GÜRHAN KARAŞAHAN

İNTERNET BAĞIMLILIĞI VE TEKNOLOJİ KULLANIMI

15 Nisan 2019, Pazartesi

     

Merhaba Denge Gazetesi okurları, sizlerle, internet kullanımı ve teknoloji bağımlılığı konusu paylaşmak istiyorum.

Teknoloji ülkemizde şehir merkezi köy hayatı demeden hemen hemen her hanede en az bir adet teknoloji ile ilgili bir cihaz bulunmaktadır. Tabi ki bu teknoloji bazı hanelerde çok daha fazlası olanlar, yani birden fazla televizyon, bilgisayar, hanede yaşayan her bireyde telefon, tablet veya dizüstü bilgisayar, hatta bazı markaların buzdolaplarında bile elektronik ile ilgili özellik bulunmaktadır. Kısacası hayatımız elektronik olmuş durumda.

Peki elektronik bizler için zararlı bir teknoloji midir?

Sadece teknoloji değil, birçok şeyin kullanımına göre zararları veya yararları bulunmaktadır. Bunun için nasıl ve nerede kullanmamıza bağlıdır. Örneğin, internette eğitici videoların olduğu kadar, zararlı olan videolar da bulunmaktadır. Bu zararlı videolar üzerinden bilgisayar veya telefonlara virüs bulaşma riski fazla olduğu için, sadece manevi zararların yanında, internet bankacılığı kullandığımız, kişisel verilerimizin saklanması, kullandığımız elektronik cihazların zarar görmesi, hatta bazı dolandırıcılar da bu virüsler sayesinde kullanıcıları tehdit yoluyla dolandırmaktadırlar.

Tabi yukarıda bahsettiğimiz konular çok önemli, ama daha önemli bir çocuklarımız. Sizlerle elektronik cihazların kullanımı ile ilgili daha önce bir yazımı paylamıştım. Fakat son (1) ay içerisinde (3) veya (4) yavrumuz cep telefonu ve bilgisayar üzerinden oyun adı altında kullanmış olduğu uygulama yüzünden intihar etmiştir, sayısını bilmediğimiz bir çok evladımız da kendisine veya yakınlarına zarar vermiştir.

Peki bu uygulamalar çocuklarımızı nasıl etkisi altına alıyor?

Bildiğimiz kadarıyla, çocuklar bu tür oyunları heyecan olsun diye giriyor ve oyun tarafından ailelerin kabul etmediği ve hatta suç sayılabilecek ufak tefek istekleri yerine getirdikten sonra, bunun üzerinden ya çocuklar "nasıl olsa bir şey olmadı, bunu da yapsam olmaz" diyerek devam ediyor, ya da oyun bu suç üzerinden tehdit ederek isteklerini artırıyor.

Aslında çocuklarımız bilmiyorlar ki, hayatta en önemli şeyin onların yaşamı ve sağlıklarının olduğunu. Yapılan ne tür bir hata olursa olsun, aileleri ile paylaşılmış olsa bu tür hataların büyümeden engellenebileceğin bilmiyorlar. Evlatlarımız, hataları ve doğrularıyla bizim en kıymetlilerimizdir.

Ben burada hatayı çocuklardan daha çok ailelerde buluyorum. Misafirliğe gideriz, çocuklarımız oynasın diye ellerine telefon veririz, bebeklerimiz ağlar, sussun diye telefon veririz, ders çalışacağım diye alınan telefonlar saatlerce gelmez, çocuklar ve hatta bebekler saatlerce televizyonun karşısından kalkmazlar ve izlememesi gereken programları izletiriz. Bunun gibi bir çok suçu aslında biz işleriz. Çünkü bu bir suç. Türk Ceza Kanunu (T.C.K.) çocuklarımızın ve bebeklerimizin gelişimi ve sağlığını güvence almıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 233'üncü maddesi Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali maddesi. Bu madde bakmakla yükümlü olduğu kişilerin zarar görmemesi için sağlık, eğitim ve güvenliği ile ilgili tüm yükümlülüğü aileye vermektedir. Eğer aile bunu sağlayamıyorsa devlet bu konu ile ilgili gerekli tedbirleri alıyor. Tabi bu kanunu da kimsenin başına bir şey gelmeden bilmiyoruz. Böyle bir suçun olduğunu bir çok insanımız bilmez.

Çocuklarımız telefon oynaması, televizyon izlemesi, ders çalışmaması, ailesi veya başkasına şiddet uygulaması ve bunlara benzer bir çok zararlı konuların suçlusu ailelerdir. Çocukların günlük televizyon izleme süresi en fazla (1) saat olmalı, ödevlerinin yapılması için kitapları ve ellerinin altında bulunan yayınların yeterli olduğunun bilinmeli, eğer internet gerekli olursa ebeveyn kontrolünde yapılmalı, en az (15) yaşından önce kişisel iletişim aleti veya sorumluluğu bir çocuğa verilmemelidir. Teknoloji bunların yapılmadığı takdirde, ateşli veya kesici bir silahtan daha tehlikeli bir duruma gelmektedir. Sadece kendisi için değil aileleri veya çevrelerine zarar verebilecek ve ileride şiddet eğilimli ve zararlı bir çok davranışla yetişmiş yetişkin çocuklarımız olacaktır.

Her zaman eski bayramların tadı kalmadı, saygı kalmadı, komşuluk kalmadı, hatta aşkların bile heyecanı kalmadı diyerek dert yanarız. İşte bu konuda teknoloji devreye giriyor. Teknolojinin zararlı olduğu kadar belki daha fazla yararlı olabilecek bir çok uygulama veya video bulunmaktadır. Tiyatro, sanat, belgesel, eğitici film veya videolar gibi bir çok izlenebilecek ve uygulanabilecek özellik bulunmaktadır.

Çocuklar bizim canlarımız, eğitim, sağlık ve güvenlikleri ile ilgili gerekli tedbirleri almak ve uygulamak zorundayız. Daha sonradan keşke dememek için bir an önce harekete geçelim. Sıkmadan ve kendimizden uzaklaştırmadan gerekli ilgiyi ve gayreti gösterelim. Çocuklarımızın bilgi dolu, sağlıklı ve güvenle büyümeleri dileğiyle, bir sonraki yazımda görüşünceye dek şimdilik hoşça kalın.