“Uyan ey YÖK!”

1 Temmuz 2022, Cuma 11:31

     


Yurt Dernekleri Ege Bölgesi Güç Birliği Platformu Dönem Başkanı Aydın Yaşar, “Uyan ey YÖK! Antalya Akdeniz Üniversitesi yönetiminin skandalları bitmiyor. Yapılanlara karşı yaptığımız çağrılara Ankara'daki başta YÖK olmak üzere yetkililer sessiz kalmamalıdır” dedi.

Akdeniz Üniversitesi’nde yaşanan sorunlar nedeniyle Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) ve diğer devlet yetkililerine çağrıda bulunan Yurt Dernekleri Ege Bölgesi Güç Birliği Platformu Dönem Başkanı Aydın Yaşar, üniversitede yaşanan sorunların başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm devlet kurumlarına zarar verdiğini dikkat çekti.

“CUMHURBAŞKANI RECEP TAYİP ERDOĞAN'A DA ZARAR VERİR HALE GELDİ”

Akdeniz Üniversitesi’nin son zamanlarda intihar, mobing ve diğer çağ dışı uygulamalar ile gündemden düşmeyen bir eğitim kurumu haline dönüştüğünü dikkat çeken Aydın Yaşar, “Her kesimden siyasetçinin, üniversite yönetiminden kaynaklanan kötü ve ilgisiz yönetim şeklini dile getirmek ve yönetimi eğitime daha duyarlı, personel ve öğrenci sorunlarına çözüm odaklı yönetim sergilemesi için kampüs kapısında basın açıklamaları yapmaktadır. Akdeniz Üniversitesi yönetiminin bırakın personel ve öğrencilere motivasyon ve bilimsel yönden katkı sağlamasını ülkemizin gidişatına da ayak uyduramadığı, gösterdiği yönetim anlayışıyla diğer üniversitelerden koptuğu, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'a da zarar verir hale üniversitenin getirildiğini basın ve sosyal medyadaki çağrılardan hayretler içinde izlemekteyiz. Bizim çağrılarımız başta olmak üzere, öğrenci toplulukları ve siyasilerin yönetim kaynaklı rahatsızlıkları kampüs kapısından haykırdığı görülmektedir. Keyfi rencide edici uygulamalar ile öğrenci ve çalışan personelin enerjisinin düşürülmesi topluma küskün bir kesimin yaratılması hele ki sanat, bilimin ve adaletin temellerinin atıldığı merkez kabul edilen kampüslerde yaşanmasına dehşet için şahit oluyoruz” diye konuştu.

“YÖK BAŞKANI’NIN BU OLAYLARA SESSİZ KALMA LÜKSÜNÜN OLMADIĞINI HATIRLATIYORUM”

“Üniversite yönetiminin yaptım oldu şeklindeki rahatsız edici anlayışının ayyuka çıkmasına sessiz kalınması düşünülemez” diyen Yaşar, “Antalya Akdeniz Üniversitesi yönetiminin skandalları bitmiyor. Yapılanlara karşı yaptığımız çağrılara Ankara'daki başta YÖK olmak üzere yetkililer sessiz kalmamalıdır. Akdeniz Üniversitesi’nde yıllarca üst görevlerde bulunan devletine sayısız yararlı işler yapmış karşılığında teşekkür ve plaketlerle ödüllendirilmiş, içimizden biri örnek insan Hüsnü Gülez kardeşimize Akdeniz Üniversitesinde yaşatılanlar teamül sınırlarını aşmıştır. Önce FETÖ tarzı bir soruşturma ile açığa alınmış, sonra yapılan soruşturmanın kanunsuz olduğu anlaşılarak soruşturma kapatılmış, açığa alınma gerekçesi olan soruşturma ortadan kalktığı halde Hüsnü Gülez görevine üniversite yönetimi tarafından döndürülmemiştir. Her ay maaşı ve özlük haklarında kesintiler yapılarak açıkta cezalandırılmaktadır. Hukuk devletinde hiçbir yetkilinin bu şekilde cezalandırma hakkı yoktur. Sayın Rektörün de böyle bir yetkisinin, YÖK Başkanı Sayın Prof. Dr. Erol Özvar'ın ise bu olaylara sessiz kalma lüksünün olmadığını hatırlatıyorum. Yasaların kendisine verdiği yetkileri Akdeniz Üniversitesi yönetimi için biran evvel uygulamasını bekliyoruz. Sayın Metin Külünk'ün, Akdeniz Üniversitesi yönetimi içinde FETÖ uzantılarının yer aldığı yönünde tweetler attığı, bu tweetleri ile YÖK başta olmak üzere yetkili bakanlıkları göreve davet ettiğini görmekteyiz. Hüsnü Gülez, ülkede FETÖ başta tüm terör örgütleriyle korkusuzca mücadeleye eden bir kişidir. Hüsnü Gülez'in, kanunsuz bir soruşturma ile açığa alınması sonrası soruşturmanın gizliliği ihlal edilerek sürekli yanlı ve yanlış ulusal basında her hafta haber yaptırılması, ilk haberde 22 yıl İle ikinci haberde 11 yıl İle üçüncü haberde 5 ile yargılandığı yönünde çıkarılan tutarsız ve yanlı haberler ile itibarsızlaştırılması, küçük düşürülmeye çalışılması, soruşturmanın gizliliğini ihlal kapsamında yaptırılmıştır. Bu haberler yıllarca FETÖ'nün uyguladığı taktiklerini akla getirmektedir ki; haberi yapan gazetecinin eşinin üniversitede Araştırma Görevlisi olduğu ve kadro beklediği iddiaları bulunmaktadır. Bu yönde de araştırma yapılması için yetkilileri göreve davet ediyoruz. Gazetecilik gibi saygın bir mesleğin kimse tarafından rüşvet aracı olarak kullanılamayacağını iyi bilmekteyiz” ifadelerine yer verdi.

