• 20 Mart 2026, Cuma 11:16

Aydın gündemini karıştıracak açıklama: “Belgeler ortada”

tvDEN’de yayınlanan “Gündem Özel” programında konuşan Eski İçişleri Bakan Danışmanı Harun Haşmet Aysan, Aydın siyasetinde son dönemde yaşanan gelişmeleri, Kuşadası Belediyesi üzerinden yürüyen soruşturmaları, Özlem Çerçioğlu hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz sürecini ve kamuoyunda tartışma yaratan bazı dosyaları değerlendirdi.

Aysan, hem hukuki süreçlerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini hem de kamu vicdanını yaralayan iddiaların açıklığa kavuşturulmasının önem taşıdığını söyledi.

“HUKUKİ SÜRECİN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLUNMALI”

Aysan, gözaltı ve tutuklama kararlarına ilişkin hukuki itiraz yollarının açık olduğunu belirterek, mağdur tarafların da avukatları aracılığıyla sürece müdahil olabileceğini ifade etti. Verilen tutuklama kararlarına itiraz hakkı bulunduğunu hatırlatan Aysan, bu itirazların belirli aralıklarla yenilenebileceğini söyledi.

Sürecin hukuken değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Aysan, “Sonuçları hukuk içinde göreceğiz” mesajı verdi.

“MESELE SADECE BELEDİYEDEKİ HADİSELERLE AÇIKLANAMAZ”

Konuşmasında gelinen noktanın yalnızca Kuşadası Belediyesi’ndeki bazı gelişmelerle açıklanamayacağını savunan Aysan, sürecin arka planında 2023 CHP kurultayı sonrası yaşanan siyasi kırılmaların bulunduğunu öne sürdü.

Aysan, Özlem Çerçioğlu’nun kurultay sürecinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında, Ömer Günel’in ise Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel çizgisinde yer aldığını belirterek, kurultay sonrası CHP içinde dengelerin değiştiğini söyledi. Bu değişimin Aydın’daki siyasi ilişkileri de etkilediğini ifade eden Aysan, özellikle Büyükşehir adaylığı tartışmalarının o dönemde ciddi bir kırılma yarattığını ileri sürdü.

“ÖMER GÜNEL ADAYLIK ŞANSI VARKEN KUŞADASI’NDA KALMAYI TERCİH ETTİ”

Aysan, CHP’de adaylık sürecinin şekillendiği dönemde Ömer Günel’in farklı bir siyasi pozisyona geçme ihtimali bulunduğunu ancak bunu tercih etmediğini söyledi. Günel’in Kuşadası’nda devam etmek istediğini öne süren Aysan, buna rağmen seçim sürecinde parti içinde bazı çevrelerin Kuşadası Belediyesi’nin kazanılmasını istemediğini iddia etti.

Aysan, “Buna rağmen hem Özlem Hanım hem Ömer Bey seçildi. Ancak sonrasında yıldızlar barışmadı” diyerek iki isim arasındaki siyasi mesafenin devam ettiğini savundu.

410 HEKTARLIK ALAN VE “İMAR RANTI” TARTIŞMASI

Programda 2024 yılında Kuşadası’nda gündeme gelen imar düzenlemesi de konuşuldu. Aysan, kamuoyuna “imar rantı” olarak yansıtılan 410 hektarlık alanla ilgili kararın gerçekte bu gerekçeyle alınmadığını söyledi.

Aysan’ın aktardığına göre, 13 Haziran 2024 tarihli meclis kararında, teklifin mevcut nazım plan kararlarına uygun olmadığı, plan değişikliği gerektiği ve ilgili kurum görüşlerinin tamamlanmadığı gerekçeleriyle talep uygun bulunmadı. Aysan, karar metninde “imar rantı” ifadesinin yer almadığını savunarak, daha sonra bu olayın kamuoyuna farklı biçimde sunulduğunu öne sürdü.

Bu kararın ardından tarafların bir araya gelerek birlikte görüntü vermesini de hatırlatan Aysan, yaşanan tartışmanın daha sonra siyasi bir zemine taşındığını ileri sürdü.

