AyFm 100.5

Düğün takıları borç mu? hediye mi?

Düğün sezonunun yaklaşmasıyla birlikte Aydın’da yıllardır süren “takı” tartışması yeniden gündeme geldi. Geline ve damada takılan altınların hediye mi yoksa geri ödenmesi gereken bir borç mu olduğu sorusu, vatandaşların farklı görüşleriyle bir kez daha kamuoyunun dikkatini çekti.

“ESKİDEN HEDİYEYDİ” DİYENLER

Aydın’da mikrofon uzattığımız bazı vatandaşlar, geçmişte takının tamamen gönüllülük esasına dayandığını ve bir karşılık beklentisi olmadığını dile getirdi.

Yaşlı bir vatandaş, eski dönemleri anlatırken, “Eskiden hediye gibiydi. Kimse adını bile yazmazdı, yazmak ayıptı” sözleriyle değişen kültüre dikkat çekti. Günümüzde ise altın fiyatlarının yükselmesiyle birlikte beklentilerin arttığını ifade ederek, artık takının çoğu kişi tarafından borç gibi görüldüğünü söyledi.

Başka bir katılımcı ise hediyenin gönülden verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Eğer bir şey bekleyerek takıyorsanız, o hediye değil yatırımdır” ifadelerini kullandı. Ona göre düğünde takılan altın, gençlere destek amaçlı yapılmalı ve geri dönüş hesabı yapılmamalı.

ARTAN ALTIN FİYATLARI ETKİLİ

Vatandaşların önemli bir kısmı ise ekonomik şartların bu algıyı değiştirdiğini düşünüyor. Bir katılımcı, altın fiyatlarının geldiği noktayı hatırlatarak, düğünlerde takılan çeyrek altının artık ciddi bir mali yük oluşturduğunu belirtti. Kimi vatandaşlar, geçmişte “altında kalmamak” anlayışıyla aynı değerde iade etmeye çalıştıklarını, ancak bugünkü fiyatlar karşısında bunun zorlaştığını ifade etti.

Bir başka görüşte ise takının açıkça bir borç niteliği taşıdığı savunuldu. Vatandaş, uzun dolaylı anlatımıyla bu düşünceyi şöyle aktardı: takının aslında karşılıklı dayanışma sistemi olduğunu, bugün senin yardım ettiğin kişinin yarın sana destek olması gerektiğini düşündüğünü söyledi.

“BEKLENTİ OLMAMALI” GÖRÜŞÜ

Takının kesinlikle hediye olduğunu savunanlar da az değil. Bir vatandaş, düğün sahibinin zaten büyük masraf yaptığını belirterek, destek amaçlı verilen altının karşılıksız olması gerektiğini dile getirdi. “Takarsan takarsın, takmazsan takmazsın” sözleriyle beklentisiz yaklaşımını ortaya koydu.

Başka bir katılımcı ise hediyenin anlamını kısa ve net sözlerle özetledi: “Gönlünden veriyorsun, geri dönüş bekleme.”

Sosyal Borç mu, Kültürel Dayanışma mı?

Görüşmelerden çıkan tablo, Aydın’da ortak bir kanaat oluşmadığını gösteriyor. Kimine göre takı tamamen gönüllü bir destek ve kültürel bir hediye; kimine göre ise ileride karşılığı beklenen sosyal bir borç niteliği taşıyor.

Sonuç olarak Aydın’da düğün takıları konusunda görüş ayrılığı sürse de, takı geleneği toplumdaki paylaşım ve dayanışma kültürünün önemli bir parçası olmayı sürdürüyor. Tartışma devam etse de, düğünlerde takılan altınların anlamı her ailenin vicdanına ve ekonomik koşullarına göre şekillenmeye devam ediyor. (İREM AKCAN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.