• 12 Mart 2026, Perşembe 15:12

Aydın’da yarım asırlık makas hikâyesi

Aydın’ın Efeler ilçesinde berberlik yapan Nazmi Aksoy, çocuk yaşta başladığı mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Çıraklıktan ustalığa uzanan yarım asrı aşan meslek hayatını anlatan Aksoy, hem berberliğin geçmişten bugüne geçirdiği değişimi hem de esnafın günümüzde yaşadığı zorlukları anlattı.

ÇIRAKLIKTAN USTALIĞA UZANAN YOL

Aydın’ın Koçarlı ilçesine bağlı Cincin Mahallesi doğumlu olan Nazmi Aksoy, çocuk yaşta başladığı berberlik mesleğinde yılların deneyimini taşıyor. 1966 yılında Aydın’a geldiklerini anlatan Aksoy, ilkokul yıllarında mesleğe ilk adımını attığını söyledi.

Aksoy, çocukluk yıllarını anlatırken “Aydın’a geldikten sonra ilkokula burada başladım. Üçüncü sınıftayken yaz tatillerinde babam beni bir erkek berberinin yanına verdi. O zamanlar üç yıl boyunca yazları çalışarak mesleği öğrenmeye başladım” dedi.

Ailesinin memur olan ablası nedeniyle bir süre İzmir’e gittiklerini anlatan Aksoy “Ödemiş’te iki ay kadar kaldık. Kıbrıs Harekâtı döneminde oradaydık. Daha sonra Urla’ya geçtik, bir süre çalıştıktan sonra tekrar Aydın’a döndük. 1981’den beri de Kurtuluş Mahallesi’nde mesleğimi sürdürüyorum” dedi.

Mesleğe başladığı yıllardaki şartların bugüne göre çok daha zor olduğunu belirten Aksoy “Biz çırakken disiplin çok sıkıydı. Beyaz gömlek giymek zorundaydık ve gün boyu ayakta çalışırdık. Klima ya da vantilatör yoktu. Ustamız bize gazete verirdi, müşterileri onunla serinletirdik. Zordu ama mesleğimizi sevdiğimiz için hiç şikâyet etmedik” diye konuştu.

PANDEMİ SONRASI ALIŞKANLIKLAR DEĞİŞTİ

Berberlik mesleğinin yıllar içinde değiştiğini söyleyen Aksoy, özellikle pandemi döneminde insanların tıraş alışkanlıklarının da farklılaştığını ifade etti.

Pandemi sürecinde birçok kişinin evde saç kesme makinesi aldığını dile getiren Aksoy, bu durumun berber esnafını da etkilediğini belirterek “Pandemide herkes bir makine aldı. Bazı müşteriler kendi tıraşını yapmaya başladı. Ama yine de yıllardır gelen müşterilerimiz var. Allah’a şükür işimiz devam ediyor. Genç bir elemanımız var, oğlum da çalışıyor. Gençler daha çok yeni modellere gidiyor, biz de klasik tıraşlarla devam ediyoruz” dedi.

ESKİ MÜŞTERİLER SADAKAT GÖSTERİYOR

Uzun yıllardır aynı mahallede hizmet verdiği için müşterileriyle güçlü bir bağ kurduğunu söyleyen Aksoy, bazı müşterilerin özellikle kendisini beklediğini belirtti.

Aksoy, bu durumun en önemli sebebinin güven ve samimiyet olduğunu vurguladı “Bizim burada üç dört kişi çalışıyoruz ama herkesin müşterisi ayrı ayrıdır. Ben olmadığım zaman müşterim beni bekler. Arar, ne zaman geleceğimi sorar. Ben geldiğimde tıraşını olur. Bu da yılların getirdiği samimiyet ve güvenle oluyor.”

“ÇIRAK BULMAK ARTIK ÇOK ZOR”

Berberlik mesleğinin en büyük sorunlarından birinin çırak yetişmemesi olduğunu belirten Aksoy, geçmişte dükkânında birden fazla çırak bulunduğunu söyledi. Günümüzde ise gençlerin mesleğe eskisi kadar ilgi göstermediğini dile getiren Aksoy “Eskiden üç dört çırağım olurdu. Şimdi çırak bulmak çok zor. Okulların süresi uzadı, gençler de uzun süre ayakta çalışmak istemiyor” dedi.

