• 3 Haziran 2026, Çarşamba 11:02

Güneşten korunmayan cilt risk altnda!

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte güneş altında geçirilen süre artarken, uzmanlar cilt sağlığını tehdit eden risklere karşı uyarılarda bulunuyor. Güneş ışınlarının insan sağlığı için önemli faydaları bulunsa da uzun süre ve korunmasız şekilde güneşe maruz kalmanın ciltte kalıcı hasarlara yol açabileceği belirtiliyor.

Aydın Özel Medinova Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Fatma Nalbant, yaz aylarında artan güneş maruziyetine karşı vatandaşları uyardı. Güneş ışınlarının yaşam için önemli faydalar sağladığını belirten Nalbant, kontrolsüz ve uzun süre güneşte kalmanın ciddi cilt sorunlarına yol açabileceğini söyledi.

GÜNEŞİN FAYDASI KADAR RİSKİ DE VAR

Dermatoloji Uzmanı Fatma Nalbant, güneş ışınlarının biyolojik ritmin düzenlenmesi, ruh halinin desteklenmesi ve D vitamini sentezi açısından önemli olduğunu ifade etti. Ancak uzun süre ve kontrolsüz şekilde güneşe maruz kalmanın ciltte erken yaşlanma, lekelenme ve deri kanseri riskini artırdığını vurguladı.

Nalbant, “Güneş ışınları yaşam için gerekli olsa da bilinçsiz maruziyet cilt sağlığını ciddi şekilde tehdit edebiliyor. Bu nedenle güneşten korunmak büyük önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

GÜNEŞ KREMİNDE SPF UYARISI

Vatandaşların güneş koruyucu seçerken bazı kriterlere dikkat etmesi gerektiğini belirten Nalbant, SPF değerinin UVB ışınlarına karşı koruma seviyesini gösterdiğini anlattı.

SPF 30’un UVB ışınlarının yaklaşık yüzde 97’sini, SPF 50 ve üzerindeki ürünlerin ise yaklaşık yüzde 98’ini engellediğini aktaran Nalbant, “Güneş yanıklarından sorumlu olan UVB ışınları aynı zamanda DNA hasarına da neden oluyor” dedi.

UVA ışınlarının ise cam ve bulutlardan geçerek cildin daha derin tabakalarına ulaşabildiğini belirten Nalbant, “Kolajen ve elastin yapısını bozarak cilt yaşlanmasını hızlandırıyor, deri kanseri gelişimine katkı sağlayabiliyor. Bu nedenle güneş koruyucularda UVA korumasını gösteren PA ibaresine de dikkat edilmeli” ifadelerini kullandı.

“KREMLER DÜZENLİ YENİLENMELİ”

Güneş kremlerinin sürüldüğü anda etkili olmadığını hatırlatan Nalbant, koruyucuların güneşe çıkmadan yaklaşık 15-20 dakika önce uygulanması gerektiğini söyledi.

Yaz aylarında terleme ve suyla temas nedeniyle koruyuculuğun azalabildiğini ifade eden Nalbant, “Güneş kremleri 2-3 saatte bir yenilenmeli. Özellikle denize giren ya da yoğun şekilde terleyen kişilerin bu konuya daha fazla dikkat etmesi gerekiyor” dedi.

YAZIN EN SIK GÖRÜLEN SORUN GÜNEŞ YANIĞI

Yaz döneminde dermatoloji polikliniklerine en sık güneş yanığı şikâyetiyle başvuru yapıldığını belirten Nalbant, güneşe bağlı alerjik reaksiyonlar ile sinek ve böcek ısırıklarının da sık görülen problemler arasında yer aldığını söyledi.

SAAT 10.00 İLE 16.00 ARASINA DİKKAT

Güneş yanıklarından korunmak için yalnızca güneş kremi kullanımının yeterli olmadığını vurgulayan Nalbant, özellikle günün en sıcak saatlerinde güneşten uzak durulması gerektiğini ifade etti.

“Güneş ışınlarının en dik geldiği 10.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı” diyen Nalbant, gölgede kalmanın, uzun kollu kıyafetler, uzun pantolonlar ve geniş kenarlı şapkalar gibi fiziksel koruyucuların kullanılmasının önem taşıdığını anlattı.

Deniz, kum ve cam gibi yüzeylerin güneş ışınlarını yansıttığını da hatırlatan Nalbant, bu ortamlarda koruyucu kullanımının daha kritik hale geldiğini söyledi.

YANIK OLUŞURSA UZMAN DESTEĞİ ALINMALI

Güneş yanıklarının şiddetine göre farklı tablolar ortaya çıkabileceğini belirten Nalbant, bazı durumlarda deride açılma, su toplaması ve sıvı kaybı görülebileceğini ifade etti.

Bu tür vakalarda bol sıvı tüketilmesi gerektiğini belirten Nalbant, “Şiddetli güneş yanıklarında mutlaka dermatoloji uzmanına başvurulmalı ve uzman önerisi doğrultusunda tedavi uygulanmalı” uyarısında bulundu.

Güneş koruyucuların yalnızca yaz aylarında değil yıl boyunca kullanılması gerektiğini vurgulayan Nalbant, koruyucuların güneşe çıkmadan önce yeterli miktarda uygulanmasını, mümkünse suya dayanıklı ürünlerin tercih edilmesini ve düzenli aralıklarla yenilenmesini önerdi. (İREM AKCAN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.