Yaz aylarında artan sıcaklıklar, havuz kullanımı, toplu yaşam alanları ve tatil hareketliliği çocuklarda enfeksiyon riskini önemli ölçüde artırıyor. tvDEN ekranlarında yayınlanan Sağlık Vakti programına konuk olan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanları Uzm. Dr. Nadir Korkmazer ile Uzm. Dr. Ramazan İlker Serter, yaz döneminde ailelerin en çok dikkat etmesi gereken konulara ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Ateşten ishale, güneş çarpmasından havuz enfeksiyonlarına, kene vakalarından gereksiz antibiyotik kullanımına kadar birçok konuda ailelere yol gösteren iki uzman, erken müdahalenin ve doğru bilginin çocuk sağlığında belirleyici olduğunun altını çizdi.
YAZ ENFEKSİYONLARI SANILDIĞINDAN DAHA YAYGIN
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Nadir Korkmazer, yaz mevsiminin sadece sıcaklardan ibaret olmadığını, aynı zamanda enfeksiyonların da yoğun görüldüğü bir dönem olduğunu belirtti.
Toplu yaşam alanlarının artmasıyla birlikte üst solunum yolu enfeksiyonları, mide-bağırsak enfeksiyonları ve el-ayak-ağız hastalığının daha sık görüldüğünü anlatan Korkmazer, "Yaz aylarında özellikle çocukların birbirine çok fazla bulaştırdığı üst solunum yolu enfeksiyonları, ishal ve el-ayak-ağız hastalığı gibi viral enfeksiyonları sıkça görüyoruz." ifadelerini kullandı.
HER ATEŞTE HASTANEYE KOŞULMAMALI
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ramazan İlker Serter ise ateş görülen her çocuğun acile götürülmesinin doğru olmadığını söyledi.
Ateşin yanında çocuğun genel durumunun değerlendirilmesi gerektiğini belirten Serter, "Ateşin süresi ve çocuğun klinik durumu önemli. Kusan ya da beslenemeyen çocuk mutlaka değerlendirilmeli. Sadece ateş varsa başlangıçta beklemek daha doğru olabilir." dedi.
İSHALDE EN BÜYÜK TEHLİKE SIVI KAYBI
Yaz aylarında artan ishal vakalarında ailelerin en çok dikkat etmesi gereken noktanın dehidratasyon olduğunu vurgulayan uzmanlar, özellikle kusmanın tabloyu ağırlaştırdığına dikkat çekti.
Uzmanlar, çocuğun ağızdan sıvı alamadığı durumlarda zaman kaybedilmemesi gerektiğini belirterek, "Kusan çocuğa hiçbir şey veremiyorsanız mutlaka hekime başvurmak gerekiyor." diye konuştu.
İshal tedavisinde yanlış uygulamalardan kaçınılması gerektiğini ifade eden Korkmazer, elektrolit kaybının mutlaka yerine konulması gerektiğini belirterek oral rehidratasyon solüsyonlarının önemine dikkat çekti. Probiyotik ya da antibiyotik kullanımının ise ancak hekim değerlendirmesiyle yapılması gerektiğini söyledi.
Serter de kusma olmayan çocuklarda en önemli tedavinin sıvı desteği olduğunu belirterek, muz, haşlanmış patates ve az yağlı pilav gibi besinlerin tercih edilebileceğini aktardı.
HAVUZ YERİNE DENİZ ÖNERİSİ
Yaz döneminde havuz kaynaklı enfeksiyonların ciddi şekilde arttığını söyleyen Uzmanlar, özellikle çocuk havuzlarının önemli risk taşıdığına işaret etti.
Toplu kullanılan havuzlarda orta kulak iltihabından mide-bağırsak enfeksiyonlarına kadar birçok hastalıkla karşılaştıklarını belirten Korkmazer, "Havuz sezonu başladığından beri çok sayıda enfeksiyon görüyoruz. Ben şahsen havuzu hiç sevmiyorum, mümkünse denizi tercih edin." değerlendirmesinde bulundu.
Serter ise havuzdan çıkan çocukların vakit kaybetmeden kurulanması ve duş almasının enfeksiyon riskini azaltacağını söyledi.
EL-AYAK-AĞIZ HASTALIĞINDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ
Son yıllarda el-ayak-ağız hastalığının yaz aylarında da yoğun görülmeye başladığını ifade eden uzmanlar, virüslerin artık belirli mevsimlerle sınırlı kalmadığını söyledi.
Çocukların ortak alanlarda çok kolay enfekte olabildiğini belirten Korkmazer, "Bu yıl geçen seneye göre yaz döneminde hiç görmediğim kadar fazla el-ayak-ağız hastalığı görüyorum." dedi.
Hastalığın ağız yaraları, döküntü, ateş, kusma ve ishale neden olabildiğini belirten uzman, çocukların ciddi şekilde güçten düşebileceğini ifade etti.
Serter ise hastalığın temas, solunum yolu ve dışkı yoluyla bulaşabildiğini belirterek, tedavinin gecikmesi halinde beslenme bozukluğu ve tırnak kayıpları gibi sorunların görülebileceğini söyledi.
