GÜRHAN KARAŞAHAN

Çevre Kirliliği

25 Ocak 2019, Cuma

     

Merhaba Denge Gazetesi okuyucuları,

Çevre kirliliği konusu, her zaman gündeme gelmeyen, ancak herkesin sürekli olarak rahatsız olduğu bir konudur. Çevre kirliliği konusunu, hayatımızdaki normal konulardan biri gibi yaşamaktayız.

Çevreyi kirletiyoruz, denizlere çöp atıyoruz, fabrika atıklarını denize döküyoruz, yerlere tükürüyoruz, yerlere çöp atıyoruz, insanların geçiş olarak yoğun bir şekilde kullandığı yerlere idrarımızı yapıyoruz. Çevreyi kirletme konusunda sayfalarca yazabiliriz.

Belediyelerin çöplerin atılması için her cadde ve sokaklara koyduğu çöp bidonlarının yanına çöp atan kişiler var.

Üzerinde durmak istediğim diğer konu ise, tütün mamullerinin tüketilmesi. Tütün mamullerinin tüketilmesi ile ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından yasa çıkarılmasına rağmen, sokaklarda yoğun bir şekilde tütün mamullerinin dumanından geçilmiyor. Yolda yürürken, otobüs duraklarında, özellikle hastane acil ve poliklinik giriş kapılarında, belki de en çok tütün mamullerinin tüketildiği yerlerden bir kaçıdır. Hastane, hasta olan kişilerin tedavi olmak için gittiği bir yer, kurum olmasına rağmen hastanelerin giriş kapılarının önünde tütün mamulleri tüketiyoruz. Bu alan yaklaşık 10 metreyi bulabilmektedir. Yani tedavi olmak için hastaneye gelen insanlar, yaklaşık 10 metre ya dumana maruz kalacak ya da nefes almayacak. Son zamanlarda sadece yetişkinlerin değil, çocuklarımızın da hasta olarak dünyaya geldiğini düşünürsek, bu durum hepimizi etkilemektedir. Tütün mamullerini tüketen kişiler bunları düşünmüyorsa, en azından hastanelerde çalışan personelin bu konuda bir girişimde bulunmasının hastalar için daha iyi olacağını düşünüyorum.

Üst geçit ve alt geçitler, trafik kazası olmaması için sadece yayaların kullandığı yollardır. Ancak, üst ve alt geçitlere tuvalet ihtiyaçlarının yapılması ise ayrı bir saygısızlıktır. Yayalar bu yolları kullanmak zorunda kalıyorlar, kullanırken ise nefes alamıyorlar. Kullanmak istemeyen yayalarsa araçların süratli geçtiği yolları kullanmak zorunda kalıyor. Yani riski göze alıyor.

5326 Sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında, çevreyi kirletenlere 50 liradan 11.658 liraya kadar idari para cezaları verilmektedir. Ancak, denetimler olmadığı için kanuna aykırı davrananlara karşı caydırıcılığı yoktur.

Yaşadığımız kent ve çevre hepimizin. Yaşayabilmek için ise önce çevremize saygı göstermeliyiz. İnsana, hayvana, doğaya ve en önemlisi de kendimize saygılı olmalıyız. Çevreyi kirletmeyelim, temiz yaşayalım.

Değerli Denge Gazetesi okurları, şimdilik hoşçakalın.