• 13 Nisan 2026, Pazartesi 17:13

Ortadoğu'daki yangın pamuk tarlasına sıçradı

Ortadoğu’daki jeopolitik gerilim, enerji ve gübre maliyetlerini artırarak pamuk piyasasında sert dalgalanmalara yol açtı. Arzın daraldığı, talebin güçlendiği süreçte fiyatlar yılbaşından bu yana yüzde 14 yükselerek son 22 ayın zirvesine çıktı. Küresel tekstil zinciri ise yeni bir maliyet baskısı dönemine giriyor.

Ortadoğu’da tırmanan jeopolitik riskler, yalnızca enerji piyasalarını değil, doğrudan pamuk ve diğer emtia gruplarını da etkisi altına aldı. Bölgedeki belirsizlik, özellikle petrol ve lojistik kanallarında ciddi dalgalanmalara yol açarken, bu durum üretim maliyetlerine hızlı şekilde yansıdı.

Enerji tedarikinde yaşanan aksaklıklar ve taşımacılık hatlarındaki riskler, zaten kırılgan olan küresel arz zincirini daha da sıkı hale getirdi. Bu tablo, pamuk fiyatlarının uluslararası piyasalarda güçlü bir yükseliş trendine girmesine neden oldu.

PETROL FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ MALİYETLERİ ARTTIRDI 

Artan enerji fiyatları, pamuk üretiminden tekstil işlenmesine kadar tüm süreçlerde maliyetleri yukarı çekti. Özellikle petrol fiyatlarındaki yükseliş, sentetik elyaf üretiminde kullanılan polyester gibi alternatiflerin maliyetini artırdı. Bu durum, tüketiciyi yeniden doğal elyaflara yönlendirerek pamuk talebini güçlendirdi. Böylece enerji fiyatlarındaki artış, yalnızca üretim maliyetleri üzerinden değil, aynı zamanda talep yönlü bir baskı oluşturarak piyasayı yukarı taşıdı.

Öte yandan gübre fiyatlarında yaşanan artış, tarımsal üretimin en kritik girdilerinden biri olan gübre maliyetlerini yükseltti. Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen sevkiyatlardaki aksamalar, küresel gübre arzını daraltarak pamuk üreticilerini zor durumda bıraktı.

PAMUK FİYATLARINDA YUKARI YÖNLÜ BASKI 

Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte finansal yatırımcıların emtia piyasalarına yöneldiği dikkat çekti. Özellikle pamuk gibi “yumuşak emtia” grubunda, spekülatif hareketlerin hız kazandığı görülüyor. Son haftalarda emtia vadeli işlemlerinde yönetilen fon pozisyonlarının sert biçimde artması, piyasadaki fiyat hareketlerini hızlandırdı. Kısa pozisyonların kapatılmasıyla birlikte pamuk fiyatlarında yukarı yönlü baskı güç kazandı. Bu süreçte yatırımcıların riskten korunma eğilimi, emtia piyasalarında genel bir yükseliş dalgasını beraberinde getirdi.

KURAKLIK DARALMAYA NEDEN OLDU

Pamuk arzı, özellikle ABD’nin üretim bölgelerinde yaşanan iklimsel sorunlar nedeniyle baskı altında. Batı ve güneybatı Büyük Ovalar bölgesinde etkili olan kuraklık, ekim alanlarının daralmasına yol açtı. Piyasa verilerine göre ABD’de pamuk ekim alanlarının gerilemesi bekleniyor. Bu durum, küresel arz beklentilerini zayıflatırken fiyatların yukarı yönlü seyrini destekliyor. Pamuk fiyatlarındaki artış, küresel tekstil endüstrisini doğrudan etkiliyor. İplik ve kumaş üreticileri, yükselen maliyetleri ürün fiyatlarına yansıtmak zorunda kalıyor. Hazır giyim sektöründe ise tedarik zinciri boyunca fiyat ayarlamalarının kaçınılmaz hale gelmesi bekleniyor. Bu durum, hem üretici hem de tüketici tarafında yeni bir maliyet baskısı dönemine işaret ediyor.

TÜKETİMİN 1 MİLYON 481 BİN TON DÜZETİNDE GERÇEKLEŞMESİ TAHMİN EDİLİYOR

2025/26 sezonuna ilişkin küresel projeksiyonlar, pamuk üretiminde sınırlı bir artışa işaret ediyor. Küresel üretimin 121,9 milyon balyaya yükselmesi beklenirken, tüketimin 119,1 milyon balya seviyesine çıkacağı öngörülüyor. Küresel ticaret hacminde ise daralma beklentisi dikkat çekiyor. Buna karşılık stokların artması, piyasada dengelerin yeniden şekillendiğini gösteriyor. Türkiye cephesinde ise pamuk dengesi dışa bağımlılığın sürdüğünü ortaya koyuyor. Üretimin 665 bin ton seviyesinde kalması beklenirken, tüketimin 1 milyon 481 bin ton gibi yüksek bir düzeyde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. İthalat ihtiyacının yaklaşık 980 bin ton seviyesinde olması, Türkiye’nin küresel fiyat hareketlerine karşı hassasiyetini artırıyor. (HABER MERKEZİ)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.