GÜRHAN KARAŞAHAN

TİYATRO

16 Şubat 2019, Cumartesi

     

Merhaba değerli Denge Gazetesi okurları,

Geriye dönüp baktığımda, hayatımda çok değişik tecrübeler yaşadığımı anladım. Nedeni de gençlik zamanlarımda basketbol oynadığım ve amatör bir kulüpte antrenörlük yaptım, Jandarma Genel Komutanlığı'nda 18 yıl görev yaptım, spikerlik ve sunuculuk eğitimi aldım, tiyatro oyunculuğu yaptım. Son olarak da gazetede köşe yazarlığı tecrübesi yaşıyorum.

Bunların içerisinde tiyatro oyunculuğu benim için çok farklı bir tecrübe oldu. Çünkü, hayatım boyunca utangaç ve topluluk önünde konuşamayan biri olarak yaşadım. Resmi basketbol maçlarına çıkmama rağmen bu utangaçlığımı asla aşamadım. Bu olay, kızımın okuduğu okulda katıldığı tiyatro etkinliğinden sonra sona erdi.

Kızım, okuduğu okulda tiyatro etkinliğindeki yönetmen olarak görev yapan Zeynep Hanım ve Ömer Bey yardımlarıyla, beni çok iyi bir tiyatro yönetmeniyle tanıştırdı. Ömer Bey, "tiyatro konusunda seni en iyisiyle tanıştıracağım" dedi. Efeler Belediye Tiyatro yönetmeni Arkın Selek.

Tiyatro, aslında hep yaşamak istediğim ve her zaman içimde uhde olan bir sanattır. Önceleri, tiyatro ekibiyle yaz kamplarında bulunan arkadaşlara dekor ve malzeme taşımakla başladım. Yaz kampları bitince eğitimlere başladık. Eğitimler esnasında Arkın hocam elinde bir oyunla geldi. Benim o oyun içerisinde olacağım, aklımın ucundan bile geçmezdi.

Oyunun çalışmalarına başladık ve heyecandan ne yapacağımı bilmiyordum. Ekipteki genç arkadaşların yardımı ile farklı bir şekilde çalışmaya devam ettik. Her zaman "ben yapamam" diyordum. Hocam beni kovmadığına göre hâlâ umut var diyordum.

Oyun için kıyafetler dikilmeye başlandı. Artık oyunun içerisindeyim diyebiliyordum. Heyecanımı yendim ve sahneye çıkmaya hazırdım. İnanamıyordum, çünkü utangaç birisi olarak ben, sahneye çıkacaktım. Hem de yüzlerce kişinin önünde sahnede yer alacaktım. Harika bir dekor ve kostümlerin ardından, sıra makyaja geldi. Evet makyaj bile yaptırdım.

2018 Şubat ayında ilk sahne tecrübemi yaşamak için sahnede yerlerimizi aldık. Perde açıldı ve yüzlerce kişi bizleri izliyordu. Müzik ve dans ile oyuna başladık. Benim sıram geldiğinde önceleri çok heyecanlandım. Ama çok çabuk toplayarak, tiyatroyu yaşamaya başladım. Ben ve arkadaşlarım, oyun esnasında aldığı alkışlar ve seyircinin kahkahası bizlere hem güç veriyor ve hem de yaşadığımız güzellikleri artırıyordu. Ne kadar güzel bir olay, benim repliklerimle insanlar gülüyor. Belki de hayatımın en güzel günlerinden biriydi.

Perde kapandı ve seyirci bizi ayakta alkışlıyordu. İnsan ağlamakla gülmek arasında kalır mı? Evet kalıyor. O duyguyu parmak uçlarıma kadar hissettim. Sahneden bile inmek istemedim. Sahnenin tozunu yutunca demek ki böyle oluyormuş.

Yaşadığımız zaman içerisindeki sinemalar ve diziler, sanatla ilgili tüm konuların aslında temelinde tiyatro vardır. Aslında oyuncunun kendisi olması, kendisini yaşaması ve oyunu yaşamasının en iyi oyunculuk olduğunu öğrendim. İşlerimi yoluna koyduktan sonra en yakın zamanda tekrar tiyatroya ve sanata devam etmek istiyorum. Bir defa yaşayan bir daha ayrılamaz.

Bu ekiple turnelere katıldık, çiçeklerle karşılandık, çok güzel zamanım geçti. Ancak, 18 Mayıs 2018 tarihinde çocuğum dünyaya geldiği için yeni başladığım tiyatroya ara vermek zorunda kaldım.

Ekibimden bahsetmeye gelince, onlar farklı oyunlarına devam ediyorlar ve harikalar çıkarmaya devam ediyorlar. Çünkü onlar harika bir ekip. Bu ekipte bana her zaman desteklerini esirgemeyen Arkın Selek ve Emel Selek hocalarım olmak üzere diğer tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür eder, tüm oyunlarında alkışlarının bol olmasını dilerim.

Bir sonraki yazımda görüşünceye dek, şimdilik hoşça kalın.