• 31 Ocak 2018, Çarşamba 09:13

Kanlıbahçe Katliamı’nın son tanığı o günleri unutamıyor

Aydın'ın Germencik ilçesinde, 1919'da Yunan askerlerince 94 köylünün şehit edildiği Kanlıbahçe Katliamı’nın yaşayan son tanığı 100 yaşındaki Ahmet Hamdi Bahçıvan, Ortaklar’a Ege Manevraları için gelen Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün elini öptüğü anıyı da unutamıyor.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Henüz 1.5 yaşındayken gerçekleşen Kanlıbahçe Katliamı’nın yanı sıra Hıdırbeyli’de de yaşanan katliamda da yakın akrabalarının şehit edildiğini söyleyen Bahçıvan, katliamdan kendisini halasının kaçırarak kurtardığını belirtti. İlerleyen yaşına rağmen bir çok anıyı hafızasında canlı tutan Bahçıvan, Ulu Önder Atatürk ile karşılaşmasını ve Kanlıbahçe Katliamı ile ilgili anılarınıysa gözyaşları içinde anlattı.

 

“ANNE VE BABAM GAZİDİR”

Kanlıbahçe Katliamı’nda yaşananların yanı sıra doğduğu yer olan Germencik’e bağlı Hıdırbeyli Mahallesi Kavaklıdere Mevkii’ndeki evlerinde bulunan ahırda da katliam yaşandığını söyleyen Bahçıvan, “Yunan askerleri kurban keser gibi ahırın içini doldurmuş. Babamdan annemden duydum. Halam beni küçük olduğum için kaçırmış. Yunan askerleri insanları pencereden alıp kurbanlık gibi kesip dereye atmışlar. 1918 yıllarıydı. Babam iki tane yunan subayı öldürdü. Annemde pencereden insanları dereye atan askeri boğarak öldürüyor. Bunlara rağmen Kanlıbahçe Olayı’nı Hıdırbeyli’ye bağladılar. Ben anıt olarak böyle değil Hıdırbeyli’nin Kavaklıdere Mevkii’nde olsun istiyordum. Kavaklıdere’de 19 kişiyi oğlak keser gibi kestiler. Kanlıbahçe’de o kadar olay olmadı. Tarihi olarak geçmedi sonra kanlı bahçeye bağladılar. Nazillili yazarlar beni birkaç kez götürdüler. Bir yazılı taş vardı, yazarlar alıp gittiler. Aydın’da bir kere devlet yetkilileriyle konuştum. Böyle bir tarihi bilgi çıkmadı. Annemle babamı öldükten sonra ben defnettim ama durumum olmadığı için bir türbe yaptıramadım. Gazi olduklarını söyletemedim” dedi.

 

“HIDIRBEYLİ’YE DE ANIT DİKİLMELİDİR”

1918 doğumlu olduğunu söyleyen Bahçıvan, “Kimliğimde 1930 yazıyor ama ben Kanlıbahçe Olayı’na şahidim. Bomba falan atılmış yalnız bir kişi varmış. O da kapı tahtasının arkasına yatmış. Bomba havaya kalkmış, ona zarar vermemiş. Kanlıbahçe’de o kadar zarar yok, yazarlar uydurmuş. Orada 3 – 5 kişi anca ölmüştür. Ama Kavaklıdere’de 19 tane şehidimiz var. Hepside aileydi. Halam beni Kocaorman diye bir dereye kaçırmış. Olaylar bittikten 14 gün sonra gelmiş kaçan aileler. Cesetlere dokunulmamış. Cesetler kokmuş, yıkamadan üzerlerindeki kıyafetlerle kızaklara koyup şimdiki defnedilen yere götürülmüşler. 3 metre derinlikte geniş bir çukur açmışlar. Kızakla getirdikleri cesetleri oraya devirmişler. Çocuklarla birlikte 19 kişi o çukura gömüldü. Şimdi orada hiçbir anıt yok. Oraya da anıt dikilmelidir. Kanlı bahçede bomba falan atılmış ama boş bomba verilen isimlerde ölen insanların değil kaçan insanların isimleri” diye konuştu.

 

“ATATÜRK GİBİ BİRİ BİR DAHA ÇIKMAZ”

Kavaklıdere’de gömülü 19 şehit için bir anıt yapılmasını isteyen Bahçıvan, “Gömdüğüm babamla annemin başına da bir anıt yapamadığım için üzgünüm. Oraya bir anıt yaparlar mı gazi oldukları için diye merak ediyorum. Devlet annemle babamı gazi diye kabul etmedi. Babam İsmail Bahçıvan annem de Emine Bahçıvan babam 71 yaşında annem de 73 yaşında vefat etti. 7 yaşımda Ortaklar’da Atatürk’ün elini öptüğümü de hatırlıyorum. Ortaklar’a hoş geldin diye elini öptüm. Atatürk gibi biri bir daha çıkmaz. Atatürk cevahirdi. Sert konuşan birisiydi. Karanlıktı zaten ben paşam diye seslendim, elini öpünce ensemi okşadı” dedi.

 

“GENÇLER ALKOL VE SİGARA İÇMESİN”

Devletin sağladığı yaşlı maaşının yanı sıra Germencik Belediyesi bünyesindeki Yaşlı Danışma ve Eğitim Merkezi (YADEM) ile birlikte Germencik Kaymakamlığı’nın da kendisine yardımcı olduğunu söyleyen Bahçıvan, “Geçtiğimiz günlerde kaldırımda düştüm. Beni YADEM görevlileri kurtardı. YADEM yetkilisi Sıla Hanım ve İsmail Bey bana yardım etti. Belediyeye getirdiler şuan merdivenleri çıkabiliyorum. Uzun yaşamamın sırrı, alkol sigara kullanmamamdır. Sera malı yemedim hiç. Kendim yetiştirdim, kendim yedim. Çiftçilik de yaptım. Benim yetiştirdiğim mal, pazarın birincisiydi. Şimdi bakıyorum bu yaşıma rağmen benim gibi yok. Şu an pazarda satılan ürünlerin hepsi sera malı. Gençlere tavsiyem akıllı olsunlar içki sigara içmesinler. Hıdırbeyli’de kimseyle küs değilim. Bana çok soruyorlar neler yaşadın neler yaptın diye. Aydınlılar birbirlerini sağlam tutsunlar ve menfaat görecekleri yere kötülük yapmasınlar” dedi. (MURAT TAN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.