• 27 Ağustos 2026, Perşembe 18:27

“Başka ülkede olsa eczanede satılırdı”

İncir Dede markasının kurucusu Hasan Tuna, tvDEN ekranlarında yayınlanan “Uzmanına Sor” programına konuk oldu. İncir çekirdeği yağının ortaya çıkış hikâyesini anlatan Tuna; incir üreticilerinin desteklenmesi, ürün kalitesinin artırılması ve Aydın incirinin daha etkili tanıtılması gerektiğini söyledi. İncir çekirdeği yağına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tuna, sağlık konusundaki önceliğin hekimler ve modern tıp olduğunu özellikle vurguladı.

Programda yaş ve kuru incirin yanı sıra incir cipsi ile soğuk sıkım yöntemiyle elde edilen incir çekirdeği yağı ele alındı. Üretim sürecini anlatan Hasan Tuna, kuru incirin içerisindeki çekirdeklerin ayrıştırıldığını ve ardından soğuk sıkım işleminden geçirildiğini belirtti.

“ÇEKİRDEKLERİ SOĞUK SIKIMLA YAĞA DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”

İncir çekirdeği yağının üretimini anlatan Tuna, “Dalında kuruyan incirimiz kuru incir hâlini alıyor. Kuru incirin içerisindeki çekirdekleri çıkarıyoruz. Daha sonra bu çekirdekleri sıkıştırarak, soğuk sıkım yöntemiyle içerisindeki yağı elde ediyoruz” dedi.

İncir çekirdeğinin dikkatlerini çekmesinde karıncaların etkili olduğunu belirten Tuna, keşif sürecini şu sözlerle anlattı:

“Dalında kuruyan incir yere düştüğünde karıncalar geliyor. İncirin içerisindeki tatlı maddeyi yuvalarına götürüyorlar. Bir süre sonra çekirdekleri de taşıdıklarını gördük. ‘Çekirdekte bir şey olmasa karıncalar bunları yuvalarına götürmez’ diye düşündük. Çekirdekleri cımbızla tek tek çıkardık ve ilkel yöntemlerle sıkıştırdık. İçerisinden damla damla yağ geldiğini gördük.”

Elde ettikleri ilk yağı analiz ettirmek üzere Ege Üniversitesindeki bir laboratuvara götürdüklerini dile getiren Tuna, burada yağın vitamin ve yağ asidi değerlerinin incelendiğini söyledi. Tuna, ürünün omega-3 ve E vitamini bakımından yüksek değerlere sahip olduğunu öne sürdü.

“İNCİRİN TANITIMINI YETERLİ BULMUYORUM”

Aydın incirinin Türkiye’nin en değerli tarım ürünlerinden biri olduğunu söyleyen Tuna, ürünün tanıtımı ve üreticilere verilen destek konusunda eksiklikler bulunduğunu ifade etti.

Tuna, “İncirin tanıtımını yeterli bulmuyorum. İncir, Aydın’ın yerli ve millî ürünüdür. Aydın, incirin başkentidir ve en kaliteli incirlerin yetiştiği yerdir. Üreticimize ve çiftçimize daha fazla destek vermemiz gerekiyor” diye konuştu.

Üreticilere yönelik eğitimlerin hasat döneminden önce yapılması gerektiğini vurgulayan Tuna, “Hasat zamanı üreticiyi toplantıya çağırırsanız gelmez. Çünkü herkes sabah saat 05.00’te bahçesine gidiyor, incirini topluyor ve ardından satmaya çalışıyor. Bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları hasattan iki veya üç ay önce yapılmalı” ifadelerini kullandı.

ÜRETİCİYE SERGİ, KASA VE EKİPMAN DESTEĞİ ÇAĞRISI

Kaliteli incir üretimi için depolama ve kurutma şartlarının iyileştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Tuna, ziraat odaları ile ilgili kurumlara destek çağrısında bulundu.

“Kaliteli incir üretebilmemiz için depolama koşullarının iyi olması gerekiyor. Üreticilerimize sergi ve kasa desteği sağlanmalı. Bunların bir kısmı üreticilerimizde var ancak ziraat odaları tarafından da destek olarak verilebilir” diyen Tuna, aflatoksinle mücadelede kullanılan ekipmanların üreticiye ulaştırılması gerektiğini söyledi.

Tuna, “Aflatoksinle mücadeleyi hem üreticinin hem de tüccarın yapması gerekiyor. Zararlı incirlerin belirlenmesini sağlayan ışıkların ziraat odaları tarafından üreticilere verilmesi faydalı olur. Üreticimiz bunu büyük ölçüde biliyor ancak gözden kaçan ürünler bu ışıklar sayesinde ayrılabilir” dedi.