GÜNEŞTE UZUN KALMAK D VİTAMİNİ SAĞLAMIYOR
Toplumda yaygın olan "Çocuk ne kadar güneşte kalırsa o kadar D vitamini alır" düşüncesinin doğru olmadığını belirten uzmanlar, uzun süre güneşe maruz kalmanın faydadan çok zarar getirebileceğini söyledi.
Uzun süre ultraviyole ışınlarına maruz kalmanın çocuklar açısından risk oluşturduğunu ifade eden uzmanlar, "15-20 dakika, en fazla yarım saat güneşlenme yeterlidir. Uzun süre güneşte kalmak D vitamini için anlamlı değildir." diye konuştu.
Bir yaş altındaki çocukların doğrudan güneşe çıkarılmaması gerektiğini belirten Korkmazer, özellikle Aydın gibi sıcak kentlerde 11.00 ile 18.00 saatleri arasında güneş temasından kaçınılmasını önerdi.
Serter ise çocuklarda kısa süreli güneşlenmede bile 50 faktör güneş kremi kullanılmasını ve kremin iki saatte bir yenilenmesini tavsiye etti.
KLİMA DOĞRU KULLANILIRSA HASTALIK YAPMIYOR
Klimaların doğru kullanıldığında çocuklar için risk oluşturmadığını dile getiren uzmanlar, en önemli noktanın klimanın doğrudan çocuğa üflememesi olduğunu söyledi.
"Klima çocukları hasta etmez. Yeter ki bakımları yapılsın ve rüzgar doğrudan çocuğun üzerine gelmesin." diyen Korkmazer, ortam sıcaklığının yaklaşık 25 derece civarında tutulmasının uygun olduğunu ifade etti.
Serter de özellikle Aydın gibi yüksek sıcaklıkların görüldüğü kentlerde 25-27 derece aralığındaki klima kullanımının çocuk sağlığı açısından uygun olduğunu söyledi.
ANTİBİYOTİK GELİŞİGÜZEL KULLANILMAMALI
Yaz enfeksiyonlarının büyük bölümünün viral hastalıklardan oluştuğunu belirten uzmanlar, gereksiz antibiyotik kullanımının ciddi hata olduğunu vurguladı.
Çocuklarda hastalık etkenlerinin büyük kısmının virüsler olduğunu ifade eden Korkmazer, "Virüslere antibiyotik etki etmez. Doktor görmeden antibiyotik başlanmamalı, ateş 48 saat takip edilmelidir." dedi.
Serter de her ateşin antibiyotik gerektirmediğini belirterek, çocuğun genel durumu iyi ise ilk 48 saatin dikkatli gözlemle geçirilmesi gerektiğini söyledi.
"İÇ ATEŞ" DİYE BİR HASTALIK YOK
Toplumda "gizli ateş" ya da "iç ateş" olarak bilinen durumun tıbbi karşılığının olmadığını ifade eden uzmanlar, bunun ateşin hızlı yükselmesine bağlı gelişen havale ile karıştırıldığını anlattı.
"İç ateş diye bir şey aslında yok. Ateşin hızlı yükselme döneminde havaleye yatkın çocuklarda nöbet görülebiliyor." diyen Korkmazer, genetik yatkınlığın da önemli rol oynadığını söyledi.
KENE GÖRÜLDÜĞÜNDE MÜDAHALE EDİLMEMELİ
Son günlerde artan kene vakalarına da değinen Korkmazer, ailelerin keneyi kendi imkanlarıyla çıkarmaya çalışmaması gerektiğini belirtti.
"Kene görülür görülmez hiç dokunmadan acil servise gidilmeli." uyarısında bulunan Korkmazer, alkol dökme ya da cımbızla çekme gibi uygulamaların kesinlikle yapılmaması gerektiğini söyledi.
Serter ise akrep sokmalarının da özellikle iki yaş altındaki çocuklarda ciddi sonuçlar doğurabileceğini, şiddetli ağrı ve kızarıklık görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.
DOĞAL BESLENME VE HAREKETLİ YAŞAM ÖNERİSİ
Programın sonunda iki uzman da çocukların bağışıklığını güçlendirmek için doğal beslenmenin önemine vurgu yaptı.
Umzanlarr, paketli gıdalar, aşırı karbonhidrat ve gereksiz vitamin kullanımından kaçınılmasını önerirken, taze sebze, meyve ve protein ağırlıklı beslenmenin bağışıklık sistemi için en önemli destek olduğunu söyledi. Multivitaminlerin sürekli kullanılmasının doğru olmadığını da sözlerine ekledi.
Serter ise çocukların yaz tatilinde ekranlardan uzaklaştırılması gerektiğini belirterek, açık havada oyun oynamanın, spor yapmanın ve doğal beslenmenin çocukların hem fiziksel hem de ruhsal gelişimine büyük katkı sağlayacağını ifade etti. (HAZEL BAYIK)






















ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.