"Tarih ve Hukuk Perspektifinde 15 Temmuz Paneli" yapıldı

20 Temmuz 2022, Çarşamba 18:53

     


Danıştay 10. Daire Başkanı Yılmaz Akçil:

-"15 Temmuz gecesi, saat 11.00 gibi Cumhuriyet başsavcıları, 'darbecilerin suç işlediği ve tutuklanmaları noktasında' doğrudan kolluk kuvvetlerine yazılı talimatlar verdi. Bu da darbe girişimine karşı sonuç alınmasında en önemli etken oldu. Bu noktada yargı, 15 Temmuz'da iyi bir sınav vermiştir"

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Afyonkarahisar'da "Tarih ve Hukuk Perspektifinde 15 Temmuz Paneli" düzenlendi.

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ile Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) iş birliğinde Atatürk Kongre Merkezi'nde düzenlenen panele, Danıştay 10. Daire Başkanı Yılmaz Akçil ile Kocatepe Büyük Taarruz Uygulama ve Araştırma Müdürü Prof. Dr. Sadık Sarısaman konuşmacı olarak katıldı.

Akçil, panelde yaptığı konuşmada, 15 Temmuz'da Türkiye'nin içerisinden çıkan gençlerin hem kahramanlığının hem de ihanetinin görüldüğünü söyledi.

Hukuki açıdan her darbenin bir yargılama sürecinin olduğunu dile getiren Akçil, şöyle konuştu:

"Her darbenin meşruiyet sorununu, darbeyi yapanlara karşı o dönemin yargı mensuplarının tutum ve davranışları meşruiyeti ya sağlamış ya da sağlamamıştır. 15 Temmuz'a kadar her darbenin yanında ve arkasında yargı mensupları olmuştur. Yassıada'daki yargılamalarını hepimiz biliyoruz ve her zaman da vicdanımızı sızlatır. Adaletin olmadığını da herkes bilir. Yeni dönemde çıkan bir kanunla, Yassıada mağdurlarının mağduriyetlerini giderme noktasında komisyon kuruldu. Bu komisyon, itibari ve manevi de olsa mağduriyetlerin giderilmesi noktasında tazminatlara karar verdi. O tazminatları da bizim daire, şu anda incelemeye başladı. Bu kanun, 1960 darbesinin mağduriyetini gidermek adına ve meşru darbe olmadığı noktasında önemlidir."

- "Darbe yapanlar er veya geç, mahkeme huzurunda hesap veriyor"

Akçil, her darbenin demokrasi, toplumsal huzur ve barış adına çıktığını ama en çok da demokrasiye zarar vermesinin yanı sıra insanlara mağduriyet oluşturduğunu vurguladı.

1980 darbesine ilişkin de 2010 yılından sonraki Anayasa değişikliği sonrası yapılan yargılamada da mahkumiyetlerin oluştuğunu aktaran Akçil, "Darbe yapanlar er veya geç mahkeme huzurunda hesap veriyor. Artık bu bir vakadır. Dönemi ve yılı hiç önemli değil. Haksız yere seçilmiş bir yönetime müdahale ediliyorsa, 'gün gelir hesap verir' olgusu artık Türkiye'de oturmuş durumdadır. Yine, 28 Şubat postmodern darbeyi yapanlar da yargılandı ve mahkum oldu. Halen daha cezaevindeler." dedi.

- "Yargı, 15 Temmuz'da iyi bir sınav vermiştir"

Akçil, Türk devletinin en önemli hassasiyetlerinin din ve eğitim olduğunu belirterek Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in 1960'lı yıllardan beri bu iki hassasiyeti nasıl kullandığını anlattı.

Darbe süreçlerinde yargı mensuplarının tutumlarının çok önemli olduğuna dikkat çeken Akçil, "Yargı mensupları, eğer o darbeye destek veriyorsa toplum nezdinde meşruiyet kazanıyor. Darbeciler, meşruiyet problemini yargı kararları yoluyla çözmüş oluyor. İlk defa 15 Temmuz gecesi, saat 11.00 gibi Cumhuriyet başsavcıları, 'darbecilerin suç işlediği ve tutuklanmaları noktasında' doğrudan kolluk kuvvetlerine yazılı talimatlar verdi. Bu da darbe girişimine karşı sonuç alınmasında en önemli etken oldu. Bu noktada yargı, 15 Temmuz'da iyi bir sınav vermiştir." diye konuştu.

Prof. Dr. Sadık Sarısaman da panelde, Türk devletlerindeki darbeler tarihi hakkında bilgi verdi.

Panele, Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Ömer Tekeş, İkmal ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Osman Alp, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Karabacak, İl Jandarma Komutanı Yılmaz Kırgel, daire müdürleri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve davetliler katıldı.

Video gösterimin ardından panelistler, katılımcıların sorularını cevaplandırdı. (AA)







 
Son Eklenen Haberler