AyFm 100.5
  • 12 Şubat 2026, Perşembe 17:37

Aydınlı usta, eşi ve 13 yaşındaki oğluyla 3 kuşaklık geleneği yaşatıyor

Aydın’ın İncirliova ilçesi Acarlar Mahallesi’nde 17 yıldır havut ustalığı yapan Tuncay Şentürk, atadan dededen gelen mesleğini eşi ve 13 yaşındaki oğluyla birlikte sürdürüyor. Dünyada bu işi yapan sadece 8 kişi kaldığını söyleyen Şentürk, hem mesleğin inceliklerini hem de yaşadıkları zorlukları anlattı.

Acarlar Mahallesi’ndeki atölyesinde konuşan Tuncay Şentürk, mesleğe devecilik geleneği sayesinde adım attığını belirterek, “Ben Tuncay Şentürk. Havutuyum. Atadan dededen deveciyim. Bu mesleğe de atadan dededen devecilikten dolayı girdim. 17 senedir bu mesleğin içindeyim. Bu kültürü yaşatmaya çaba gösteriyorum” dedi.

“DEVENİN ÜSTÜNE BİNA KURUYORUZ”

Havutçuluğun dışarıdan göründüğü kadar basit olmadığını vurgulayan Şentürk, işin zorluğunu şu sözlerle anlattı:

“Havutçuluk çok özveri, çok emek isteyen bir iş. Bizim yaptığımız iş devenin üstüne bina kurmaya benzer. Etin üstüne bina kuruyoruz. Kıldan, çuvaldan, ottan, sazdan yapıyoruz. Bilinçli yapılmazsa devenin vücuduna zarar verir, yara yapar. Bu iş severek yapılmazsa olmaz. Çuvaldıza koyu kazmaya benzer bu iş.”

“YEDİĞİN DİKEN, GİYDİĞİN KILDAN ÇUVAL OLSUN”

Havutçuluğun kökenine ilişkin anlatılan rivayeti de paylaşan Şentürk, ustalarından duyduklarını şöyle aktardı:

“Eski ustalarımızın ve başustamız Sadık ustanın anlatımına göre bu meslek Veysel Karani’den çıkmış. Peygamber Efendimizin huzuruna giderken devesini pis görmek istememiş, şaldan bir havut yapmış. Yapamayınca ‘yediğin diken giydiğin kıldan çuval olsun’ demiş. O günden bu yana bu meslek sürmüş diye duyduk. Nereden geldiğini tam bilmiyoruz ama ustalarımızdan böyle öğrendik.”

“3-4 ÇEŞİT HAVUT VAR”

Havutun gelişigüzel yapılmadığını, her devenin yapısına göre farklı türler bulunduğunu belirten Şentürk, “Havut 3 kademeden geçer ama toplamda 3-4 çeşit havut vardır. Büyük havut, daylak havudu, badem örgüsü, çatal örgüsü, sığır arka örgüsü, dik örgü… Çatal örgülü devenin havudunu badem örgülü deveye vuramazsın.” ifadelerini kullandı.

“AİLECEK BU GELENEĞİ YAŞATIYORUZ”

Mesleği ailecek sürdürdüklerini söyleyen Şentürk, atölyedeki iş bölümünü şu sözlerle anlattı:

“Ben baştayım, havut yaparım. Eşim devenin kolonlarını, yularlarını, aksesuarını yapar. Oğlum annesine yardım eder. Yetişemediği yerde annesini tamamlar. Elemanım Feyyaz havutların önünü arkasını işler. Biz bir aile şirketi gibiyiz.”

Şentürk, mesleği ustası Kazım Ösevurçu’dan öğrendiğini, Sadık Söner’in yanında da kendisini geliştirdiğini belirterek,

“Şimdi Feyyaz diye bir elemanım var, onu öğretiyorum. O öğretirse oğlum var, Umut Şentürk, onu öğretiyorum” dedi.

“DÜKKÂNDAN ÇIKANA KADAR 50 KALEMİ GEÇER”

Bir havudun yapım sürecinin oldukça zahmetli olduğunu belirten Şentürk, “Bizim dükkândan çıkana kadar havut 50 kalemi geçer. Keçeci, kılcı, sazcı, yüncü… Saymakla bitmez. Ama mevcutta sekiz ana parçadan oluşur. Keçe, kıl, saz, yastık, paralık, bellik, tengahlık, heybelik, zömbek.” dedi.

“EN ZOR KISIM PARALIK”

Mesleğin en kritik noktasının ‘paralık’ olduğunu vurgulayan Şentürk, “Biz devenin üstüne apartman dikiyoruz. En zoru paralık kısmı. Devenin vücut ölçüsüne göre ayarlamazsan olmaz. Bunu ayarlamak ustalık ister.” diye konuştu.

“DÜNYADA 8 KİŞİYİZ”

Havutçuluğun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Şentürk, destek çağrısında bulundu:

“Dünyada bu işi yapan 8 kişiyiz. Türkiye’de değil, dünyada. En büyük ustam Sadık Söner, en küçük çırak benim. Kültür Turizm Bakanlığı’nın bizi görmesini istiyoruz. Bizi sadece deveci camiası tanıyor.”

“VERGİDEN MUAFIZ AMA TANINMIYORUZ”

Resmi süreçlerde sorun yaşadıklarını dile getiren Şentürk, “Vergiden muaf tutulduk ama bunun sonucunu kötü yaşadık. Bankaya gidemiyoruz. Resmi kurumlarda bir karşılığımız yok. Havutçuluk nedir bilmiyorlar. Biz bu işi yaparken zorlanmıyoruz, kendimizi tanıtırken zorlanıyoruz.” dedi.

“ELYAFLA YAPTILAR, DEVE YATINCA PATLADI”

Meslek hayatında unutamadığı bir anıyı da paylaşan Şentürk, “Almanya’dan iki kişi geldi, elyafla hafif havut yaptılar. Vurduk deveye. Görselde oldu ama deve yatıp kalkınca havut patladı. Sonra dediler ki bu iş kıldan, çuvaldan, sazdan olur. Biz yapamayız dediler.” ifadelerini kullandı. (SELİME AYDEMİR)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.