AyFm 100.5
  • 4 Şubat 2026, Çarşamba 14:56

Uzmanlardan net mesaj: Hareket etmeyen kaybeder

tvDEN ekranlarında Hazal Bayık’ın sunduğu Sağlık Vakti programına konuk olan Medinova Hastanesi'nde görev yapan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanları Prof. Dr. İlhan Özkan ve Prof. Dr. Öner Şavk, diz ve kalça eklemlerinde kireçlenme olarak bilinen artroz hastalığını tüm yönleriyle ele aldı. Programda kireçlenmenin nedenlerinden belirtilerine, ameliyatsız tedavilerden robotik protez cerrahisine kadar birçok başlık ayrıntılarıyla değerlendirildi. Uzmanlar, doğru zamanda yapılan cerrahinin hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde artırdığını vurguladı.

“KİREÇLENME BİR GÜNDE OLMAZ”

Programda konuşan Prof. Dr. Öner Şavk, kireçlenmenin ani gelişen bir hastalık olmadığına dikkat çekerek, bunun yıllar içinde ilerleyen bir süreç olduğunu ifade etti. Şavk, eklemlerdeki bozulmanın tıbbi olarak artroz olarak adlandırıldığını, özellikle diz ve kalça gibi yük taşıyan eklemlerin bu durumdan daha fazla etkilendiğini belirtti.

Kireçlenmenin en önemli nedeninin yaş olduğunu dile getiren Şavk, bunun yanında geçirilmiş kırıklar, çıkıklar, romatizmal hastalıklar, doğuştan eklem bozuklukları ve eklemlerin yanlış kullanımı gibi etkenlerin de hastalığı hızlandırdığını söyledi. Yaşla birlikte eklem kıkırdağının yıprandığını ifade eden Şavk, bu sürecin kaçınılmaz olduğunu ancak doğru tedavilerle yavaşlatılabildiğini aktardı.

“ASLINDA KİREÇ YOK”

Prof. Dr. İlhan Özkan ise toplumda yaygın olan “dizdeki kireçler temizlenecek mi?” sorusunun yanlış bir algıya dayandığını belirtti. Özkan, kireçlenmenin adının yanıltıcı olduğunu, eklem içinde gerçek anlamda bir kireç birikimi olmadığını vurguladı.

Özkan, eklemlerin üzerinin kıkırdak dokuyla kaplı olduğunu, bu kıkırdağın zamanla aşınarak kaybolduğunu ve kemiğin açığa çıktığını ifade etti. Bu durumun hastalarda ağrı, hareket kısıtlılığı ve fonksiyon kaybına yol açtığını belirten Özkan, “kıkırdak hasarının geri dönüşünün olmadığını” özellikle vurguladı.

“AĞRI İLK VE EN ÖNEMLİ SİNYAL”

Uzmanlar, hastaların büyük çoğunluğunun kliniklere ağrı şikâyetiyle başvurduğunu belirtti. Başlangıçta katlanılabilir düzeyde olan ağrıların zamanla arttığı, yürüyüş mesafesini kısalttığı ve ilerleyen evrelerde istirahat halinde ve gece uykuda bile hissedildiği aktarıldı.

Prof. Dr. Şavk, hastaların sıkça “ağrı değil, acı” şeklinde tarifte bulunduğunu ancak bunun klinik açıdan aynı anlama geldiğini ifade ederek, bu belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

“AMELİYATSIZ TEDAVİLER GECİKTİRİR”

Programda erken evrede uygulanabilen tedavi yöntemlerine de değinildi. Uzmanlar; ilaç tedavileri, eklem içi enjeksiyonlar, kilo verme, yaşam tarzı değişiklikleri ve fizik tedavinin hastalığın ilerlemesini yavaşlattığını ancak tamamen iyileştirmediğini vurguladı.

