AyFm 100.5
  • 23 Şubat 2026, Pazartesi 17:14

İran üzerinden yeni Sevr

tvDEN ekranlarında yayınlanan ve hukukçu sosyolog Zekai Savaşlar’ın sunduğu Kuş Bakışı programında bu hafta üç önemli başlık masaya yatırıldı. Meslek odalarının işlevi ve enflasyona etkileri, hayat pahalılığının yapısal nedenleri ile İran–ABD gerilimi programın ana gündemini oluşturdu. Savaşlar, değerlendirmelerinde geçmişe atıflar yaparak, yer yer uzun tırnak içi aktarımlarla dikkat çeken tespitlerde bulundu.

MESLEK ODALARI TARTIŞMASI: “İŞLEVİNİ YİTİRDİ”

Programın ilk bölümünde meslek odalarına yönelik eleştirilerini yineleyen Savaşlar, geçen haftaki yayın sonrası çok sayıda geri dönüş aldığını belirtti. Gelen mesajlarda, “az bile söyledin” yönünde yorumlar yapıldığını aktaran Savaşlar, odaların kuruluş amacının dışına çıktığını savundu.

Meslek odalarının geçmişte kamu adına kayıt ve denetim işlevi gördüğünü hatırlatan Savaşlar, bugün gelinen noktada bu yapının bürokratik bir yük ve ekonomik baskı unsuruna dönüştüğünü ifade etti. Özellikle proje onay süreçleri ve aidat sistemini eleştiren Savaşlar, bazı mühendislerin kendisine ulaştığını belirterek şu görüşü aktardı:

“Aidat veriyoruz, kararları başka şehirdeki merkez alıyor, yerelde söz hakkımız yok. Termal otellerde toplantılar yapılıyor ama sahaya katkı yok.”

Esnaf odalarına ilişkin de benzer şikâyetler aldığını dile getiren Savaşlar, fiyat belirleme uygulamalarının serbest rekabeti zedelediğini söyledi. Bir esnafın mesajını örnek göstererek, “Aidatlar her yıl keyfi artıyor, hizmet yok ama fiyat dayatması var” ifadelerini aktardı.

ENFLASYONUN ALTINDAKİ YAPISAL SORUNLAR

Programın ikinci bölümünde enflasyon ve hayat pahalılığına değinen Savaşlar, sorunun yalnızca ekonomik değil aynı zamanda ahlaki boyutu olduğunu savundu. Enflasyonun toplumda davranış kalıplarını bozduğunu ifade eden Savaşlar, merhum Süleyman Demirel’in “Enflasyon önce ahlakı bozar” sözünü hatırlattı.

Türkiye’de üretim sorunu olmadığını, esas problemin ticaret ve dağıtım zincirinde yaşandığını ileri süren Savaşlar, özellikle hal ve pazar sistemini örnek gösterdi. İstanbul üzerinden yaptığı hesaplamada, resmi hal giriş miktarları ile pazar hacmi arasında ciddi tutarsızlık olduğunu savunarak, kayıt dışılığın büyüklüğüne dikkat çekti.

Pazarlarda ürünlerin hal alış fiyatının üç katına satıldığını öne süren Savaşlar, “5 liraya gelen mal 15 liraya satılıyor” diyerek sistemin hem üreticiyi hem tüketiciyi zorladığını dile getirdi.

PAZAR YERLERİ ÖNERİSİ: “SOKAKTAN ÇIKARILMALI”

Savaşlar, çözüm önerisi olarak sokak arası pazar uygulamasının kaldırılması ve kapalı, sabit alanlarda haftanın yedi günü faaliyet gösteren sistem kurulması gerektiğini savundu. Her pazarcıya vergi numarasıyla sabit yer tahsisi yapılmasını öneren Savaşlar, böylece kayıt dışılığın azalacağını ifade etti.

Ankara’nın Polatlı ilçesini örnek gösteren Savaşlar, burada pazar kültürünün zayıf olduğunu ve sebze-meyve satışlarının büyük ölçüde marketlerde gerçekleştiğini belirtti. Bu durumun kayıtlı ekonomiyi güçlendirdiğini savunan Savaşlar, “Rekabet koşulları eşitlenmeli” değerlendirmesinde bulundu.

İRAN–ABD GERİLİMİ VE SEVR BENZETMESİ

Programın son bölümünde İran ile ABD arasındaki gerilimi değerlendiren Savaşlar, ABD’nin İran’a yönelik taleplerini “rejim değişikliği dayatması” olarak nitelendirdi. İran’dan nükleer silah programını bırakmasının ve yönetim değişikliğinin istendiğini belirten Savaşlar, bu durumu tarihsel bir örnekle karşılaştırdı.

Savaşlar, Osmanlı Devleti’ne imzalatılan Sevr Antlaşması’na atıf yaparak, bugün İran’a yöneltilen şartların benzerlik taşıdığını savundu. Sevr’in Osmanlı’nın egemenliğini sınırladığını ve ağır şartlar içerdiğini hatırlatan Savaşlar, İran’a yönelik taleplerin de benzer bir çerçeveye sahip olduğunu ifade etti.

“Sevr nasıl Osmanlı’yı teslim almayı hedeflediyse, bugün de İran’a benzer bir teslimiyet dayatılıyor” diyen Savaşlar, İran’ın bağımsızlık konusunda direnmesi gerektiğini savundu.

Savaşlar ayrıca, Sevr’in Lozan Antlaşması ile hükümsüz kaldığını hatırlatarak, bu sürecin arkasında Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bulunduğunu vurguladı.

“TÜRKİYE BU SÜRECİ SAĞDUYUYLA AŞMALI”

Programın kapanışında bölgesel gelişmelerin küresel bir güç mücadelesine dönüştüğünü söyleyen Savaşlar, Türkiye’nin bu süreçte temkinli ve milli çıkar odaklı hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Kuş Bakışı programında yapılan değerlendirmeler, hem iç ekonomik yapıya hem de uluslararası gelişmelere yönelik eleştirel ve tarihsel perspektifli analizler olarak öne çıktı. Program, meslek odalarından enflasyona, pazarcı sisteminden küresel siyasete uzanan geniş bir çerçevede gündem oluşturdu. (HAZEL BAYIK)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.