tvDEN ekranlarında Hazal Bayık’ın sunduğu Sağlık Vakti programına konuk olan Diş Hekimi Samet Arda Altınyürek, diş hekimliğinde yapay zekâ ve dijital teknolojilerin geldiği noktayı tüm yönleriyle anlattı. Aydın’da 8 yıldır kendi muayenehanesinde hizmet verdiğini, son bir yıldır da Biosmile Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği’nin kurucu ortakları arasında yer aldığını belirten Altınyürek, “Günümüzü genellikle diş hekimliğinin uygulama kısmıyla harcıyorken, artık işin dijital kısmıyla da yoğun şekilde meşgul olmaya başladık” diyerek sektördeki dönüşüme dikkat çekti.
Program boyunca yapay zekânın tanıdan tedavi planlamasına, implant cerrahisinden gülüş tasarımına kadar uzanan etkileri ele alındı.
TANI VE TEŞHİSTE YAPAY ZEKÂ DESTEĞİ
Altınyürek, diş hekimliğinde yapay zekânın ilk olarak tanı ve teşhis süreçlerinde etkili olduğunu belirtti. Özellikle röntgen analizlerinde yapay zekânın hekimlere önemli bir rehberlik sunduğunu ifade ederek, çekilen görüntülerde kök problemleri, sinir hatları ve olası riskli bölgelerin daha net tespit edilebildiğini söyledi.
Ağız içi tarayıcılarda yapay zekâ desteğinin ölçü kalitesini artırdığını dile getiren Altınyürek, geçmişte ölçü alınırken dil ve yanak gibi hareketli dokuların görüntüye girmesi nedeniyle sorun yaşandığını, ancak artık yapay zekânın bu dokuları algılayıp görüntüden ayıklayabildiğini aktardı. Bu sayede ölçü alma süresinin kısaldığını ve daha net sonuçlar elde edildiğini vurguladı.
Yapay zekânın artık yalnızca teşhisle sınırlı kalmadığını, gülüş tasarımı gibi estetik planlamalarda da aktif rol aldığını belirten Altınyürek, hastalara tedavi başlamadan önce final görüntünün gösterilebildiğini ifade etti. Bu durumu “Bilimsel bir tedavinin öngörülebilir olması gerekir. Yapay zekâ bu öngörülebilirliği güçlendiriyor” sözleriyle özetledi.
YAPAY ZEKÂ HEKİMİN YERİNİ ALIR MI?
Programda en çok merak edilen konulardan biri de yapay zekânın hekimlerin yerini alıp alamayacağı oldu. Altınyürek, bu konuda net bir duruş sergileyerek yapay zekânın bir destek aracı olduğunu söyledi. Pratisyenlik ve klinik tecrübe gerektiren alanlarda yapay zekânın hekimin yerini almasının mümkün olmadığını belirtti; ancak değerlendirmeleri güçlendiren, hata payını azaltan ve planlamayı kolaylaştıran bir sistem olduğunun altını çizdi.
REHBERLİ İMPLANT CERRAHİSİ
Altınyürek, rehberli implant cerrahisinin dijital diş hekimliğinin en önemli kazanımlarından biri olduğunu vurguladı. Hastanın daha koltuğa oturmadan implantların hangi konuma yerleştirileceğinin planlandığını belirterek, son protezin en baştan tasarlanabildiğini söyledi.
Rehberli implantların hata payını azalttığını, vida çıkış konumlarının önceden planlanabildiğini ve estetik açıdan daha öngörülebilir sonuçlar sunduğunu ifade etti. Ayrıca bu yöntemin implant yapılması riskli görülen bazı hastaları da uygulanabilir seviyeye taşıdığını dile getirdi.
Ağrısız ve kanamasız implant söylemlerine de değinen Altınyürek, hekimliğin esas amacının ağrıyı yönetmek olduğunu, tamamen ağrısız bir süreç vaadinin gerçekçi olmadığını söyledi.
DİJİTAL TEKNOLOJİLER VE 3 BOYUTLU PLANLAMA
Dijital diş hekimliğinin en büyük avantajının verilerin üç boyutlu olarak kaydedilmesi olduğunu belirten Altınyürek, 15 yıl boyunca bulutta saklanabilen veriler sayesinde hastaların geçmiş kayıtlarına kolaylıkla ulaşılabildiğini anlattı.
Ağız içi tarayıcıların hem muayene hem hasta iletişimi açısından büyük kolaylık sağladığını, hastanın sorunlu bölgesini görsel olarak anlayabildiğini ifade etti. 3D yazıcılarla hastaya olması gereken diş boyunun ve yüz yüksekliğinin somut şekilde gösterilebildiğini belirtti.
Bu süreci navigasyona benzeten Altınyürek, her hastanın farklı bir yolculuk olduğunu ve dijital planlamanın en kısa ve güvenli yolu sunduğunu söyledi.
MALZEME KALİTESİ VE GÜVEN SORUNU
Programda sektörel sorunlara da değinen Altınyürek, özellikle yatırım odaklı açılan kliniklerde maliyet kaygısının malzeme kalitesini etkileyebildiğini ifade etti. Hastalara implant markasını ve menşeini mutlaka araştırmalarını önerdi. Uzun yıllardır piyasada olan firmalarla yeni ve denetimsiz ürünlerin aynı standartta olamayacağını vurguladı.
Kalitesiz malzemelerin uzun vadede kemik kaybı, diş kaybı ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
DİŞ BEYAZLATMA VE KARBONAT UYARISI
Son dönemde popüler olan karbonatlı ve kömürlü diş macunlarına karşı da uyarılarda bulunan Altınyürek, bu ürünlerin aşındırıcı oranlarının yüksek olduğunu ve diş minesinde mikro çatlaklara neden olabildiğini söyledi. Kısa vadede beyazlık sağlasa da uzun vadede hassasiyet ve daha hızlı lekelenmeye yol açabileceğini belirtti.
Beyazlatma işlemlerinin hekim kontrolünde yapılması gerektiğini, internetten alınan boyalar ve bilinmeyen ürünlerden uzak durulması gerektiğini vurguladı.
ERKEN MÜDAHALE HAYAT KURTARIR
Altınyürek, diş tedavisinin ertelenmemesi gerektiğini özellikle vurguladı. Diş problemlerinin kendiliğinden gerilemeyeceğini, küçük bir sorunun zamanla büyüyerek ciddi enfeksiyonlara ve diş kaybına yol açabileceğini ifade etti.
Çocuklarda ilk diş çıktığında muayene önerdiğini, yetişkinlerde ise en geç 6 ayda bir rutin kontrol yapılması gerektiğini söyledi.
Programın sonunda Altınyürek, tedavide fiyat-performans dengesinden çok sürecin bilimsel altyapısına ve kullanılan malzemelere dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Hastaların güvenmedikleri bir yerde tedaviye başlamamaları gerektiğini, uzun sürse bile doğru planlanmış bir tedavinin tercih edilmesinin önemli olduğunu söyledi.
Dijitalleşmenin hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Altınyürek, yapay zekâ destekli sistemlerin diş hekimliğinde standardizasyonu artırdığını, öngörülebilir ve tekrarlanabilir tedavilerin önünü açtığını ifade etti. (İREM AKCAN)























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.