2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesine rağmen evlilikler azalıyor, boşanmalar artıyor. Ekonomik daralma, geçim sıkıntısı ve değişen toplumsal dinamikler aile kurumunu derinden etkiliyor.
“AİLE YILI”NA RAĞMEN DÜŞÜŞ
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2024 yılında 569 bin 983 olan evlenen çift sayısı, 2025’te 552 bin 237’ye geriledi. Aynı dönemde boşanmalar ise 200 bine dayandı.
“Aile Yılı” ilan edilen bir dönemde evliliklerin azalması ve boşanmaların artması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Mikrofon uzattığımız Aydınlı bir vatandaş, “Bu yıl iktidar aile yılı ilan etti ama aileler boşanıyor. Niye?” sözleriyle yaşanan çelişkiye dikkat çekti.
EKONOMİK GERÇEKLİK: “BEN EKONOMİ DİYORUM”
Son yıllarda artan hayat pahalılığı, kira fiyatları ve temel tüketim maliyetleri evlilik kararlarını doğrudan etkiliyor. Asgari ücret seviyesindeki kira bedelleri ve ev kurma maliyetleri genç çiftler için ciddi bir yük oluşturuyor.
Aydın’da mikrofon uzattığımız bir vatandaş, yaşanan tabloyu şu sözlerle özetledi “İnsanlar işsiz, gençler işsiz. Evlilik zaten çok pahalı. Ev kirası bir asgari ücrete bedel. Nasıl geçinecek bu insanlar? Ben ekonomi diyorum.”
BOŞANMALARIN ARKASINDAKİ DİNAMİKLER
Ekonomik sıkıntının tahammül sınırlarını düşürdüğünü savunan bir vatandaş “İnsanlar mutsuz. Aç olunca, para olmayınca boşanmalar artıyor” dedi.
Ekonomik sıkıntının aile içi gerilimi artırdığına dikkat çeken bir vatandaş, gelir yetersizliği, borç yükü ve gelecek kaygısının ev içindeki huzuru zedelediğini dile getirdi. “İki kişi çalışsa bile ev yönetilmiyor” diyen yurttaş, artan maliyetlerin çift gelirli haneleri dahi zorladığını ifade etti.
KADINLARIN EKONOMİK ÖZGÜRLÜĞÜ
Bir vatandaş değişen güç dengelerine işaret ederek “Kadınlar artık ekonomik özgürlüğünü kazanmış durumda. Eski kadınlar gibi dişini sıkmıyorlar ve haklılar da” dedi.
Anadolu’daki kadınların da ekonomik özgürlükleri ve toplumsal baskıların azalması halinde farklı tercihler yapabileceğini savunan görüşler, evlilik kurumunun geleneksel yapısının dönüşüm geçirdiğini gösteriyor.
GENÇLERİN TERCİHİ: EVLENMEMEK
Aydın’da yapılan gözlemlere göre, genç kuşak evlilik ve çocuk sahibi olma konusunda daha temkinli davranıyor. Yabancı dil bilen ve dünyayla daha entegre bir yaşam süren gençlerin bireysel özgürlüğe daha fazla önem verdiği belirtiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan vatandaşlar, “Gençler evlenmiyor ve çok haklılar. Çocuk yapmamakta da haklılar” ifadelerini kullanarak, yeni neslin aile kurma kararını artık bir zorunluluk olarak görmediğini vurguladı.
ZİRVEDEN GERİLEMEYE
TÜİK verilerine göre evlilik sayıları en yüksek seviyesine 2008 yılında ulaşmıştı. Nüfus artışına paralel olarak evliliklerin de artması beklenirken, yıllar içinde düşüş eğilimi öne çıktı.
“Aile Yılı” ilan edilmesi sembolik bir adım olarak değerlendirilse de, ekonomik gerçekler değişmedikçe evlilik oranlarında kalıcı bir artış beklemenin zor olduğu belirtiliyor. (İREM AKCAN)























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.