AyFm 100.5
  • 12 Şubat 2026, Perşembe 11:43

Aile hekimlerinin sorunları masaya yatırıldı

tvDEN ekranlarında Hazal Bayık’ın sunduğu Sağlık Vakti programının konuğu, Türkiye Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Dr. Taner Balbay oldu. Programda aile hekimliği sisteminin mevcut durumu, fiziki altyapı sorunları, performans sistemi, sağlıkta şiddet, aşı karşıtlığı ve koruyucu hekimliğin geleceği masaya yatırıldı. Balbay, sistemin “çökmüş değil ancak karmaşık ve sürdürülebilirlik açısından riskli bir noktada” olduğunu vurguladı.

“SISTEM ÇÖKMEDI AMA KARMAŞIK”

Dr. Taner Balbay, iki dönem Aydın Aile Hekimleri Derneği başkanlığı yaptığını, Ekim ayından bu yana da Türkiye genelinde 80 ilde örgütlü yapıya sahip federasyonun genel başkanlığını yürüttüğünü belirtti. 30 bine yakın aile hekimini temsil ettiklerini söyleyen Balbay, aile hekimliği sisteminin 2006’da pilot olarak başladığını, 2010’dan itibaren ise tüm Türkiye’de uygulamaya geçtiğini hatırlattı.

Aile hekimliğinin temel amacının bireye dayalı, doğumdan ölüme kadar koruyucu sağlık hizmeti sunmak olduğunu ifade eden Balbay, sistemin ilk yıllarda belirli hedefler doğrultusunda iyi ilerlediğini ancak fiziki altyapı eksikliklerinin giderilemediğini söyledi. “Aile hekimliği çökmüş değil. Bu çok afaki bir ifade olur. Ama sistem karmaşık bir hale geldi ve çözülmesi zorlaştı” diyerek sürecin sahadaki hekimlerle istişare edilerek yeniden düzenlenmesi gerektiğini dile getirdi.

SANAL ASM’LER VE KIRA ÇIKMAZI

Programda en dikkat çeken başlıklardan biri “sanal” aile hekimliği birimleri oldu. Balbay, fiziki binası olmayan, aile hekimlerinin kendi imkanlarıyla kiralayıp hizmet verdiği birimlerin sayısının azalmadığı gibi arttığını belirtti.

Devletin cari gider adı altında ödeme yaptığını ancak artan enflasyon karşısında bu ödemelerin yetersiz kaldığını söyleyen Balbay, özellikle büyükşehirlerde kira krizinin ciddi boyutlara ulaştığını anlattı. Aile hekimlerinin ev sahipleriyle karşı karşıya kaldığını, fahiş kira artışları ve tahliye davalarıyla mücadele etmek zorunda kaldıklarını ifade etti.

Balbay, yeni birimler açılmadan önce fiziki altyapının devlet tarafından hazırlanması ve binaların kamu eliyle oluşturulması gerektiğini vurguladı.

DEPREM BÖLGESINDE TABLO AĞIR

Federasyon yönetimi olarak 6 Şubat depremlerinin ardından bölgeyi ziyaret ettiklerini belirten Balbay, Hatay başta olmak üzere birçok ilde aile sağlığı merkezlerinin hâlâ konteynerlerde hizmet verdiğini söyledi.

Yıkılan onlarca merkezden yalnızca birkaçının yeniden inşa edildiğini dile getiren Balbay, yeni yerleşim alanları planlanırken aile sağlığı merkezlerinin hesaba katılmadığını ifade etti. Bunun hem çalışanların hem de vatandaşların psikolojisini olumsuz etkilediğini belirtti.

PERFORMANS SISTEMI VE GELIR BELIRSIZLIĞI

Aile hekimlerinin gelir yapısına da değinen Balbay, ücretlerin yaklaşık yüzde 65’inin performans ve teşvik kalemlerinden oluştuğunu, temel maaş oranının ise düşük kaldığını söyledi.