Mesleğin yıllar içinde büyük değişim geçirdiğini de vurgulayan Aksoy, kullanılan ekipmanların tamamen farklılaştığını belirterek “İlk başladığımızda usturayla çalışıyorduk, sonra jilet dönemi başladı. Eskiden manuel makineler vardı ve elimiz çok yorulurdu. Şimdi her çeşit makine var. Teknoloji gelişti, yeni modelleri gençler yapıyor, biz de klasik tıraşlarımızla devam ediyoruz” diye konuştu

“ARTAN GİDERLER ESNAFI ZORLUYOR”

Son yıllarda berber fiyatlarının artmasıyla ilgili de konuşan Aksoy, vatandaşın tepkisini anladığını ancak esnafın da ciddi giderlerle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Aksoy, yaşanan ekonomik zorlukları şu sözlerle anlattı “Yeni fiyat listesi çıktı ama ben daha almadım. Biraz yüksek olduğunu ben de düşünüyorum. Vatandaşı da haklı buluyorum. Ama bizim de giderlerimiz sürekli artıyor. Dükkan kiraları çok yükseldi. Bir berber arkadaşım 10 bin lira kira ödüyor, 20 bin olursa kapatırım diyor. Kapatmak zorunda kalan esnaf da var.”

Kendisinin emekli olması sayesinde işi sürdürebildiğini belirten Aksoy “Ben emekliyim, eşim de emekli. Bu şekilde idare ediyoruz. Sadece dükkân geliri olsa zorlanırız. Ama yine de şükür, günümüzü geçiriyoruz” ifadelerini kullandı.

“EVDE TIRAŞ OLMAYIN”

Vatandaşlara da tavsiyede bulunan Aksoy, erkeklerin kişisel bakımına daha fazla özen göstermesi gerektiğini söyleyerek evde yapılan tıraşların çoğu zaman düzgün olmadığını belirtti “Bazen görüyorum, insanlar kendi kendine tıraş oluyor ama çok bozuk oluyor. Hiç yakışmıyor. Erkeklerin bakımlı olması lazım. Kadınlar kendilerine daha çok bakım yapıyor ama erkekler bazen bakımsız geziyor. O yüzden vatandaşlarımızı dükkânımıza bekleriz.”

YARIM ASIRLIK MESLEK, BİTMEYEN SEVGİ

Çocuk yaşta başladığı berberlik mesleğini onlarca yıl sonra bile aynı heyecanla sürdürdüğünü söyleyen Nazmi Aksoy, mesleğin sadece saç kesmekten ibaret olmadığını ifade etti.

Aksoy, berberlikte en önemli unsurun insan ilişkileri olduğunu belirterek “Bu meslek sadece makas tutmak değil. İnsanla iletişim, güven ve samimiyet çok önemli. Müşteriyle kurulan o bağ yıllarca devam ediyor. Biz de bu yüzden mesleğimizi severek yapıyoruz.” dedi.

ÇIRAKLIKLA BAŞLAYAN BERBERLİK HİKÂYESİ

Mesleğe yıllar önce Nazmi Aksoy’un yanında çırak olarak başladığını ve uzun süre aynı dükkânda birlikte çalıştıklarını söyleyen Murat Çoban Ustasıyla kardeş gibi bir ortamda çalıştıklarını ifade etti. Berberliğin sabır isteyen bir meslek olduğunu ancak artık eskisi gibi olmadığını dile getiren Çoban geçmişte müşterilerle ilişkilerin daha sıcak olduğunu günümüzde hem insanların değiştiğini hem de ekonomik şartların zorlaştığını söyledi.

50 yaşını geçtiğini ve mesleğin artık kendisini eskisi kadar tatmin etmediğini ifade eden Çoban “Kazanç da insanlarla uğraşmak da artık zorlaştı” dedi. Vatandaşların ekonomik durum nedeniyle harcamalarını daha dikkatli yaptığını anlayışla karşıladığını belirten Çoban, berberlerin ayakta kalabilmesi için müşterilerin desteğinin önemli olduğunu sözlerine ekledi. (İREM AKCAN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.