Takip Et
  • 22 Aralık 2017, Cuma 09:15

Evde diyaliz yaşam kalitesini artırıyor

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Uygulama ve Araştırma Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesi, 4 yıldır evde hemodiyaliz hizmetiyle böbrek hastalarını hastaneye gitme çilesinden kurtardı.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Kamu kurumları arasında Türkiye'de ilk uygulamayı başlatmasıyla dikkat çeken ADÜ'de 13 böbrek hastası evinde diyalize bağlanarak daha kaliteli ve konforlu bir yaşam sürüyor. Hemodiyaliz ünitesi sorumlu hekimi Doç. Dr. Hakan Akdam, evde diyaliz hizmeti alan hastaların yaşam kalitesinde artış olduğu gibi yaşam sürelerinin de uzadığını belirterek böbrek hastalarına evde diyaliz almaları konusunda tavsiyede bulundu.

 

KAMU KURUMLARI ARASINDA TÜRKİYE'DE İLK "ADÜ" BAŞLATTI

Türkiye'de ilk kez evde hemodiyaliz hizmeti başlatarak kamu kurumları arasında bir ilke imza atan ADÜ Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gören böbrek hastaları, haftanın 3 günü hastaneye gitmek yerine evde diyalize bağlanarak büyük bir çileden kurtuldu. Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yavuz Yeniçerioğlu ile birlikte görev yapan Doç. Dr. Hakan Akdam, 2013 yılından bu yana "Ev Hemodiyalizi" hizmeti verdiklerini söyledi. İlk başta çekinen hastaların daha sonra keşke daha önceden alsaydım şeklinde hayıflandığını aktaran Dr. Akdam, evde diyaliz için hastaların tek kuruş ödemediğini, tüm masrafların hastane tarafından karşılandığını belirterek, evde diyalize bağlanmak isteyen böbrek hastalarının merkeze başvurabileceğini söyledi. Doç. Dr. Akdam, "Hemodiyaliz merkezinde 50 hasta haftanın 3 günü diyalize bağlanarak tedavi olurken, hemodiyaliz merkezine başvuran 13 hasta da kendi evinde diyalize bağlanarak yaşam kalitesini artırdığı gibi yaşam süresini de uzatmış oluyor" dedi.

 

"HASTA EVDE DAHA ETKİN BİR HİZMET ALIYOR"

Türkiye'de kamu kurumları arasında bu hizmeti veren ilk kurum olduklarına dikkat çeken Doç Dr. Hakan Akdam, "Hastalar evde daha etkin diyaliz hizmeti almış oluyor. Yaşam kaliteleri artmış, yaşam süreleri de uzamış oluyor. Yaklaşık kadavra nakillerle eş değer bir yaşam süresine sahip oluyorlar. Biz burada yaklaşık 2 aylık eğitim süresinin ardından Sağlık Müdürlüğü'nden aldığımız gerekli izin neticesinde evde makineleri kurup hastayı eve çıkararak tedaviye başlıyoruz. Sonrasında aylık olarak takip ve tetkikleri hastanemizde yapılıyor. Haftada 3 gün ve günde 8 saat kendi evinde uyguluyor. Genellikle bu uygulama uyku süresinde olduğu için hastanın konforu oldukça artıyor" dedi. Hastalara bizzat kendileri tarafından eğitim verildiğini kaydeden Doç. Dr. Akdam, "Merkezde yapılan hemodiyaliz tedavisi hemşire gözetiminde yaklaşık 4 saat sürüyor. Kan basıncı düşüklüğü ve diyaliz sonrası sersemliğe neden oluyor. Evde yapılınca uzun süreli, yavaş bir tedavi uygulandığı için hasta sarsılmıyor. Daha uzun süreli olduğu için daha kontrollü oluyor." dedi.

 

EVE ÇIKAN HASTALAR DAHA MEMNUN

Hemodiyaliz merkezi sorumlu hemşiresi Aylin Topcu, hastaların ev diyalizini daha çok seçtiğini anlattı. Kendi tedavilerini yürütmekte kararlı olan hastaların daha özgür hissettiğini ve hastaneye bağımlı olmadan tedavi olduğunu vurguladı. Aksi halde hastaların haftanın 3 günü hastaneye bağımlı kaldıklarını ifade eden Topcu, evde diyaliz hizmeti aldıktan sonra hastalardan çok güzel geri bildirimler aldıklarını söyledi. Topcu, "Hastalarımız daha önce damar yollarını açmaktan çekiniyorlardı. Eğitim alıp 'bu işi kendim yapabiliyorum' güvencesi başladıktan sonra daha rahat daha özgüvenli hale geldi. 'İyi ki bu işe başlamışım. Keşke daha önce evde diyalize başlamış olsaydım' şeklinde ifade ediyorlar" dedi.

 

DAHA KALİTELİ VE UZUN BİR YAŞAM SÜRÜYORLAR

Diyaliz hastalarında genellikle cilt renklerinde yıllar sonra koyulaşma görüldüğünü ifade eden Aylin Topcu, evde diyaliz hizmeti alan hastaların bu tür renklerinde ise gerileme olduğunu belirterek, "Hastalarımız buraya geldiklerinde diğer hastalarımıza bilgi verip teşvik ediyorlar. Bu, hastalarımızın yaşam kalitesinde de artışa neden oluyor. Bir kere hastaneye bağımlı olmaktan kurtuluyor. Özgür bir yaşam sürüp, kendi işini gücünü yapabiliyor. Evinde ise gündüz bizden bağımsız işini yapabiliyor. Gece uykusunda diyalize bağlanarak kendisine daha çok zaman kalıyor ve 24 saat kontrol altında. Cihaza bağlı oldukları süre boyunca da hastalara her zaman telefonla destek veriliyor. Her an ulaşabileceklerini bilmek onlara ayrıca güven veriyor. " diye konuştu. (GÜLAY ÖZTEKİN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.