“SORUŞTURMALAR YAPILABİLİR, HUKUKUN GEREĞİ NEYSE O YAPILMALI”

Kuşadası Belediyesi’ne yönelik ihale ve imar incelemelerine de değinen Aysan, müfettiş incelemelerinin yapılmasının doğal olduğunu söyledi. Kamu görevi kullananlar açısından bir hata varsa bunun soruşturulacağını ve yargı önüne taşınacağını belirten Aysan, “Yanlış varsa hukuk gereğini yapar” dedi.

Bununla birlikte bazı dosyaların gelişim biçimine ilişkin soru işaretleri bulunduğunu savunan Aysan, özellikle yerel ölçekte başlayan bazı iddiaların İstanbul merkezli daha geniş soruşturmalara bağlanmasının dikkat çekici olduğunu ifade etti.

“OLAY KUŞADASI’NDA OLDUYSA SORUŞTURMA DA BURADA YÜRÜMELİYDİ”

Aysan, Kuşadası’nda yaşandığını söylediği bazı olaylara ilişkin soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı üzerinden ilerletilmesini eleştirdi. Olayın mahallinin Kuşadası olduğunu belirten Aysan, bu nedenle soruşturmanın esasen yerel yargı çevresinde yürütülebileceğini savundu.

Geçmişte Didim ve Kuşadası’na ilişkin ihale dosyalarında yetkisizlik kararları verildiğini ve dosyaların ilgili yargı çevrelerine gönderildiğini hatırlatan Aysan, benzer yöntemin burada da uygulanabileceğini söyledi.

“ÇAĞRILSA GİDERDİ, TUTUKLAMA YERİNE TUTUKSUZ YARGILAMA ESAS OLMALIYDI”

Ömer Günel’e ilişkin süreçte gözaltı ve tutuklama kararlarını da değerlendiren Aysan, seçilmiş bir belediye başkanının çağrıldığında ifade vermeye gideceğini savundu. Günel’in hukukçu kimliğine dikkat çeken Aysan, kaçma şüphesi bulunmadığını öne sürdü.

Aysan, “Suçlu olan kaçar, suçsuz olan gider ifadesini verir” diyerek, tutuksuz yargılamanın esas olması gerektiğinisöyledi. Bayram arifesinde alınan kararların kamuoyunda ayrıca tartışma yarattığını da ifade etti.

“BERAAT KARARINA KARŞI TEMYİZ BAŞVURUSU YAPILDI”

Programda, Özlem Çerçioğlu hakkında verilen beraat kararına karşı yapılan temyiz başvurusu da ele alındı. Dosyayı yıllardır takip ettiğini belirten Aysan, sürecin başından bu yana konuya hakim olduğunu söyledi.

Aysan, dosyada MASAK raporlarının, HTS kayıtlarının, ihale süreçlerindeki parasal ilişkilerin ve çeşitli iddianamelerin bulunduğunu ifade ederek, beraat kararında bu delillerin yeterince dikkate alınmadığını savundu.

Mahkemenin daha çok üç kişilik bilirkişi raporunu esas aldığını ileri süren Aysan, söz konusu raporların yalnızca ihale sürecinin şekli yönüne baktığını, firmalar arasındaki ilişki ağını ve parasal bağlantıları açıklamakta yetersiz kaldığını öne sürdü.

“MASAK RAPORLARI VE SAHTE TEKLİF İDDİALARI GÖZ ARDI EDİLDİ”

Aysan, dosyada yer alan bazı önemli iddiaların karar sürecinde dikkate alınmadığını söyledi. Bunlar arasında, bir kamu görevlisine para aktarımı iddiası, bazı firmalar arasındaki mali bağlantılar ve bir firma sahibinin “bu teklif bana ait değil, imza ve kaşe benim değil” yönündeki beyanlarının bulunduğunu anlattı.

Bu tür iddiaların özel evrakta sahtecilik ve ihaleye fesat karıştırma gibi başlıklar açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini savunan Aysan, buna rağmen bunların yeterince incelenmediğini ileri sürdü.

