• 4 Haziran 2026, Perşembe 16:10

Açlık sınırı 37 bin lirayı aştı

Bir yanda ekonomide büyüme rakamları açıklanırken, diğer yanda milyonlarca vatandaş artan yaşam maliyetleri karşısında geçim mücadelesi veriyor. Açlık sınırının asgari ücreti ve en düşük emekli maaşını geride bırakması, vatandaşların gündemindeki en önemli sorunların başında geliyor. Sokaktaki vatandaş ise ekonomik verilerle kendi yaşamı arasındaki farkın her geçen gün daha da açıldığını düşünüyor.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'nun mayıs ayı araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 37 bin 655 liraya, yoksulluk sınırı ise 113 bin 845 liraya yükseldi. Buna göre açlık sınırı, asgari ücretin yaklaşık 15 bin lira üzerine çıkarken, en düşük emekli maaşının da yaklaşık iki katına ulaştı.

AÇLIK SINIRI ASGARİ ÜCRETİ AŞTI

Aydın’da mikrofon uzattığımız vatandaşlar, açıklanan rakamların günlük yaşamda karşılaştıkları ekonomik tabloyu doğruladığını ifade etti.

Ekonomide yaşanan sıkıntıların temelinde üretim maliyetlerinin yüksekliği ve dövize bağlı giderlerin bulunduğunu düşünen bir vatandaş, "Asgari ücretin 22 bin lira olduğu bir yerde açlık sınırının 37 bin lirayı aşmasının kabul edilebilir olmadığını, mevcut ücretlerle insanların geçinmekte zorlandığını" söyledi. Türkiye genelinde ekonomik krizin hissedildiğini belirten vatandaş, kullanılan birçok ürün ve hammaddenin dövize bağlı olduğunu, bu nedenle maliyetlerin sürekli arttığını ifade ederek, devletin döviz kaynaklı fiyat baskısını azaltacak adımlar atması gerektiğini dile getirdi.

EMEKLİLER GEÇİM DERDİNDE

Açlık sınırının emekli maaşlarının çok üzerine çıkması özellikle emeklilerin tepkisini çekti. Uzun yıllar çalıştıktan sonra aldığı maaşla temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını anlatan bir emekli, bugün birçok kişinin açlık sınırının altında yaşamaya çalıştığını söyledi.

Emekli vatandaş, yaklaşık 20 yıl önce emekli olduğunu ve aldığı maaşın günümüz şartlarında yetersiz kaldığını belirterek, "27 bin lira maaşla geçinmenin mümkün olmadığını, emekli ve asgari ücretli gelirlerinin en az 50 bin lira seviyesine çıkarılması gerektiğini" savundu.

Geçmiş yıllarda emekli maaşıyla daha fazla alım gücüne sahip olduklarını söyleyen vatandaş, çalışanlarla emekliler arasındaki gelir farkının zamanla açıldığını, geçmişte maaşıyla birçok ihtiyacını rahatlıkla karşılayabildiğini ancak bugün temel harcamaların bile bütçeyi zorladığını ifade etti.

BÜYÜME RAKAMLARI VATANDAŞA YANSIMADI

Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı verilere göre Türkiye ekonomisi 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyüdü. Ancak sokaktaki vatandaş, açıklanan büyüme rakamlarının kendi yaşamına olumlu bir etkisinin olmadığını düşünüyor.

Ekonomik büyümenin günlük hayata yansımadığını savunan bir başka vatandaş ise düşük maaşlarla yaşamını sürdürmeye çalışan insanların zor durumda olduğunu söyledi. "20 bin lira maaşla bir insanın geçinmesinin mümkün olmadığını" dile getiren vatandaş, açlık sınırının üzerine çıkmanın bile birçok aile için hayal haline geldiğini belirtti.

Yaşanan ekonomik sıkıntıların çözümü için köklü değişiklikler gerektiğini savunan vatandaş, mevcut şartlardan duyduğu memnuniyetsizliği dile getirerek hayat pahalılığının vatandaşın en büyük sorunu olmaya devam ettiğini ifade etti.

GEÇİM SıKINTISI GÜNDEMİN ILK SIRASINDA

Açıklanan açlık ve yoksulluk sınırı verileri ile vatandaşların günlük yaşamda dile getirdiği sorunlar arasındaki benzerlik dikkat çekiyor. Ekonomide büyüme rakamları açıklansa da özellikle emekliler ve dar gelirli vatandaşlar, artan fiyatlar karşısında gelirlerinin yetersiz kaldığını belirtiyor. Açlık sınırının asgari ücretin üzerine çıkması, geçim sıkıntısını toplumun geniş kesimleri için daha görünür hale getirirken, vatandaşlar gelirlerin yaşam maliyetlerine uygun şekilde artırılmasını talep ediyor. (İREM AKCAN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.