• 17 Nisan 2026, Cuma 15:52

Uzmanından önemli uyarı: İhmal edilen her çocuk risk altında

Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olayın ardından uzmanlar, çocuk ve ergen ruh sağlığına dair kritik uyarılarda bulundu. Psikolojik Danışman Deniz Şenli, yaşananların bireysel bir durumdan öte toplumsal bir ihmalin sonucu olabileceğini belirterek, “Bir çocuk bu noktaya gelene kadar biz neredeydik?” sorusunun herkes tarafından sorulması gerektiğini vurguladı.

Uzman Psikolojik Danışman Deniz Şenli, yaşanan olayın anlık bir durumdan ziyade bir sürecin sonucu olduğuna dikkat çekerek, bunun “bir bilinç tutulması” olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Şenli, çocukların sergilediği bu tür davranışların gelişimsel süreçleriyle doğrudan ilişkili olduğunu ifade ederek, “Ortada gelişimsel olarak desteklenmemiş, fark edilmemiş ya da ihmal edilmiş bir psikolojik süreç olabilir” dedi.

AİLE VE OKUL NEREDE KALDI?

Şenli, olayın ardından akıllara gelen en önemli soruların çocuğun çevresiyle ilgili olduğunu belirtti. Ailenin ve okulun rolüne dikkat çeken Şenli, çocuğun davranışlarının daha önce fark edilip edilmediğinin kritik olduğunu dile getirdi.

“Bu çocuğun psikolojik durumu hiç mi fark edilmedi? Okuldaki rehberlik servisi bir değerlendirme yaptı mı? Aile çocuğun yaşadığı sorunların ne kadar farkındaydı?” ifadelerini kullanan Şenli, bu soruların yanıtlarının olayın arka planını anlamak açısından önemli olduğunu söyledi.

“SUÇLU ARAMAK KOLAY, ANLAMAK ZOR”

Toplumun bu tür olaylarda hızlıca bir suçlu arama eğiliminde olduğunu belirten Şenli, bunun yanıltıcı olabileceğini vurguladı.

“Çok kolay bir şekilde ‘aile böyleydi’, ‘çocuk şiddet içerikli oyunlar oynuyordu’ diyebiliriz. Ancak bu yaklaşım bizi çözümden uzaklaştırır” diyen Şenli, olayların bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti.

Yaşanan olayın yalnızca faili değil, olayın tanığı olan diğer çocuklar üzerinde de derin etkiler bıraktığını belirten Şenli, okul ortamında artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını söyleyerek, “O okulda bulunan diğer çocuklar ciddi bir travma yaşadı. Panikle ikinci kattan atlayan öğrenciler oldu. Bu görüntüler, çocukların hayat boyu taşıyabileceği izler bırakabilir” dedi.

SINAV BASKISI VE PSİKOLOJİK YÜK

Olayın yaşandığı grubun 8. sınıf öğrencileri olduğuna dikkat çeken Şenli, bu dönemin zaten yoğun bir sınav stresi içerdiğini belirtti.

“Bu çocuklar kısa süre sonra önemli bir sınava girecekler. Yaşanan bu travma, onların hem akademik hem de psikolojik süreçlerini doğrudan etkileyecek” diyerek acil psikososyal destek ihtiyacına vurgu yaptı.

Günümüzde çocukların sanal dünyada giderek daha fazla zaman geçirdiğini belirten Şenli, ailelerin bu alanı yeterince takip edemediğini ifade etti.

“Çocuklar artık farklı platformlarda, farklı kimliklerle var oluyor. Oyunlar, sosyal medya ve sanal arkadaşlıklar onların dünyasının büyük bir parçası” diyen Şenli, bu durumun kontrolsüz kaldığında risk oluşturabileceğini söyledi.

AİLELERE YAKIN TAKİP ÇAĞRISI

Bir ebeveyn olarak da süreci yakından gözlemlediğini belirten Şenli, çocukların hayatına dahil olmanın önemine dikkat çekerek, “Çocuğun kimlerle arkadaşlık ettiğini, parasını nereye harcadığını, hangi sitelere girdiğini bilmek gerekiyor. Bu bir baskı değil, ilgi ve sorumluluktur” ifadelerini kullandı.

Şenli, günümüzde çocukların ya aşırı korumacı ya da aşırı serbest bir ortamda büyüdüğünü belirterek, “Bu iki uç arasında denge kurulamaması, çocuğun kendini yönetme becerisini zayıflatıyor” dedi.

ÇÖZÜM: İLETİŞİM, TAKIM RUHU VE İFADE ALANI

Çocukların sağlıklı gelişimi için temel ihtiyaçların açık olduğunu vurgulayan Şenli, çözümün erken yaşlardan itibaren doğru iletişimde yattığını belirtti.

“Çocukların kendini ifade edebileceği güvenli alanlara ihtiyacı var. Takım oyunları, sosyal etkileşim ve duygusal paylaşım bu sürecin temel taşlarıdır” dedi.

“BİR ÇOCUĞU ANLAMAK, BİR TOPLUMU KORUMAKTIR”

Şenli, sözlerini çocukların ruh sağlığının yalnızca bireysel değil toplumsal bir mesele olduğunu vurgulayarak tamamladı.

“Bir çocuğun ruh sağlığını korumak, aslında birçok insanın hayatına dokunmak demektir” diyen Şenli, benzer olayların önüne geçmek için herkesin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. (İREM AKCAN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.