Gazeteci ve araştırmacı yazar Mehmet Poyraz, Server Vakfı’nın Ankara’da düzenlediği “Bir Kitap Bir Yazar-Kitabın Hikâyesi” programında, Sultan Galiyev üzerine kaleme aldığı çalışmanın yazım sürecini ve arka planını okurlarla paylaştı.
Server Vakfı’nın Ankara’da geleneksel olarak gerçekleştirdiği “Bir Kitap Bir Yazar-Kitabın Hikâyesi” programının bu haftaki konuğu gazeteci ve araştırmacı yazar Mehmet Poyraz oldu. Programda Poyraz, Sultan Galiyev kitabının ortaya çıkış sürecini, araştırma aşamalarında karşılaştığı zorlukları ve çalışmanın fikrî arka planını detaylarıyla anlattı.
Etkinlik boyunca Sultan Galiyev’in düşünce dünyasına ve tarihsel konumuna dair değerlendirmelerde bulunan Poyraz, kitabın yayımlanmasının ardından aldığı okur tepkilerine de değindi.
Gazeteci ve araştırmacı yazar Mehmet Poyraz, katıldığı söyleşide kitabına da konu olan Sultan Galiyev’i tarihsel, fikrî ve siyasal boyutlarıyla ele aldı. Poyraz, Galiyev’in yalnızca bir devrimci değil, aynı zamanda Türk-İslam dünyasının bağımsızlık arayışına yön veren özgün bir düşünür olduğunu vurguladı.
SULTAN GALİYEV KİMDİR?
1882 yılında Kazan yakınlarında Tatar bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Sultan Galiyev, medrese eğitiminin ardından öğretmenlik yaptı. Bu süreçte Çarlık Rusyası’ndaki toplumsal eşitsizlikleri yakından gözlemledi. Kazan ve Bakü’de çeşitli yayınlarda çalışarak entelektüel birikimini artıran Galiyev, 1917 Ekim Devrimi sırasında Bolşevik harekete katıldı.
Sovyetler Birliği’nin ilk yıllarında fikirleriyle öne çıkan Sultan Galiyev; Türk dünyası, İslam coğrafyası ve Doğu halklarının özgürlük mücadelesini merkeze alan yaklaşımıyla dikkat çekti. Marksist-Leninist çerçeveyi Doğu toplumlarının tarihsel ve kültürel gerçekliğiyle yeniden yorumlayan Galiyev, sosyalizmi Batı merkezli bir ideoloji olmaktan çıkarma çabasıyla tanındı.
DOĞU’YA ÖZGÜ BİR SOSYALİZM ARAYIŞI
Mehmet Poyraz’ın aktardığına göre Sultan Galiyev, sosyalizmi yalnızca Batılı işçi sınıfının değil, sömürge altındaki Asya ve Müslüman halkların da kurtuluş yolu olarak görüyordu. Türk ve Müslüman toplumların kimliklerini koruyarak eşitlikçi bir düzen kurabileceğini savunan Galiyev, İslam’ın ahlaki değerleri ile sosyalizmin adalet anlayışını birlikte ele aldı.
Batı emperyalizmine karşı Asya ve Afrika halklarının dayanışmasını savunan bu yaklaşım, ilerleyen yıllarda “üçüncü dünya” düşüncesinin erken örneklerinden biri olarak değerlendirildi.
BOLŞEVİK ANADOLU VE ANKARA’NIN MOSKOVA İLE TEMASI
Söyleşide Sultan Galiyev’in fikirlerinin Anadolu ile dolaylı bağlarına da değinildi. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasının ardından Ankara Hükümeti, emperyalist güçlere karşı Sovyet Rusya ile iş birliği arayışına girdi. Mustafa Kemal Paşa’nın Lenin’e gönderdiği mektup ve Moskova’dan talep edilen yardımlar, bu sürecin önemli göstergeleri arasında yer aldı.
1920’li yılların başında Ankara’da Bolşevik düşüncenin etkili olduğu, dönemin basınında ve siyasi dilinde “yoldaş” hitabının yaygın biçimde kullanıldığı ifade edildi.
GALİYEV’İN HEDEFİNDE TÜRKİYE DE VARDI
Mehmet Poyraz’a göre Sultan Galiyev, Müslüman Doğu’nun geleceğinde Anadolu’nun özel bir yeri olduğuna inanıyordu. Azerbaycan’ın Sovyetleştirilmesini Doğu’ya açılan bir kapı olarak değerlendiren Galiyev, Türkiye’nin de emperyalizme karşı yürütülecek mücadelede önemli bir rol üstlenebileceğini savundu.
Bu düşünceler, zamanla Moskova yönetimiyle arasının açılmasına neden oldu. Galiyev’in Türk ve Müslüman kimliğini öne çıkaran yaklaşımı, Sovyet merkezi otoritesi tarafından tehdit olarak algılandı.
STALİN DÖNEMİ VE İDAMA GİDEN SÜREÇ
Mehmet Poyraz’ın edebiyatçı ve gazeteci kimliğine de dikkat çektiği Sultan Galiyev, özellikle Stalin döneminde “milliyetçilik”, “panislamizm” ve “pantürkizm” suçlamalarıyla hedef alındı. Müslümanlar arasında dine karşı yürütülen propagandaya dair eleştirel değerlendirmeleri, hakkında açılan davaların temel gerekçeleri arasında yer aldı.
1940 yılında idam edilen Galiyev’in mezarının dahi bilinmediğini hatırlatan Poyraz, bu durumun onun düşüncelerinin uzun yıllar sistemli biçimde unutturulmaya çalışıldığını gösterdiğini ifade etti.
GÜNÜMÜZDE BAKILDIĞINDA SULTAN GALİYEV
Sultan Galiyev, Sovyetler Birliği döneminde büyük ölçüde görmezden gelinse de 20. yüzyılın sonlarından itibaren yeniden tartışılmaya başlandı. Günümüzde Türk dünyası ve İslam coğrafyasında Galiyev’in fikirleri; kimlik, bağımsızlık ve sosyal adalet ekseninde değerlendiriliyor.
Mehmet Poyraz’a göre Sultan Galiyev, sosyalizmi İslami ve Doğulu bir perspektifle ele alan nadir düşünürlerden biri olarak tarihteki yerini koruyor. Ne tam anlamıyla Batılı bir komünist ne de klasik bir milliyetçi olan Galiyev, Doğu’nun kendi gerçekliği üzerinden bir özgürleşme yolu arayan özgün bir figür olarak önemini sürdürüyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 22. Dönem Başkanı Bülent Arınç’ın yanı sıra şair ve yazarlar; Talip Işık, Ali K. Metin, Erbay Kücet, Dr. Yasin Koç, Mehmet Kurtoğlu, Cevat Akkanat, Abdurrahim Zararsız, Halit Yıldırım, Müslüm Işıklar gibi isimlerinde katıldığı söyleşi, Server Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Mehmet Ali Bulut’un yönetiminde gerçekleştirildi.
Yoğun katılımın gözlendiği programın soru-cevap bölümünde katılımcıların sorularını yanıtlayan Mehmet Poyraz, etkinlik sonunda okurları için kitaplarını imzaladı. 10 Ocak’ta Server Vakfı Genel Merkezi’nde düzenlenen söyleşi, Server TV YouTube kanalı üzerinden canlı olarak da yayınlandı. (HABER MERKEZİ)























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.