirildi.

Konservatuar sınavlarına hazırlanırken ülkesinden ayrılmak zorunda kalan Hatalia Myroshnik'in 15 yaşındaki oğlu Mikhailo'nun üflediği obuanın hüzünlü sesinin zaman zaman yankılandığı otelde, ülkelerine dönme umudunu koruyan kadınlar savaş haberlerini takip ediyor.

"EVİN KORİDORUNDA YATIP KALKTIK"

Kadınlardan Hatalia Myroshnik, savaş nedeniyle 2 çocuğunu, 8 aylık gelinini ve gelininin ablasını yanına alarak Türkiye'ye sığınmak zorunda kaldığını, 24 yaşındaki oğlu ile pilot olan eşini ise ülkesinde bıraktığını ifade etti.

Ukrayna'dan çıkmadan önce, olası bir saldırıda koridorun daha güvenli olacağı düşüncesiyle tüm ailesinin 4-5 metrekarelik bir koridorda yattığını anlatan Myroshnik, şöyle devam etti:

"Bizim için anlatılamayacak kadar kötü bir süreçti. Tren istasyonun yanında evimiz vardı. Orada kalanlarla konuşuyoruz. Henüz evimize bir şey olmamış. Eşimi ve çocuğumu çok özlüyorum. Sürekli sakinleştirici ilaç kullanıyoruz.. Dayanmak çok güç. Hep onları düşünüyorum. Vücudum burada, aklım kalbim orada. Sesli mesaj atıyorlar sadece. Onlar savaşta olmasına rağmen kocam bizi sakinleştirmeye çalışıyor."

"SAVAŞLAR BİTSİN"

Kocasıyla gurur duyduğunu vurgulayan Myroshnik, onunla yüz yüze olan son görüşmesini şöyle anlattı:

"Otobüse kadar kocam getirdi. 'Bir yol bulalım seni de götürelim.' dedim. Kocam elimi tuttu ve dedi ki 'Ben şimdi gelirsem buradaki masum insanların yüzüne nasıl bakarım? Ülkeme yararlı olacağım. Senin orada güvenli olman benim için önemli.' Gönüllü olarak yaralananlara ve tahliye olanlara yardım ediyorlar. Olur da kocam beni bir yerde izlerse 'Kendinizi koruyun. Kavuşmak için dua ediyorum. Dünyadaki bütün yerlerde savaşlar bir an önce bitsin.’ diye seslenmek istiyorum."

Daha önce Türkiye'ye birkaç kez tatile geldiklerini ifade eden Myroshnik, şu anda durumun çok başka olduğunu dile getirdi.

Myroshnik, Türkiye'nin cennet gibi olduğunu belirterek, "İnsanları çok yardımsever. İnsanlar bizim için o kadar çaba harcıyorlar ki... Burada ailenin bir parçası gibiyiz. Dün tatil için gelmiştik bugün ise..." dedi.

Gözyaşı döken gelin Victoria Myroshnik ise 2 yıllık evli olduğunu, kocasını ve ülkesini şimdiden çok özlediğini ifade etti.

"UMUDUM VAR EVİMİZE GERİ DÖNECEĞİZ"

Ülkesinde İngilizce öğretmeni olarak görev yapan İrina Polevaya da uzun bir aradan sonra rahatça uyuyabildiğini anlattı.

Öğrencilerini çok özlediğini aktaran Polevaya, şunları kaydetti:

"Umudum var evimize geri döneceğiz. Türkiye'ye tatile geliyorduk ama bu kez durum farklı. O zaman da çok güzeldi, şimdi de çok güzel. Burayı ailemiz gibi görüyoruz. Öğrencilerim ve veliler farklı yerlere gitti. Onlar için de endişeliyim. Çocuklarımı çok özledim. Dönüp onlara sarılmak istiyorum. Umarım bu süreçte tüm sevdiklerimiz sağ kalır ve onlara kavuşuruz. Sanki kötü bir rüya görüyorum. Eski hayatımı tekrar yaşamak istiyorum." (AA)







 
Son Eklenen Haberler