• 1 Nisan 2026, Çarşamba 18:35

Aydınlı vatandaş hem doğanın hem bürokrasinin mağduru

Aydın’ın Efeler ilçesinde 1. derece sit alanı içerisinde kalan evler, yağışların ardından meydana gelen toprak kayması nedeniyle yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. İki ev için giriş yasağı getirilirken, vatandaşlar yetki karmaşası nedeniyle çaresiz kaldıklarını dile getirdi.

Olay, Mesudiye Mahallesi 1637 Sokak’ta geçtiğimiz Pazar günü yaşandı. Yoğun yağışların ardından meydana gelen toprak kayması, mahallede korku ve paniğe neden oldu. Kaymanın etkilediği iki ev için giriş yasağı getirilirken, bölgenin arka kısmının askeri alan ve Tralleis Antik Kenti olması nedeniyle iş makinelerinin alana ulaşamadığı öğrenildi.

“NE YIKABİLİYORUZ NE İÇERİ GİREBİLİYORUZ”

Dede yadigarı yarım asırlık evine artık giremediğini belirten Recep Sert (29), yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı:

“Bu toprak kaymasının olduğu yerde yaşayan kişiyim. Bu olay 29 Mart Pazar günü meydana geldi. Bir toprak kayması oluştu. Olaydan 10 dakika önce ben inmiştim zaten. Allah’tan bizde can kaybı, mal kaybı hiçbir şey yok. Yetkililer geldi, ‘Önce buraya istinat duvarı yapacağız, kurtarabiliriz’ dediler. Ardından ertesi gün, yani Pazartesi günü… Şimdi kimsenin günahını almak istemiyorum ama şikayet eden olmuş herhalde, ‘Bizim can ve mal güvenliğimiz yok’ diye. Burası 1974 yılında yapılmış bir ev. Dedem kendi yapmış. Uzun süredir bir şey olmuyordu ama artık hava koşulları ve yağmur nedeniyle kaymalar meydana geliyor. Yetkililer ‘Bu evi yıkın’ dedi. Sonrasında biz de ‘Nasıl yıkacağız?’ dedik. Üç tane kepçeci getirdik, gelen geri döndü ‘Biz burayı yıkamayız’ diye. Çünkü hem can güvenliği yok hem de birinci derece sit alanı olduğu için giremiyorlar. Kepçe oradan da giremiyor. Biz ne yapacağız? Şaşırdık. Bize diyorlar ki ‘Biz yıkarsak 150-200 bin lira alırız.’ Ayrıca ‘Orada çalışanların başına bir şey gelirse sorumlusu sizsiniz’ diyorlar. Biz nasıl yapalım? Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bunları söylemekten utanıyorum. Şu an hiçbir şey yapamıyoruz. Biz bekliyoruz, yetkililer de bekliyor. Yetkililer bizim yıkmamızı bekliyor ama biz nasıl yıkacağız? İçeride eşyalarımız var, onları da alamıyoruz. Girişimiz buradan, görüyorsunuz. Oradan nasıl girip eşyaları alalım? Bize ‘Eşyalarınız bizi ilgilendirmiyor’ diyorlar. Böyle bir şey olur mu? Devlet var, peki nerede? Üç gündür burada bekliyoruz. Onlar da bizim yıkmamızı bekliyor. Kültür Varlıkları’na gittik, ‘Bize böyle bir müracaat yapılmadı, bu şekilde işlem yapılamaz. Çünkü burası sit alanı’ dediler. Sit alanı olduğu için Müze Müdürlüğü ekiplerinin gelmesi ve çevre önlemlerinin alınması gerekiyor.”

“SEÇİMDEN SEÇİME HATIRLANIYORUZ”

Mahalle sakinlerinden Hicret Aydın ise yıllardır aynı sorunları yaşadıklarını belirterek tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

“Bu mahallede oturuyorum. Bizim sorunlarımız hiçbir zaman bitmedi. Evimiz var ama çivi çakamıyoruz. Çatımızı bile onaramıyoruz. Onardığımız anda cezalar yağıyor. Seçim zamanında varız ama seçim bittikten sonra yokuz. Bu insan muamelesi değil. Hep hayvan muamelesi gördük. Gördüğünüz gibi evler yıkılıyor. Biz komşularımızdan rahatsız değiliz, sadece buraya bir el atılsın istiyoruz. Vali, belediye başkanı, kaymakam gelsin, görsün. Ama görmezden geliniyoruz. Hepimiz mağduruz. Komşularımızın evi yağmurdan zarar gördü, dışarıda yatıyorlar. Kimse umursamıyor. Buraya ölü ya da yaralı olmadığı için gelmiyorlar. ‘İlla öleceksiniz, ondan sonra geleceğiz’ deniyor. O zaman biz yaşamayalım. Seçim zamanı da kapımızı çalmasınlar. Böyle bir belediye, böyle bir devlet istemiyoruz. Bir banyo onarmaya kalktık, müzeciler geldi 70 bin lira ceza yazdı. Dış kapının dış mandalı olduk. Buraya bir çözüm istiyoruz. Ya bakım yapılsın ya da eğer burası sit alanıysa bize yer verilsin. Hepimiz başka bir yere taşınalım. 50-60 yıldır bu sıkıntıyı yaşıyoruz.” (ERDAL AYDIN) (SELİME AYDEMİR)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.