AyFm 100.5
  • 14 Şubat 2026, Cumartesi 10:38

“Deprem, bürokrasi ve ilaç gerçeği”

tvDEN ekranlarında yayınlanan Kuş Bakışı programında hukukçu ve sosyolog Zekâ Savaşlar, hem sağlık alanındaki bilimsel gelişmeleri hem de 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan süreci kapsamlı şekilde değerlendirdi. Programda yapay zekâ destekli tıbbi keşiflerden ilaç şirketlerine yönelik tartışmalara, deprem sonrası organizasyon eksikliklerinden meslek odalarına kadar birçok başlık ele alındı. Savaşlar, özellikle gönüllü sivil savunma sisteminin yeniden kurulması gerektiğini vurgularken, bürokrasi ve meslek odalarına yönelik sert eleştirilerde bulundu.

SAĞLIKTA YENİ KEŞİFLER VE “İLAÇ KARTELLERİ” TARTIŞMASI

Programına olumlu bir gelişmeyle başladığını belirten Savaşlar, yapay zekâ ve algoritmaların sağlık alanında çığır açtığını ifade etti. Başta Aziz Sancar olmak üzere bilim insanlarının kanser ve benzeri hastalıklar üzerine önemli adımlar attığını söyledi. Beyin tümörleri başta olmak üzere pankreas ve kolon kanseri gibi ölümcül hastalıklarda tedavi umutlarının arttığını aktaran Savaşlar, geçmişte yalnızca teşhis konulabildiğini, bugün ise tedavi kapısının aralandığını dile getirdi.

Geçmiş salgınları hatırlatan Savaşlar, Avrupa’daki büyük veba salgınlarından İspanyol gribine kadar tarihte milyonlarca insanın hayatını kaybettiğini söyledi. Aşıların bulunmasıyla çiçek, kuduz, tifo ve verem gibi hastalıkların kontrol altına alındığını vurguladı.

Ancak burada dikkat çeken bir tartışmaya da değindi. “İlaç kartelleri bu buluşların hayata geçmesini engelliyor olabilir mi?” sorusunu gündeme taşıyan Savaşlar, bunun bir komplo teorisi olarak görülebileceğini ancak küresel ölçekte büyük ilaç şirketlerinin ekonomik çıkarlarının bu süreçte etkili olabileceğini ima etti. Teknolojik dönüşümlerin eski sektörleri tasfiye ettiğini belirterek semerciler, nalbantlar ve matbaa örneklerini verdi. Yeni icatların eskisini piyasadan sildiğini, dolayısıyla sağlıkta da benzer bir dönüşümün kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

6 ŞUBAT DEPREMLERİ: ORGANİZASYON EKSİKLİĞİ VURGUSU

Şubat ayının gelmesiyle birlikte 11 ili etkileyen büyük depremin acılarının yeniden hatırlandığını söyleyen Savaşlar, felaketin yalnızca bölgeyi değil tüm Türkiye’yi ekonomik ve sosyal olarak etkilediğini dile getirdi.

Deprem sonrası en çok tartışılan konuların başında askerin ilk saatlerde sahada olmaması geldiğini belirten Savaşlar, valilerin kanunen askeri birlikleri göreve çağırma yetkisi bulunduğunu ancak müdahalenin geciktiği yönünde eleştiriler olduğunu söyledi.

Organizasyon eksikliklerine de değinen Savaşlar, geçmişte uygulanan milli seferberlik ve sivil savunma sisteminin kaldırılmasının büyük boşluk oluşturduğunu savundu. Mahalle bazlı gönüllü ekiplerin yeniden kurulması gerektiğini ifade ederek, “Sadece AFAD ile bu iş olmaz. 40 yaş altı gönüllüler eğitim almalı ve afet anında resen göreve başlamalı” dedi.

Depremin ekonomik etkilerine de dikkat çeken Savaşlar, yaklaşık 150 milyar dolarlık bir maliyetten söz edildiğini ve bunun enflasyonu tetiklediğini belirtti. İnşaat sektöründe iş gücünün deprem bölgesine kaymasıyla ülke genelinde ücretlerin yükseldiğini, bunun da zincirleme etki yarattığını anlattı.

Deprem üzerinden siyaset yapılmasını ise doğru bulmadığını vurgulayan Savaşlar, “Bu milli bir meseledir, oy devşirme aracı yapılmamalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

MESLEK ODALARINA SERT ELEŞTİRİ

Programın son bölümünde meslek odalarına yönelik eleştiriler dikkat çekti. Savaşlar, birçok odanın işlevini yitirdiğini ve vatandaş üzerinde mali yük oluşturduğunu savundu.

Elektrik mühendisleri üzerinden örnek veren Savaşlar, iki taraf arasında yapılan sözleşmeye odaların müdahil olup onay için ücret talep etmesini eleştirdi. Bu uygulamaların bürokratik engel yarattığını söyledi.

Geçmişte ehliyet yenileme işlemlerinde şoförler odasına zorunlu yönlendirme yapıldığını hatırlatarak, bunun kaldırılmasının doğru bir adım olduğunu ifade etti. Bürokrasi içinde vatandaşın aleyhine işleyen yapıların devlete olan güveni zedelediğini dile getirdi.

Serbest piyasa vurgusu yapan Savaşlar, fiyat belirleme ve narh uygulamalarının kaliteyi düşürdüğünü, rekabetin engellendiğini savundu. Meslek odalarının seçim süreçlerinde hizmetten çok menfaat yarışının öne çıktığını öne sürdü.

“DEVLET VATANDAŞI KOLAYLAŞTIRMALI”

Konuşmasının sonunda devlet yönetiminde kolaylaştırıcı anlayışın esas olması gerektiğini vurgulayan Savaşlar, bürokratik yüklerin azaltılmasını istedi. Afet hazırlığından meslek odalarına kadar pek çok alanda reform çağrısı yapan Savaşlar, toplumun devlete olan aidiyet duygusunun korunmasının önemine dikkat çekti. (İREM AKCAN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.