• 26 Mart 2026, Perşembe 10:59

Aydın’da tozlu raflarda yaşayan kitap aşkı

Aydın’ın Efeler ilçesinde 10 yıldır sahaflık yapan Fehmi Keskin, dijital çağın gölgesinde eski kitaplara olan ilgiyi, mesleğin zorluklarını ve kitap sevgisinin “bir iş değil, bir tutku” olduğunu anlattı. Üniversite öğrencilerinin ilgisinin azaldığını ancak yerel halkın kitaplara sahip çıkmaya devam ettiğini belirten Keskin, sahaf kültürünü yaşatmak için etkinlikler düzenlediklerini söyledi.

Uzun yıllardır kitaplarla iç içe olduğunu vurgulayan Keskin, dükkânın sadece alışveriş yapılan bir yer değil, aynı zamanda sanat, kültür ve edebiyatın paylaşıldığı bir alan haline geldiğini belirtti.

ÖĞRENCİLERDEN İLGİ AZALDI

Keskin, son dönemde özellikle üniversite öğrencilerinin sahaflara olan ilgisinin belirgin şekilde düştüğünü ifade ederek öğrencilerin artık eskisi kadar uğramadığını, dükkâna gelen gençlerin sayısının parmakla sayılacak düzeye indiğini aktardı.

Buna karşılık Aydın’daki yerel halkın kitaplara ilgisinin sürdüğünü vurgulayan Keskin, özellikle belirli bir yaş grubunun düzenli olarak sahafa uğradığını ve kitaplarla bağını koparmadığını ifade etti.

Okuyucu tercihleriyle ilgili değerlendirmede bulunan Keskin, en çok ilgi gören kitap türlerinin tarih ve dini eserler olduğunu belirterek, “Okurlar daha çok geçmişi anlamaya yönelik kitaplara yöneliyor, araştırma ve inanç temelli eserler yoğun talep görüyor” dedi.

“SAHAFLIK TİCARET DEĞİL, TUTKU”

Mesleğine dair en dikkat çekici değerlendirmeyi ise sahaflığın doğasına ilişkin yapan Keskin, bu işi bir meslek olarak görmenin eksik kalacağını, “işin ticari yönünün ancak ikinci planda olduğunu, asıl meselenin kitaplara duyulan derin bağlılık olduğunu” dile getirdi.

Keskin, sahaflık mesleğinin ancak kitap sevgisi ile ayakta kalabileceğini ifade ederek, “Kitap okumayan biri bu işi sürdüremez, zorluklara rağmen her kitabın arasında kaybolmak bu süreci anlamlı kılıyor” dedi

NADİR KİTAPLAR HEYECAN YARATIYOR

Sahaf dükkânında yaşanan en özel anların ise nadir kitaplarla ilgili olduğunu belirten Keskin, bu anları “okurun aradığı bir eseri rafta bulduğu an yaşadığı şaşkınlık ve mutluluğun tüm yorgunluğu unutturduğu” şeklinde anlattı.

Yakın zamanda yaşadığı bir olayı aktaran Keskin, “1947 baskı bir King Arthur kitabını arayan bir öğrencinin, eseri rafta görünce büyük bir şaşkınlık yaşadığını” ifade ederek, bu tür anların mesleğin en değerli tarafı olduğunu vurguladı.

“TELEFONLARI BIRAKIN, KİTAP OKUYUN”

Vatandaşlara da çağrıda bulunan Keskin, dijital alışkanlıkların okuma kültürünü olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, “insanların ekranlardan uzaklaşıp yeniden kitaplarla bağ kurması gerektiğini düşündüğünü” belirtti.

Keskin, işlettiği sahafın, sadece kitap satılan bir yer olmanın ötesine geçtiğini ve düzenlenen etkinliklerle bir okur topluluğu oluştuğunu belirterek, “haftalık kitap okuma etkinlikleri ve mezatlarla insanların bir araya geldiğini, zamanla güçlü bir okur çevresi oluştuğunu” ifade etti. Bu ortamı ise “aynı tutkuyu paylaşan insanların bir araya gelerek keyifli vakit geçirdiği bir kültür alanı” olarak tanımladı. (İREM AKCAN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.