Aydın’ın kalbinde yer alan ve yaklaşık 100 yıllık geçmişiyle kentin hafızasını taşıyan Ayakkabıcılar Çarşısı, köklü esnaflarıyla varlığını sürdürmeye çalışıyor. Dededen toruna devredilen dükkânlar, azalan çırak sayısı ve değişen ekonomik koşullara rağmen ayakta kalma mücadelesi veriyor. Çarşı esnafı, geçmişteki dayanışma ruhunu özlemle anarken, el sanatlarının geleceği konusunda ise endişeli.
“1960’TAN BERİ BU ÇARŞIDAYIM”
Saraciye ve branda işi yapan 24 yıllık dükkân sahibi Sadettin Korak, çarşıyla bağının çocuk yaşta başladığını söyledi. 1960 yılından bu yana bu sokaklarda olduğunu belirten Korak, mesleğin babadan oğula geçtiğini dile getirdi.
Korak, babasının 1955’te çarşıya geldiğini, kendisinin ise daha ilkokul çağında Orta Mahalle’den babasına yemek taşıdığını anlattı. Askerlik öncesi mesleğe başladığını ve o günden bu yana devam ettiğini ifade eden Korak, geçmiş yılları ise şu sözlerle anlattı:
“Eski günler harikaydı. Kardeşlik, saygı, sevgi vardı. Esnaf arasında bağlılık vardı. Şimdi herkes geçim derdinde. O eski günleri çok arıyoruz.”
“ÇIRAK YETİŞMİYOR, MESLEK BİTİYOR”
1987 yılından bu yana aynı sokakta ayakkabıcılık yapan Ali Demir de çarşının eski ustalarından. Çırak olarak başladığı mesleği ustalıkla sürdürdüğünü belirten Demir, el sanatlarının geleceği konusunda karamsar konuştu.
Mesleklerinin artık bitme noktasına geldiğini söyleyen Demir, “Çırak yetişmiyor. Kimse çocuğunu bu işe vermiyor. El sanatları bitti. Bundan sonra at yenisini al dönemi” diyerek değişen üretim anlayışına dikkat çekti.
YARIM ASIRLIK EMEK
Ambalaj işi yapan Mehmet Kocataş ise 50 yıldır aynı çarşıda çalıştığını, dükkânın ise yaklaşık 70 yıllık olduğunu aktardı. Çıraklıktan yetişerek iş sahibi olduğunu belirten Kocataş, bugün mesleği oğluna devrettiğini söyledi. Babadan oğula devam eden nadir örneklerden biri olduklarını dile getirdi.
KADIN ESNAF DA VAR
Çarşının köklü işletmelerinden biri de 70 yıllık geçmişe sahip soba ve mangal dükkânı. İşletmeyi 25 yıldır sürdüren Mesrure Börekçi, iş yerinin kayınpederinden kaldığını ve eşiyle birlikte çalıştıklarını belirtti.
Soba, mangal, boru ve çeşitli ısınma ürünleri sattıklarını ifade eden Börekçi, “Ne ihtiyaç varsa onu yapıyoruz” sözleriyle çarşının değişen taleplere göre şekillendiğini vurguladı.
ÜÇ KUŞAKTIR AYNI SOKAKTA
Batuhan Büyüktarakçı ise 1950’den bu yana aynı sokakta faaliyet gösteren aile işletmesinin üçüncü kuşak temsilcisi. Dedesi ve babasının ardından işi devraldığını söyleyen Büyüktarakçı, üniversite mezunu olduğunu ancak ekonomik şartlar nedeniyle aile mesleğine sahip çıktığını belirtti.
Plastik ürünler, soba ve mangal satışı yaptıklarını anlatan genç esnaf, mevcut işi yaşatmaya çalıştıklarını ifade etti.
GEÇMİŞİN DAYANIŞMASI, BUGÜNÜN MÜCADELESİ
Ayakkabıcılar Çarşısı’nda ortak duygu ise değişim. Esnaf, geçmişteki dayanışma kültürünü özlemle anarken, günümüzde artan maliyetler ve çırak bulma sorunu nedeniyle geleceğe temkinli bakıyor.
Yaklaşık bir asırlık geçmişiyle Aydın’ın ticari belleğinde önemli yer tutan çarşı, ustaların emeği ve aile mirasıyla ayakta kalmaya devam ediyor. Ancak esnafın ortak görüşü net: El sanatları desteklenmez ve yeni nesil teşvik edilmezse, bu köklü çarşı sadece hatıralarda kalabilir. (İREM AKCAN)























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.