Ramazan ayında açık alanlarda düzenlenen toplu yemek organizasyonları tartışma yarattı. TMMOB Aydın İKK, hijyen koşullarına dikkat çekerek binlerce kişiye verilen yemeklerde halk sağlığı riskine karşı uyarıda bulundu. Yapılan açıklamada, " Küçük bir ihmal, binlerce kişiyi etkileyen toplu zehirlenmeye dönüşebilir" ifadelerine yer verildi.
Ramazan ayının gelmesiyle birlikte birçok şehirde olduğu gibi Aydın’da da toplu iftar organizasyonları yapılmaya başladı.
TMMOB Aydın İKK dikkat çeken bir açıklama yaptı. Yapılan değerlendirmede, açık alanlarda düzenlenen geniş katılımlı yemek dağıtımlarının yeterli hijyen önlemleri alınmadan gerçekleştirilmesinin ciddi bir halk sağlığı riski oluşturabileceği vurgulandı.
Yetkililer, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhunu temsil ettiğini hatırlatarak, bu tür etkinliklerin yalnızca organizasyon boyutuyla değil sağlık ve güvenlik açısından da planlanması gerektiğini belirtti. Yapılan açıklamada, kalabalık katılımla gerçekleştirilen açık hava yemek organizasyonlarında bazı temel soruların net şekilde yanıtlanması gerektiği ifade edildi. Özellikle toplu yemek organizasyonları sırasında hijyen zincirinin eksiksiz kurulmasının zorunlu olduğu dile getirildi.
HALK SAĞLIĞI AÇISINDAN RİSKLİ TABLO OLUŞTURUYOR
Bu kapsamda şu konuların önemine dikkat çekildi: Yeterli sayıda el yıkama alanının bulunup bulunmadığı, sürekli akan temiz su ve sabun erişiminin sağlanıp sağlanmadığı, atık ve çöp yönetiminin planlanıp planlanmadığı, yemek dağıtımında görev alan personelin hijyen kontrolü, eldiven kullanımının doğru şekilde uygulanıp uygulanmadığı. Uzmanlara göre, binlerce kişinin aynı anda yemek tükettiği bir ortamda el yıkama imkanının bulunmaması doğrudan halk sağlığı açısından riskli bir tablo oluşturuyor.
"KÜÇÜK BİR İHMAL BİNLERCE KİŞİYİ ZEHİRLEYEBİLİR"
Açıklamada yalnızca yemek dağıtımının değil, hazırlık ve servis sürecinin tamamının titizlikle denetlenmesi gerektiği belirtildi. Yetkililer, yalnızca eldiven takmanın yeterli olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmeyi paylaştı: “Kirli eldivenle yapılan servis hijyen değil, risk üretir. Bir diğer kritik konu da sıcak yemeklerin saatlerce benmari sisteminde bekletilmesidir. Gıda güvenliğinde belirli sıcaklık aralıkları bakteriyel üreme açısından kritik kabul edilir. Eğer sıcaklık sürekli ve doğru şekilde ölçülmüyor, kayıt altına alınmıyor ve denetlenmiyorsa o kazanların içinde risk büyür. Küçük bir ihmal, binlerce kişiyi etkileyen toplu zehirlenmeye dönüşebilir. Yakın zamanda toplu tüketim ürünleri nedeniyle yaşanan vakalar hâlâ hafızalardadır. Tavuk ürünleri, tatlılar ve benzeri gıdalardan kaynaklı rahatsızlık haberleri defalarca gündeme gelmiştir. Bu örnekler ortadayken açık alanda kontrolsüz organizasyon yapmak akıl değil, sorumsuzluktur. Eğer mesele ‘fakir halk yılda bir gün sıcak yemek yesin’ anlayışına indirgenmişse, o yemeğin yaratabileceği sağlık riskini de hesaba katmak zorundasınız. Sosyal yardım; insan onurunu koruyarak, insan sağlığını güvence altına alarak yapılır. Risk üreterek değil” ifadelerine yer verildi.
PLANLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Yetkililer, geçici meydan sofraları yerine daha planlı ve sürdürülebilir çözümlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda sosyal belediyecilik anlayışıyla kurulacak kalıcı merkezlerin daha güvenli olacağı dile getirildi. Önerilen sistemde şu unsurların bulunması gerektiği aktarıldı: Hijyen standartlarına uygun sabit aşevleri, endüstriyel mutfak altyapısı, ayrı hazırlık, servis ve atık alanları, düzenli sıcaklık kontrol sistemi, personel için hijyen eğitimi ve denetim, yeterli sayıda el yıkama istasyonu.
Bu tür yapılar sayesinde hem ihtiyaç sahiplerine düzenli hizmet verilebileceği hem de gıda güvenliği risklerinin en aza indirilebileceği ifade edildi.
Açıklamada, sosyal hizmetlerin yalnızca görünür etkinliklerden ibaret olmadığı, planlama ve bilimsel yaklaşım gerektirdiği belirtildi. Kamu sağlığını ilgilendiren organizasyonlarda tüm süreçlerin şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiği ifade edildi. Ramazan ayında yapılan yardım faaliyetlerinin insan onurunu koruyan ve sağlık güvenliğini önceleyen bir anlayışla yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca bu konuda atılan adımların ve harcanan kamu kaynaklarının yakından takip edileceği de bildirildi. Yetkililer, toplum sağlığını ilgilendiren en küçük ihmale dahi göz yumulmaması gerektiğini belirterek, gerekli durumlarda ilgili denetim mekanizmalarının devreye girmesi için girişimlerde bulunacaklarını ifade etti. (İREM DELİCE)























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.