AyFm 100.5
  • 8 Şubat 2026, Pazar 11:09

Mahalle dayanışması zincirlere direniyor

Zincir marketlerin hızla çoğaldığı ve küçük esnafın her geçen gün daha fazla zorlandığı günümüzde, mahalle bakkalları ayakta kalma mücadelesini fedakârlık ve güven ilişkisiyle sürdürüyor. 7/24 açık bir mahalle marketinde çalışan Akça ile yaklaşık 20 yıldır bakkallık yapan Reşit Duymuş, zincir marketlere rağmen nasıl ayakta kaldıklarını anlattı. İki esnafın ortak noktası ise mahalle kültürünün hâlâ güçlü olmasıydı.

“BU İŞ FEDAKÂRLIKLA YÜRÜYOR”

Market çalışanı Akça, geçimini bu işten sağladığını ve zincir marketlerle rekabetin her geçen gün zorlaştığını ifade etti. Ayakta kalmanın sırrını fedakârlık olarak tanımlayan Akça, zincir marketlerde bulunmayan insani ilişkilerin kendilerini ayakta tuttuğunu söyledi. “Zincir marketlerde paranız yetmediğinde size yardımcı olacak kimse yok. Ama bizde veresiye defteri var. Bazen gerçekten çok kötü durumda olan insanlar oluyor. Her gün ekmek alan ve parasını ödeyemeyen insanlar var. Biz bunu gönüllü olarak yapıyoruz, patronumuz sağlıyor. Bunları zincir marketlerde bulamazsınız.”

GÜVEN VE 7/24 AÇIK OLMANIN ETKİSİ

Müşterilerin neden hâlâ mahalle marketlerini tercih ettiğine de değinen Akça, güven duygusunun belirleyici olduğunu belirtti. Marketin 7 gün 24 saat açık olmasının özellikle gece saatlerinde büyük avantaj sağladığını dile getirdi. “Geç saatlerde çok fazla tercih ediliyoruz. Gece açık olmak önemli ama gündüzleri de mahalleli bizi tercih ediyor. Çünkü aramızda bir güven var.”

VERESİYE DEFTERİ HÂLÂ YAŞIYOR

Mahalle kültürünün en somut göstergelerinden biri olan veresiye defterinin hâlâ kullanıldığını söyleyen Akça, bu uygulamanın sanıldığından daha yaygın olduğunu belirtti. “Çok fazla diyemem ama mesela 10 kişiden 7’si veresiye kullanıyordur. Kemik bir müşteri kitlemiz var.”

Akça, mahalle kültürü olmasa bakkalların ayakta kalamayacağını vurgulayarak, zincir marketlerin devlet destekleriyle avantajlı olduğunu, küçük esnafın ise bu desteklerden yoksun kaldığını ifade etti.

“MAHALLELİ OLMASA AYAKTA KALAMAZDIK”

Yaklaşık 20 yıldır bakkallık yapan Reşit Duymuş ise mesleğe başlama nedeninin ticaretten çok insanlara faydalı olmak olduğunu dile getirdi. Hizmet etmeyi sevdiğini söyleyen Duymuş, son yıllarda büyük marketler nedeniyle işlerinde ciddi düşüş yaşandığını ancak mahallelinin desteğiyle ayakta kaldıklarını anlattı. “Aslında bu sektörde olmamızın sebebi mahalleliyi memnun etmek. Büyük marketlerden dolayı bir düşüş yaşandı ama sağ olsun mahalleli bizi destekliyor. Şu an onların sayesinde ayaktayız.”

ZİNCİR MARKETLERE TEPKİ

Duymuş, büyük zincir marketlerin il merkezlerinden çıkarılması gerektiğini savunarak, küçük esnafın korunması için özel politikalar üretilmesi gerektiğini ifade etti. “Bu marketlerin il merkezinde bu kadar yoğun olmaması lazım. Sürekli yeni isimlerle yeni marketler açılıyor. Küçük esnaf bu fiyat politikalarıyla baş edemiyor.”

Mahalle bakkallarının avantajının fiyatlardan çok samimiyet olduğunu vurgulayan Duymuş, müşterilerin kendilerini bu nedenle tercih ettiğini söyledi. “Aşırı bir fiyatlandırma yapmıyoruz. Bir de samimiyet var. Mahalleli hizmetimizden memnun. Onlar bizi ayakta tutuyor.”

GELECEK KAYGISI VAR AMA UMUT DA VAR

Her iki esnaf da bakkalların geleceğine dair endişe taşısa da mahalle kültürünün Türkiye’de hâlâ güçlü olduğuna dikkat çekti. Duymuş, 10 yıl sonrası için kaygılı olduğunu ancak mahallelinin desteği sürdüğü sürece mücadeleye devam edeceklerini söyledi. “Mahalleli seni kabul etmezse ayakta duramazsın. Büyük marketler olmasa bu sektör nefes alırdı ama yine de umudumuz mahallede.” (İREM AKCAN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.