“FİYATLAR ÜRETİCİNİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRMÜYOR”

İncir fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığını savunan Tuna, artan maliyetlere işaret etti. Tuna, “İncir piyasası fiyat bakımından üreticinin yüzünü güldürecek durumda değil. Fiyatlar maliyetleri ancak karşılıyor. Çiftçi ürününü tarlada veya ağaçta bırakamaz; çalışacak, üretecek ve ürününü piyasaya sunacak. Burada devlet desteğinin gerekli olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

İncirin çocuklara sevdirilmesi gerektiğini belirten Tuna, okullarda kuru incir dağıtılmasını önerdi:

“Çocuklarımızın beslenme çantasına her gün bir incir konulabilir. Bu çalışma devletimiz veya ziraat odaları tarafından yapılabilir. İncirin yalnızca varlığını anlatmak yeterli değil; nasıl tüketilmesi gerektiği de öğretilmeli.”

“İNCİRİ ÇEKİRDEKLERİNİ KIRARAK YEMELİYİZ”

İncirin tüketim şekline de değinen Hasan Tuna, çekirdeklerin çiğnenmeden yutulması hâlinde içindeki yağdan yeterince yararlanılamayacağını savundu.

Tuna, “İnciri bir veya iki lokmada yutmak yerine en az 8-10 lokmada, küçük küçük ısırarak yemeliyiz. Çekirdekleri dişimizle çıtır çıtır kırdığımızda içerisindeki yağı da almış oluruz” dedi.

Aydın incirinin uluslararası pazarda daha güçlü bir konuma ulaşabilmesi için kalitenin üretim aşamasından itibaren artırılması gerektiğini kaydeden Tuna, “Ziraat odalarımıza ve Tarım ve Orman Müdürlüğümüze büyük görev düşüyor. Hem üreticiyi bilgilendirmeleri hem de gerekli ekipmanları sunmaları gerekiyor. Bu incir başka bir ülkede yetişseydi belki de eczanelerde ilaç niyetine satılırdı. Biz bolluk içerisinde olduğumuz için kıymetini yeterince bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

SAĞLIK İDDİALARIYLA İLGİLİ BİLİMSEL ÇALIŞMA VURGUSU

Programda incir çekirdeği yağının içeriği ve kullanım alanları hakkında da açıklamalarda bulunan Tuna; üründe omega-3, E vitamini, demir, çinko, magnezyum ve kalsiyum bulunduğunu söyledi. Göz, cilt, kalp-damar ve beyin sağlığına ilişkin çeşitli faydalar öne süren Tuna, bu değerlendirmelerin kullanıcı deneyimleri ve ürünün bileşenlerine dayandığını belirtti.

Özellikle sarı nokta hastalığına ilişkin anlatımların bilimsel olarak incelenmesi gerektiğini söyleyen Tuna, “Bunları yalnızca benim söylemem aslında bir şey ifade etmiyor. Bir kişi kullanıyor, yaşadığı sonucu bana anlatıyor, ben de başkasına aktarıyorum. Böyle olmaması gerekiyor; bilimsel çalışmasının yapılması lazım” dedi.

Aydın Adnan Menderes Üniversitesinden Prof. Dr. Mehmet Bilgen ile bilimsel çalışma gerçekleştirmek için girişimde bulunduklarını anlatan Tuna, deney modeli oluşturulamadığı için çalışmanın tamamlanamadığını belirtti.

Tuna, tıbbi tedavinin öncelikli olduğunun altını çizerek, “Tıp bizim baş tacımız, doktorlarımız bizim baş tacımız. Onlar bu işin eğitimini alıyor ve yıllarca emek veriyor. Biz onların tırnağı olamayız. Bizim bildiğimiz, incir çekirdeği yağının içerisindeki maddeler ve bu maddelerin özellikleridir” diye konuştu.

“DOĞRU ÜRÜNÜ BULMAK ÇOK ÖNEMLİ”

Piyasada incir çekirdeği yağı adı altında farklı içeriklere sahip ürünlerin satılabildiğini öne süren Tuna, tüketicilere güvenilir ve içeriği doğrulanmış ürünleri tercih etmeleri çağrısında bulundu.

Hasan Tuna, “Program boyunca incir çekirdeği yağını anlattık. İnsanların aklında ürünün adı kalıyor ve herhangi bir yerden satın alabiliyorlar. Ancak piyasada sahte veya karışımlı ürünlerle karşılaşmak mümkün. Yanlış ürün kullanıldığında hem beklenen sonuç alınmıyor hem de sağlıkla ilgili sıkıntılar yaşanabiliyor. Bu nedenle doğru ürünü bulmak en önemli konu” ifadelerini kullandı.

Tuna, İncir Dede ürünlerine markanın internet sitesi üzerinden veya Kuyucak’ın Pamukören Mahallesi’ndeki işletmeden ulaşılabileceğini belirtti. (SELİME AYDEMİR)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.