Prof. Dr. Özkan, özellikle kilo faktörüne dikkat çekerek, diz ekleminin verilen her 10 kiloyu yürürken yaklaşık 3-4 katı yük olarak algıladığını söyledi. Kasların güçlendirilmesinin de eklemlere binen yükü azalttığını belirtti.

“DOĞRU ZAMANLAMA ÇOK ÖNEMLİ”

Uzmanlar, hastaların protez ameliyatını gereğinden fazla ertelemesinin yanlış sonuçlara yol açabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Şavk, ameliyatın çok geç yapılmasının hem cerrahiden alınan faydayı azalttığını hem de hastanın genel sağlık durumunu olumsuz etkilediğini söyledi.

Prof. Dr. Özkan ise yaşın tek başına belirleyici olmadığını, hastalığın derecesinin çok daha önemli olduğunu belirterek, bazı romatizmal hastalıklarda genç yaşta bile protez gerekebildiğini dile getirdi.

“HAREKETSİZLİK DAHA BÜYÜK RİSK”

Programda ameliyat korkusuna da değinildi. Uzmanlar, ameliyat olmamanın hastayı hareketsizliğe sürüklediğini, bunun da kalp hastalıkları, diyabet ve hipertansiyon gibi sorunları tetiklediğini belirtti. Özkan, hareketsizliğin riskinin, diz ve kalça protez ameliyatlarının riskinden daha fazla olduğunu söyledi.

ROBOTİK PROTEZ CERRAHİSİ ÖNE ÇIKIYOR

Programın önemli başlıklarından biri de robotik cerrahi oldu. Prof. Dr. İlhan Özkan, robotik cerrahinin ameliyatı robotun yaptığı bir sistem olmadığını, hekime yol gösteren ileri bir navigasyon teknolojisi olduğunu vurguladı.

Robotik sistemlerin, kemiğin milimetrik ölçümlerle kesilmesini sağladığını belirten Özkan, bunun protezin daha doğru yerleştirilmesine, daha az kanamaya ve daha hızlı iyileşmeye katkı sunduğunu aktardı.

“AYDIN’DA ROBOTİK CERRAHİ YAPILIYOR”

Prof. Dr. Öner Şavk, Medinova Hastanesi’nde yaklaşık 2,5 yıldır robotik diz ve kalça protez cerrahisi uygulandığını söyledi. Türkiye’de sınırlı sayıda merkezde bulunan bu teknolojinin Aydın’da kullanılıyor olmasının önemli bir avantaj olduğunu vurguladı.

Robotik cerrahinin her hastaya uygun olmadığını ancak diz protezlerinde kullanım alanının daha geniş olduğunu ifade eden Şavk, teknolojinin önümüzdeki yıllarda daha da yaygınlaşacağını dile getirdi.

“PROTEZ SONRASI HAYAT VAR”

Uzmanlar, protez ameliyatı sonrası sürecin de sanıldığı kadar zor olmadığını belirtti. Hastaların genellikle 3–5 gün içinde taburcu edildiğini, ameliyattan kısa süre sonra ayağa kaldırıldığını ve bir ay içinde günlük yaşama dönebildiğini ifade etti.

Protezlerin ömrünün günümüzde 15–20 yıl civarında olduğunu söyleyen uzmanlar, doğru yerleştirilen protezlerin bu süreyi uzattığını, gerektiğinde revizyon ameliyatlarının da yapılabildiğini aktardı.

“YAŞAM HAREKETLE MÜMKÜN”

Programın sonunda konuşan Prof. Dr. İlhan Özkan, ortopedinin temel prensibini “yaşam harekettir” sözleriyle özetledi. Özkan, ileri düzey artrozu olan ve günlük yaşamı etkilenen hastaların protezden korkmaması gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Öner Şavk ise robotik cerrahinin sağladığı güvenliğe dikkat çekerek, teknolojinin hekim deneyimiyle birleştiğinde en iyi sonucu verdiğini ifade etti. (İREM AKCAN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.