Aydın’ın Efeler ilçesinde bulunan 2. Sanayi Sitesi’nde yaklaşık yarım asırdır tornacılık yapan Kemal Göçgeldi, mesleğini sürdürürken bir yandan da unutulmaya yüz tutmuş kültürel değerleri yaşatmaya çalışıyor. Eski tarım aletlerinden su kabağı işlemelerine, el yapımı bıçaklardan yıllanmış eşyalara kadar birçok ürünü kendi elleriyle yeniden hayata döndüren Göçgeldi, “Amacım ticaret değil, kültüre sahip çıkmak” dedi.
1977 yılından bu yana aynı dükkânda çalıştığını ifade eden Göçgeldi, asıl mesleğinin tornacılık olduğunu ancak zamanla tamirat işlerine ağırlık verdiğini söyledi. Özellikle eski araçların artık bulunmayan parçalarını yeniden üreterek tamir ettiğini belirten Göçgeldi, “Eski araçların kapı kilitlerini tamir ediyoruz. Piyasada bulunmayan parçaları yapıyoruz. Yenisi olmayan parçaları değerlendiriyoruz” diye konuştu.
“BOŞ DURMAK YERİNE ÜRETMEYİ SEÇTİM”
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte eski araçların azalmasının işlerini de etkilediğini dile getiren Göçgeldi, yıllar önce kendisine farklı uğraşlar edindiğini söyledi.Boş durmayı sevmediğini ifade eden Göçgeldi, “İşler azalınca hem vakit geçireyim hem de bir şeyler kaybolmasın diye eski eşyalarla uğraşmaya başladım. Eski baltaları, çapaları, bakırları topluyorum. Tamir edip yeniden kullanılabilir hale getiriyorum” dedi.
Atölyesinde dikkat çeken ürünlerden birinin de işlenmiş su kabakları olduğunu söyleyen Göçgeldi, çocukluk yıllarında köylerde yaygın olarak kullanılan kabakları bugün dekoratif ürünlere dönüştürdüğünü anlattı. Üzerlerine desenler ve isimler işlediği kabakların kimi zaman gece lambası, kimi zaman dekoratif süs eşyası olarak kullanıldığını belirten Göçgeldi, “Eskiden su kabağı çok kullanılırdı. Şimdi unutuldu. İşleyince gece lambası oluyor, abajur oluyor. İnsanlar görünce şaşırıyor” ifadelerini kullandı.
“SATMIYORUM, HEDİYE EDİYORUM”
Yaptığı ürünleri satmak yerine hediye etmeyi tercih ettiğini söyleyen Göçgeldi, ticari kaygı taşımadığını vurguladı. Bir yere misafirliğe giderken mutlaka kendi yaptığı ürünlerden götürdüğünü anlatan Göçgeldi, “Önceden isim öğreniyorum. Kabakların üzerine isim yazıyorum. Gittiğim yere hediye götürüyorum. Ölümsüz bir hediye oluyor” dedi.
Ürünlerini satmayı düşünmediğini belirten Göçgeldi, “Satınca işin ruhu değişiyor. Ticaret giriyor işin içine. Benim amacım kültürü yaşatmak” diye konuştu.
ESKİ ÇELİKLERDEN BIÇAK YAPIYOR
Boş zamanlarında el yapımı bıçaklar da üreten Kemal Göçgeldi, eski çelik testerelerden ve daire destelerinden bıçak yaptığını söyledi. Bıçak saplarında dut, meşe ve ceviz ağacı kullandığını belirten Göçgeldi, zaman zaman hayvan kemiğinden de sap yaptığını ifade etti. Kemik işlemenin daha zor olduğunu dile getiren Göçgeldi, “Kemik hem zor kesiliyor hem de çalışırken etrafa koku yayıyor ama ortaya çıkan ürün çok güzel oluyor” dedi.
“GENÇLERE BİR ŞEY BIRAKMAK İSTİYORUM”
Atölyesinin gençlerin de uğrak noktası olduğunu belirten Göçgeldi, özellikle üniversite öğrencilerinin sık sık kendisini ziyaret ettiğini söyledi. Gelen gençlere çay ikram ettiğini anlatan Göçgeldi, amacının yeni nesillere geçmişten bir iz bırakabilmek olduğunu kaydetti.
Göçgeldi, “Atalarımızdan kalan eşyalar bunlar. Eğer sahip çıkılmazsa hurdaya gider, kaybolur. Benim amacım bunları yaşatmak. Tarihe sahip çıkmadan geleceğe sahip çıkamayız” ifadelerini kullandı. (İREM AKCAN)
























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.