• 3 Temmuz 2026, Cuma 15:53

Zayıflama iğnesinde kritik gerçekler

Son yıllarda hızla yayılan ve "zayıflama iğnesi" olarak bilinen ilaçlar, kilo vermek isteyenlerin en çok konuştuğu tedavi yöntemlerinden biri haline geldi. Ancak uzmanlar, bu ilaçların yalnızca estetik kaygılarla kullanılacak ürünler olmadığını, yanlış ve bilinçsiz kullanımın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor.

Aydın'ın Efeler ilçesinde İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Türker Yılmaz, zayıflama iğnelerinin kullanım alanı, etki mekanizması, olası riskleri ve gelecekteki tedavi potansiyeli hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, ilaçların hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayarak, kalıcı kilo kontrolünün temelinde yaşam tarzı değişikliğinin yer aldığını ifade etti.

DİYABET İÇİN GELİŞTİRİLDİ, OBEZİTEDE ÇIĞIR AÇTI

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Türker Yılmaz, halk arasında "zayıflama iğnesi" olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçların geçmişi hakkında bilgi verdi. Yılmaz, bu ilaçların ilk olarak 2005 yılında diyabet tedavisi amacıyla geliştirildiğini, ancak süreç içerisinde kilo kaybı üzerindeki etkilerinin dikkat çekmesiyle obezite tedavisinde de kullanılmaya başlandığını anlattı.

İlaçların zaman içerisinde geliştirildiğini ifade eden Yılmaz, "İlk geliştirilen GLP-1 analoglarının temel amacı diyabet tedavisiydi. Daha sonra kilo verdirici etkilerinin oldukça belirgin olduğu görüldü. Yeni geliştirilen moleküllerle yan etkiler azaltılırken kilo verme başarısı da artırıldı. Bugün hem diyabet hem de obezite tedavisinde etkin şekilde kullanılıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

BİLİNÇSİZ KULLANIM KAS KAYBINA YOL AÇABİLİYOR

Son dönemde sosyal medyanın etkisiyle ilaçlara olan ilginin arttığını belirten Yılmaz, doktor kontrolü olmadan kullanılan tedavilerin önemli riskler taşıdığına dikkat çekti.

Yanlış doz uygulamalarının ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyleyen Yılmaz, "Özellikle yüksek dozlara çok hızlı geçildiğinde ciddi kas kaybı görülebiliyor. Kas kaybına bağlı olarak vücutta sarkmalar oluşabiliyor, kişinin kas gücü belirgin şekilde azalabiliyor. Ayrıca herkese uygun ilaçlar olmadığı için gereksiz kullanım farklı sağlık sorunlarına neden olabiliyor." ifadelerini kullandı.

İŞTAHI BASKILIYOR, TOKLUK SÜRESİNİ UZATIYOR

Zayıflama iğnelerinin etki mekanizmasına da değinen Dr. Yılmaz, ilaçların en önemli özelliğinin kişinin yeme isteğini zihinsel olarak azaltması olduğunu söyledi.

Yılmaz, "Bu ilaçların önceki obezite ilaçlarından en büyük farkı, kişinin iştahını baskılamasıdır. Bunun yanında mide boşalmasını geciktirerek uzun süre tokluk hissi oluştururlar. Bazı yeni moleküller ise yağ yakımını artırarak kilo verme sürecine katkı sağlar." şeklinde konuştu.

HER HASTA İÇİN UYGUN DEĞİL

İlaçların herkes tarafından kullanılmasının doğru olmadığını belirten Yılmaz, bazı hasta gruplarında tedavinin önerilmediğini söyledi.

Gebeler ve emziren anneler üzerinde yeterli bilimsel çalışma bulunmadığını dile getiren Yılmaz, "Bu nedenle gebelerde ve emziren annelerde kullanılmasını uygun görmüyoruz. Ayrıca medüller tiroid kanseri bulunan hastalarda da kullanılmamalıdır. Tedavi öncesinde gerekli tiroid değerlendirmeleri yapılarak risk analizi mutlaka gerçekleştirilmelidir." dedi.

İLACI BIRAKINCA KİLO GERİ GELİR Mİ?

Toplumda en çok merak edilen konulardan birinin de ilacın bırakılması sonrası kilo alımı olduğunu belirten Dr. Türker Yılmaz, bunun yalnızca bu tedaviye özgü olmadığını söyleyerek, "Diyetle, sporla ya da cerrahi yöntemlerle verilen kilolar da yaşam tarzı değişmezse geri alınabilir. Obezite kronik bir hastalıktır. Kalıcı başarı için beslenme alışkanlıklarının ve yaşam biçiminin değiştirilmesi gerekir. Bazı hastalarda tedavinin uzun süre devam etmesi de gerekebilir." ifadelerini kullandı.

İĞNELER HAKKINDA YANLIŞ BİLİNENLER

Kamuoyunda sıkça dile getirilen bazı iddialara da açıklık getiren Yılmaz, özellikle safra taşı ve pankreatit konusundaki yanlış algılara değindi.

Yılmaz, "Safra kesesi taşı oluşumu yalnızca bu ilaçlara bağlı değildir. Hangi yöntemle olursa olsun hızlı kilo veren kişilerde safra taşı riski artabilir. Geçmişte pankreatit konusunda bazı endişeler vardı ancak güncel bilimsel çalışmalar normal toplumla karşılaştırıldığında risk artışı olmadığını ortaya koyuyor." değerlendirmesini yaptı.

GELECEK İÇİN UMUT VERİCİ SONUÇLAR

Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmaların yalnızca kilo kaybına değil, birçok hastalığın önlenmesine yönelik de umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Dr. Türker Yılmaz, ilaçların kullanım alanının giderek genişleyebileceğini söyledi.

Yılmaz, "Son yıllardaki geniş kapsamlı çalışmalar bu ilaçların obeziteye bağlı bazı kanserlerin gelişme riskini azalttığını, kalp krizi ve kalp yetmezliği risklerinde belirgin düşüş sağladığını gösteriyor. Gelecekte uyku apnesi, kalp hastalıkları ve bazı kanser türlerinin tedavisinde de daha yaygın kullanılabileceklerine yönelik oldukça güçlü ve umut verici bilimsel veriler bulunuyor." diye konuştu.

UZMANDAN HEKİM KONTROLÜ UYARISI

Dr. Türker Yılmaz, zayıflama iğnelerinin sosyal medya önerileri ya da kulaktan dolma bilgilerle kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, her hastanın sağlık durumunun farklı olduğunu, tedavi kararının ancak ayrıntılı hekim değerlendirmesi sonrasında verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Uzun vadeli başarı için ilaç tedavisinin tek başına yeterli olmadığını belirten Yılmaz, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve yaşam tarzı değişikliğinin obezite tedavisinin vazgeçilmez unsurları olduğunu sözlerine ekledi (İREM AKCAN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.