“SAYIŞTAY RAPORLARI VE EMSAL KARARLAR DA VARDI”

Aysan, benzer ihalelerle ilgili Sayıştay raporlarının bulunduğunu ve bazı belediyelerde verilen mahkumiyet kararlarının emsal niteliği taşıdığını söyledi. Bu unsurların da dosyada yer aldığını belirten Aysan, buna rağmen kararda bunların etkili olmadığını savundu.

Mahkeme kararına saygı duyduğunu ifade eden Aysan, ancak kararın kamu vicdanında tam karşılık bulmadığını söyledi.

“BU MESELE PARTİ DEĞİŞTİRME TARTIŞMASINA İNDİRGENMEMELİ”

Kamuoyunda bazı çevrelerde “siyasi pozisyon değişikliği ile dosyaların seyrinin değiştiği” yönünde yorumlar yapıldığını söyleyen Aysan, bu tür değerlendirmelere doğrudan katılmadığını belirtti. Cumhurbaşkanı’nın yargıya talimat verdiği yönündeki iddialara inanmadığını vurgulayan Aysan, hukuk sisteminde hata yapılabileceğini ancak bunun siyasi komplo diliyle açıklanmaması gerektiğini söyledi.

Aysan, Türkiye’de geçmişte yargı teşkilatında çok ciddi yapısal sorunlar yaşandığını hatırlatarak, sistemin ancak temizlene temizlene güçlenebileceğini ifade etti.

BAKİ NUGAY’IN İFADESİYLE İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME

Programda daha sonra, Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasında örgüt yöneticisi olduğu öne sürülen Baki Nugay’ın ifadesi de gündeme geldi. Aysan, bu ifadede Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Seyhan Belediyesi’ne ilişkin dikkat çekici iddiaların yer aldığını öne sürdü.

Aysan’ın aktardığına göre Nugay, hak ediş ödemelerini almakta zorlandığını, ödeme süreçlerinde para talep edildiğini ve bazı ödemeleri çeşitli kişiler aracılığıyla yaptığını iddia etti. Aysan, aynı ifade sonrası Seyhan Belediyesi ile ilgili adli sürecin ilerlediğini, ancak Aydın cephesinde benzer bir gelişmenin yaşanmadığını savunarak kamuoyunda bunun “çifte standart” olarak algılandığını söyledi.

“KAMU VİCDANINDA SORU İŞARETİ OLUŞTU”

Aysan, Kuşadası merkezli bir dosyada tutuklama sürecinin işletildiğini, buna karşılık başka bir dosyada çok daha ağır iddialar bulunmasına rağmen aynı tabloyun ortaya çıkmadığını belirterek, bunun toplumda adalet duygusunu zedelediğini söyledi.

“Ben alan değilim, veren değilim, aracı da değilim; sadece ortaya çıkan ifadeler ve belgeler üzerinden konuşuyorum” diyen Aysan, kamu vicdanının en çok bu noktada rahatsız olduğunu ifade etti.

ESKİ HASTANE ARAZİLERİ İÇİN ÇAĞRI: “YEŞİL ALAN OLSUN”

Programın sonunda Aydın’daki eski devlet hastanesi arazilerinin satılmasına ilişkin kararı da değerlendiren Aysan, 55 dönümlük eski Aydın Devlet Hastanesi ile 13 dönümlük eski Çine Devlet Hastanesi alanlarının satış yerine halkın kullanımına açılmasını istedi.

Bu alanların yeşil alan, spor alanı ve sosyal yaşam alanı olarak değerlendirilmesinin daha doğru olacağını dile getiren Aysan, şehir merkezlerinde kamusal nefes alanlarının korunmasının önemine dikkat çekti.

“TUTUKSUZ YARGILAMA ESAS OLMALI”

Konuşmasının sonunda yeniden hukuk devleti vurgusu yapan Aysan, soruşturmaların olayın yaşandığı yerde yürütülmesi, delillerin dikkatle değerlendirilmesi ve tutuksuz yargılamanın temel ilke olarak benimsenmesi gerektiğini söyledi.

Aysan, “Suçluysa cezası, suçsuzsa beraatı verilmeli. Önemli olan terazinin doğru tutulması” diyerek sözlerini tamamladı. (SELİME AYDEMİR)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.