• 2 Haziran 2026, Salı 12:25

Emsal kararla yüzbinlerce kişi için emeklilik yolu açıldı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği dikkat çekici karar, Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin dışında kalan binlerce vatandaş için yeni bir hukuki kapı araladı.

Türkiye’de EYT düzenlemesinin ardından gözler bu kez geçmiş yıllarda sigorta tescili yapılmayan ancak gelirlerinden prim kesintisi yapılan vatandaşlara çevrildi. Özellikle tarım sektöründe faaliyet gösteren ve ürün satışları sırasında kesinti yapılmasına rağmen SGK sistemine dahil edilmeyen kişiler açısından karar, emeklilik yolunu yeniden gündeme taşıdı.

SÜREÇ BİR ÇİFTÇİNİN DAVASIYLA BAŞLADI

Kararın çıkış noktası, 1994 yılında pamuk satışı yapan bir çiftçinin yaşadığı mağduriyet oldu. Ürün satışından sosyal güvenlik primi kesilmesine rağmen sigorta tescili yapılmayan çiftçi, elindeki müstahsil makbuzlarıyla mahkemeye başvurdu.

Çiftçi, yapılan kesintilerin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesini ve başlangıç tarihinin 1994 yılına çekilmesini talep etti. Bu talep, kabul edilmesi halinde kişinin EYT kapsamına girerek yaş şartı olmadan emekli olmasının önünü açabilecekti.

YEREL MAHKEME ÇİFTÇİYİ HAKLI BULDU

Davayı inceleyen ilk derece mahkemesi, sosyal güvenlik hakkının anayasal bir hak olduğuna dikkat çekerek çiftçiyi haklı buldu. Mahkeme kararında, ürün bedelinden yapılan prim kesintisinin vatandaşın sigortalı olma iradesini açıkça ortaya koyduğu vurgulandı.

Ayrıca, kesintiyi gerçekleştiren kurumların bu durumu Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirme ve gerekli tescil işlemlerini yapma yükümlülüğü bulunduğu ifade edildi. Bu yönüyle karar, sigortalılık sürecinin vatandaşın kontrolü dışında kalan idari eksiklikler nedeniyle ortadan kaldırılamayacağı yönünde değerlendirildi.

İSTİNAF AŞAMASINDA FARKLI YORUM

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun itirazı üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. İstinaf mahkemesi ise yerel mahkemenin kararını bozarak farklı bir hukuki değerlendirmede bulundu.

Kararda, ürün satışlarından yapılan prim kesintilerinin SGK hesaplarına fiilen aktarılmadığı gerekçesi öne çıkarıldı. Bu nedenle sigorta başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği yönünde hüküm kuruldu ve dava süreci yeniden şekillendi.

YARGITAY’DAN KRİTİK BOZMA KARARI

Dosya daha sonra Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’ne taşındı. Daire, istinaf kararını eksik inceleme gerekçesiyle bozarak dosyanın yeniden değerlendirilmesine hükmetti.

Son aşamada dosyayı inceleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise emsal niteliğinde önemli bir karara imza attı. Kurul, vatandaşın yapılan prim kesintilerinin SGK’ya aktarılıp aktarılmadığını takip etmekle yükümlü olmadığını açıkça ortaya koydu. Kesintiyi yapan kurumların ve denetim sorumluluğu bulunan SGK’nın bu süreçte asli sorumluluk taşıdığı vurgulandı.

“SİGORTALI OLMA İRADESİ AÇIKÇA ORTAYA KONULDU”

Kararın en kritik yönlerinden biri, sigortalılık iradesine ilişkin değerlendirme oldu. Yargıtay, ürün satışında yapılan prim kesintisinin, vatandaşın sosyal güvenlik sistemine dahil olma isteğini açık biçimde gösterdiğini belirtti.

Bu nedenle, kesintilerin SGK kayıtlarına yansımamış olmasının vatandaşın sigorta başlangıcını geçersiz kılmayacağına hükmedildi. Böylece idari eksikliklerin vatandaş aleyhine sonuç doğuramayacağı yönünde güçlü bir içtihat oluştu.

EYT DIŞINDA KALANLARA YENİ BİR HUKUKİ YOL AÇILDI

Uzman değerlendirmelerine göre karar, özellikle 8 Eylül 1999 öncesinde tarımsal faaliyetlerde bulunmasına rağmen sigorta kaydı oluşturulmayan kişiler açısından büyük önem taşıyor. Elinde müstahsil makbuzu bulunan vatandaşların, mahkemeye başvurarak sigorta başlangıç tarihlerini geriye çektirme ihtimali güçlenmiş durumda.

Bu durum, EYT kapsamı dışında kalan bazı vatandaşların yeniden emeklilik hakkı elde etmesine kapı aralayabilir. Hukuk çevreleri, kararın benzer dosyalar için güçlü bir emsal oluşturduğunu ve yeni dava süreçlerinin gündeme gelebileceğini ifade ediyor.

GÖZLER YENİ BAŞVURULARDA

Yargıtay’ın verdiği bu kararın ardından hem Sosyal Güvenlik Kurumu’nun izleyeceği yol haritası hem de açılacak yeni davalar beklenirken benzer durumda olan çok sayıda vatandaşın yargı yoluna başvurabileceği değerlendiriliyor. (HABER MERKEZİ) 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.