Aydın'ın Efeler ilçesindeki balık hali, kış sezonunu geride bırakırken yaz aylarının ilk müjdecisi balıklarla dolmaya başladı. Tezgah başındaki esnaf, hem mevsimin getirdiklerini hem de sektörün kronik sorunlarını dile getirdi.
Efeler ilçesindeki balık halinde mikrofon uzattığımız esnaf, hem tezgâhlardaki güncel durumu hem de balığın yolculuğunu anlattı. Mevsime göre değişen çeşitlilik, fiyatlara yansıyan maliyetler ve deniz şartlarının etkisi, balıkçıların ortak gündemi oldu. Vatandaşa ise net bir mesaj var: “Doğru zamanda doğru balık, en lezzetli tercih.”
NİSAN'DA TEZGAHIN GÖZDE BALIĞI: KOPEZ
Yıllardır balık sektöründe faaliyet gösteren esnaf Ali Mansur, Nisan ayında öne çıkan balıkları sıraladı. Hamsi, sardalya, istavrit ve iri sardalyanın yanı sıra bölgede fazla tanınmayan ancak lezzeti tartışmasız kopeze vurgu yaptı: "Bodrum'un en sevilen balığıdır, bir de Zeki Müren'in en sevdiği balık olarak bilinir," diyen Mansur, şöyle devam etti: "Bodrumlular buna 'lapa' der, biz Aydın yerlileri 'Kopez' deriz. Yaz sezonunda tam yağlı dönemini yaşadığı için tadı çok enfes olur."
Mansur, bu dönemde müşterilerine ayrıca kaya levreği önerdiğini de belirterek yaz aylarında tezgahın değişeceğini aktararak, "Yazın tavuk balığı, levrek, tekir ve özellikle Karadeniz tekiri ön plana çıkacak" dedi.
YAĞMUR LEZZET KATAR, FIRTINA FİYAT ARTIRIR
Son günlerin yağışlı havaları sektörü iki yönlü etkilediğini söyleyen Mansur, konuyu özetleyerek, "Teknecilerimizi olumsuz etkiliyor, yağmur çamur demeden çalışmak zorunda kalıyorlar. Ancak balığın lezzeti açısından ve müşteri memnuniyeti bakımından yağmurlu havalar çok daha iyi. Balığın en lezzetli olduğu, lezzetin doruklarına çıktığı an yağmurlu havalardır" dedi.
Fırtınalı havalarda tablonun farklılaştığını vurgulayan Mansur, "Teknecilerin büyük çoğunluğu denize çıkamıyor, alabora tehlikesi söz konusu. Bu durum arzı düşürüyor, fiyatlar kaçınılmaz olarak yukarı çekiliyor" dedi. Buna karşın esnafın fiyatları olabildiğince düşük tutmaya çalıştığını ifade eden Mansur, "Milletimiz de yesin, milletimiz sayesinde biz de yiyelim" diye konuştu.
150 LİRADAN 250 LİRAYA: FİYAT ARTIŞININ PERDE ARKASI
Geçen sezon 150 liradan başlayan hamsi, sardalya ve istavrit fiyatları, bu yıl 250 lira bandına ulaştı. Akvaryum Deniz Ürünleri'nde 15-16 yaşından bu yana çalışan genç esnaf Osman Ilgar, vatandaşın sık dile getirdiği "İzmir'de 150 lira, sizde neden 250 lira?" sorusunu yanıtlayarak, "Denizden doğrudan vatandaşa sunulan balıkta maliyet düşük olabilir. Ancak Karadeniz'den Aydın'a gelen balığı düşünün; kargo, araç, yükselen mazot maliyetleri var. Üstüne bir de işçi ücretleri, vergiler, kira... Biz bu rakamları istemeyerek koyuyoruz. Amacımız vatandaşın kaliteli ve taze balığa ulaşmasını sağlamak" dedi.
"TEKNECİLER ÇOCUKLARINI BİLE GÖREMEDEN ÇALIŞIYOR"
Ilgar, denizde emek veren balıkçılara dikkat çekti. Teknecilerin fedakarlığını kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirterek "Abilerimiz, dayılarımız, babalarımız çoğu zaman çocuklarını, eşlerini görmeden bu mücadeleyi veriyor. Onlar olmasaydı balık buraya ya hiç gelemezdi ya da çok daha yüksek fiyatlarla gelirdi" dedi.
Ilgar, açıklamalarını çevre bilincine yönelik bir çağrıyla noktaladı: "Kendi kültürümüze, kendi denizlerimize sahip çıkalım. Denizleri kirletmeyelim. Bu balıklar da birer canlı. Hep dışarısı kazanır, içerisi kazanmaz olmasın." (İREM AKCAN)
























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.