“Hiçbir aile hekimi bir sonraki ay ne kadar ücret alacağını bilmiyor” diyen Balbay, son bir yıl içinde aile hekimine başvurmayan hastalar nedeniyle ücret kesintisi yapılmasının adil olmadığını savundu. Ulaşılamayan ya da gelmeyen hastalar yüzünden hekimin gelir kaybı yaşamasının motivasyonu düşürdüğünü belirtti.

Ayrıca hasta memnuniyet anketlerinin de performans kriteri haline getirilmesini eleştiren Balbay, uygunsuz rapor ya da ilaç taleplerine olumsuz yanıt veren hekimlerin bu nedenle düşük puan alabildiğini ifade etti.

“SAĞLIKTA ŞIDDET KATALOG SUÇ OLMALI”

Sağlıkta şiddetin aile hekimlerinin en önemli gündem maddelerinden biri olduğunu söyleyen Balbay, aile sağlığı merkezlerinde güvenlik personeli bulunmadığını hatırlattı.

Şiddet olaylarında çoğu zaman saldırganların tutuksuz yargılandığını belirten Balbay, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin katalog suç kapsamına alınması gerektiğini savundu. Ayrıca şiddet uygulayan kişilere belirli süre sağlık hizmeti kısıtlaması getirilmesi önerisini de ilettiklerini açıkladı.

AŞI REDDI TEHLIKESI BÜYÜYOR

Programda aşı karşıtlığı da geniş yer buldu. Balbay, özellikle çocukluk çağı aşılarında artan red oranlarının ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Kızamık aşı oranlarının bazı bölgelerde yüzde 95’in altına, hatta yüzde 85’lere düştüğünü belirten Balbay, bunun salgın riskini artırdığını ifade etti.

Aşı reddinin bireysel değil toplumsal bir mesele olduğunu vurgulayan Balbay, kamu spotları ve bilinçlendirme kampanyalarının artırılması gerektiğini söyledi. HPV aşısının da ücretsiz ulusal aşı takvimine alınması gerektiğini belirterek koruyucu hekimliğin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

“BIRINCI BASAMAK SAĞLIK SIGORTASIDIR”

Balbay, birinci basamağın güçlü olması halinde ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerindeki yoğunluğun azalacağını ifade etti. Aile hekimlerinin yalnızca hasta bakan değil, kronik hastalık takibi, aşılama ve koruyucu hizmet sunan temel sağlık aktörleri olduğunu söyledi.

Günde 70-100 arası hasta bakmak zorunda kalan hekimlerin kronik hastalara yeterli süre ayırmakta zorlandığını belirten Balbay, koruyucu sağlık hizmetlerine daha fazla bütçe ayrılması gerektiğini kaydetti. 2026 verilerine göre sağlık bütçesinin yalnızca yüzde 27’sinin birinci basamağa ayrıldığını hatırlattı.

SIGARA ILE MÜCADELEDE YENI DÖNEM

Programın sonunda sigarayla mücadeleye de değinen Balbay, aile sağlığı merkezlerinde sigara bırakma poliklinikleri açılacağını ve aile hekimlerinin bu konuda eğitim aldığını söyledi. Tütünle mücadelenin yalnızca yasaklarla değil, birinci basamağın aktif katılımıyla başarıya ulaşacağını ifade etti.

“MÜCADELE DE MÜZAKERE DE EDECEĞIZ”

Dr. Taner Balbay, federasyon olarak hem mücadele hem müzakere yolunu benimsediklerini belirterek Sağlık Bakanlığı ile diyalog kanallarının açık olduğunu söyledi.

Aile hekimliği sisteminin güçlendirilmesi, fiziki altyapının tamamlanması, performans sisteminin adil hale getirilmesi ve sağlıkta şiddetin önlenmesi çağrısında bulunan Balbay, “Bu ülkenin sağlığı için birinci basamağı ayakta tutmak zorundayız” mesajını verdi. (İREM AKCAN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.