“GÜLEZ, BAKİRELİK KARŞILIĞI KADRO PAZARLIĞINI ORTAYA ÇIKARMAKTAN YARGILANIYOR”

Üniversitedeki mobing ve diğer çağ dışı uygulamaların gerekçelerini de değinen Yurt Dernekleri Ege Bölgesi Güç Birliği Platformu Dönem Başkanı Aydın Yaşar, son olarak şu ifadelere yer verdi:

“Hüsnü Gülez ile ilgili yaptırılan ve ülke gündeminde geniş yer alan habere dair iddiaların özüne kısaca değinmek istiyorum. Bir Rektör düşünün yanında çalışan bir bakire bayandan bakireliğini vermesi karşılığı ona işçi kadrosu vermeyi taahhüt ediyor. Sonra Rektör, bakire bayanla bir geceyi aynı yatakta geçiriyor. Sonra kadrosu veriliyor. Aracı ve bakireliğini vermeyi taahhüt eden bayanlar kayıtlarda, bürokrasiye güvenmediklerini birkaç kez tekrar ediyor ki aslında kayıtların neden yapıldığı ortaya koyuyor. Personel daire başkanı olan Hüsnü Gülez adı geçen bayanların işçi kadrosuna atanmaları için yeterliliklerinin olmadığını atamanın yapılmaması gerektiğini Rektöre belirtiyor ve karşı çıkıyor. Karşı çıkması sonrası Rektör Hüsnü Gülez'i görevden alıyor ve il dışına sürgün ediyor. Bu pazarlık olayı basına yansıyor. Rektör ve fuhuş karşılığı kadro pazarlığına adı karışan bayanlar kamudan ihraç ediliyor. Bu arada Rektör, FETÖ'den tutuklanıyor. Hapis cezası alıyor. Hüsnü Gülez, bakirelik karşılığı kadro pazarlığını ortaya çıkarmaktan ve basına sızdırmaktan yargılanıyor. Hüsnü Gülez, bu şekildeki ahlaksız bir pazarlığın ortaya çıkmasına vesile olduysa, bilerek göz yummadıysa, sessiz kalmadıysa ve usulsüzlüğü ortaya çıkardıysa biz Hüsnü Gülez kardeşimizin alnından öpüyoruz. Bende böyle bir olayla karşılaşsam, gider yetkilere bu olayı bildirirdim. Böyle bir ahlaksızlığa göz yummayı hangi vicdan kabul eder. Bir milyon yetiştirme yurtlarında korunmuş, barınmış, yetişmiş ve okumuş devletini çok seven, devleti için canını feda etmeye hazır fertler adına; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan'ı, YÖK Başkanı Özvar'ı, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve diğer tüm yetkilileri Akdeniz Üniversitesi yönetiminin başta Hüsnü Gülez olmak üzere öğrenci intiharları, bilgisayar mühendisinin intiharı ve diğer yönetimden kaynaklanan kanunsuz ve usulsüz uygulamalarının araştırılması, denetlenmesi, soruşturulması ve sonlandırılması için çağrıda bulunuyoruz. 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında, Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki kurumlarından devlet ana, devlet baba şefkati ve terbiyesi ile devlet korumasında yetişerek hayata atılmış kişiler olarak, bizleri bugünlere getiren devletimizden beklentimiz, dili, dini, ırkı, cinsi, cinsiyeti, rengi, etnik kökeni, siyasi görüşü sosyal statüsü, makamı, mevkii ve rütbesi her ne olursa olsun suç işleyenin işlediği suçun yanına kar kalmaması aksine en ağır şekilde cezalandırılmasıdır. Yurt Dernekleri Ege Bölgesi Güç Birliği Platformu olarak devletimiz tarafından gereğinin yapılacağına olan inancımız tamdır, ancak talebimiz yapılması gerekenin ilgililer tarafından zaman kaybetmeden bir an önce yapılmasıdır. Unutmamalıdır ki adalet herkese lazım ve geç gelen adalet adalet değildir.” (HAZEL BAYIK) 







 
Son Eklenen Haberler