Kalça ekleminde kireçlenme, tıbbi adıyla kalça artrozu (koksaartroz), özellikle ileri yaş grubunda sık görülen ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen ilerleyici bir eklem hastalığı olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, çoğu zaman yavaş ilerlediği için başlangıçta hafife alınan bu rahatsızlığın, zamanında müdahale edilmediğinde günlük yaşam aktivitelerini belirgin şekilde kısıtlayabildiğine dikkat çekiyor.
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ş. Öner Şavk, kalça ekleminin sağlıklı yapısında kıkırdak dokunun büyük rol oynadığını belirterek, “Eklem yüzeylerini kaplayan kıkırdak doku, hareket sırasında sürtünmeyi azaltarak ağrısız ve rahat hareketi sağlar. Ancak bu dokunun incelmesi, aşınması ya da kaybolması sonucunda eklem yüzeyleri zarar görür ve kireçlenme gelişir. Bu süreçte ağrı, hareket kısıtlılığı ve eklem sertliği kaçınılmaz hale gelir” dedi.
BELİRTİLER ERKEN DÖNEMDE İPUCU VERİYOR
Kalça artrozunun ilk belirtileri genellikle kasık ve uyluk bölgesinde başlıyor. Zamanla dize doğru yayılan ağrı, hastalığın en sık görülen şikâyetleri arasında yer alıyor. İlerleyen evrelerde kalça hareketlerinde kısıtlılık, yürüme ve merdiven çıkmada zorlanma ortaya çıkıyor. Çoğu zaman topallama, hastanın kendisinden önce yakınları tarafından fark ediliyor. Hastalığın ileri dönemlerinde ise istirahat halindeyken bile ağrı görülebiliyor.
KİMLER RİSK ALTINDA?
Yaşın ilerlemesi kalça kireçlenmesi için en önemli risk faktörlerinden biri olarak gösteriliyor. Bunun yanı sıra aşırı kilo, ağır çalışma koşulları, ailede benzer rahatsızlık öyküsü ve geçmişte kalça eklemini ilgilendiren kırık ya da çıkıklar da hastalık riskini artırıyor.
DOĞRU TANI TEDAVİNİN ANAHTARI
Tanı sürecinde ayrıntılı ortopedik muayene büyük önem taşıyor. Röntgen başta olmak üzere manyetik rezonans (MR) ve bilgisayarlı tomografi (BT) gibi görüntüleme yöntemleriyle hastalığın evresi belirleniyor ve tedavi planı buna göre oluşturuluyor.
TEDAVİ HASTAYA ÖZEL PLANLANIYOR
Kalça kireçlenmesi tedavisi, hastalığın evresine göre cerrahi dışı ve cerrahi yöntemler olarak ikiye ayrılıyor. Erken evrede fizik tedavi uygulamaları, ağrı kesici ilaçlar ve eklem içi enjeksiyonlar ile şikâyetler kontrol altına alınabiliyor. Ancak ileri evre vakalarda cerrahi tedavi gündeme geliyor.
Uzmanlar, kalça ağrısı, hareket kısıtlılığı ve yürüme zorluğu yaşayan bireylerin şikâyetlerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor. Erken tanı ve doğru tedavi ile hastalığın kontrol altına alınabileceği ve hastaların aktif, ağrısız bir yaşama kavuşabileceği belirtiliyor.
TOTAL KALÇA PROTEZİ İLE YAŞAM KALİTESİ ARTIYOR
Cerrahi yöntemler denince akla ilk olarak total kalça protezi ameliyatı geliyor. Gelişen teknoloji sayesinde hem ameliyat tekniklerinde hem de kullanılan protezlerin yapısında önemli ilerlemeler kaydedildi. Özellikle protezlerin yüzey kaplamaları ve hareketli parçalarının dayanıklılığı, protezin uzun yıllar sorunsuz şekilde kullanılmasına olanak sağlıyor.
ROBOTİK KALÇA CERRAHİSİ NEDİR?
Son yıllarda kalça protezi cerrahisinde robotik sistemlerin kullanımı dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Robotik kalça cerrahisinde ameliyatı robot değil, cerrah gerçekleştiriyor. Robotik sistem; ölçüm, planlama ve protezin yerleştirilmesi aşamalarında cerraha rehberlik ediyor.
Bu yöntem sayesinde protezin ideal açıyla yerleştirilmesi, bacak boyu farkının azaltılması ve eklem dengesinin daha doğru sağlanması mümkün olabiliyor. Robotik cerrahi; protezin ömrünü uzatması, iyileşme süresini kısaltması ve daha güvenli bir cerrahi ortam sunması açısından avantaj sağlıyor.
Ancak her merkezde bulunmaması, maliyetinin yüksek olması ve deneyimli cerrah gerektirmesi yöntemin sınırlılıkları arasında yer alıyor.
Uzmanlar, kalça ağrısını “yaşa bağlı normal bir durum” olarak görüp ihmal etmenin ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, erken başvurunun hastaların yaşam kalitesini korumada en önemli adım olduğunu ifade ediyor. (HAZEL BAYIK)























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.