Kadın Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Samet Kafkas, gazeteci Emin Aydın’ın hazırlayıp sunduğu tvDEN ekranlarında yayınlanan “Baş Başa” programının konuğu oldu. Gitarı ve mızıkası ile stüdyoya ayrı bir renk katan Kafkas, müziğin insan yaşamındaki önemine de dikkati çekti.
Kadın sağlığı hakkında da çok önemli bilgiler veren Kafkas, mesleki hususlarda da açıklamalarda bulundu. Hamilelik öncesi, sırası ve doğum hakkında bilgiler veren Kafkas, programda yer yer de gitarı ve mızıkası ile müzik şöleni sundu.
YANLIŞLIKLA DOKTOR OLMUŞ
Nazilli’de dünyaya geldiğini söyleyen Prof. Dr. Samet Kafkas, ailesinin Sümerbank mensubu olduğunu ve bunu gururla her zaman dile getirdiğini kaydederek “Sümerbank bize Atatürk’ün mirasıdır. Çok olağanüstü koşullarda, dönemin en iyi şartlarında çocukluk yaşadım Sümerbank’ta. Müzik ortamının içinde doğmuştum. Caz müziği de dahil çocukluğumuzda her türlü müzikle haşır neşir olduk. İlk ve ortaokul döneminde mandolin ile enstrümanla tanıştık. Daha sonra da amatör olarak gitarla tanıştık. Lisede sahnedeydim. Tıp fakültesi boyunca Nazilli’deki orkestralarda çalıştım. Dönemin iddialı gruplarından birinde idim. Üniversite hayatımla birlikte müzik hayatımdan zamanla çekilmeye başladı. Çünkü tıp fakültesi ağır bir eğitim ve öğretimi içeriyor. Samimi konuştuğum birçok kişiye de söylerim, yanlışlıkla doktor oldum, müzisyen olacaktım aslında. İhtisas eğitimi başladı, bununla birlikte uzman oldum. Öğretim üyesi olmaya karar verdim ve oldum. 4 ayrı üniversitede çalıştım. Ege, Fırat, Dicle ve Adnan Menderes Üniversitesi’nde çalıştım. Sürem dolunca genç arkadaşlara yerimi teslim edip, kendim özel olarak serbest çalışmaya başladım. Böylelikle müziğe daha fazla vakit ayırır hale geldim. Şuandaki müzik ve muayenehane yaşamımdan oldukça memnunum” dedi.
AMELİYATTA BİLE MÜZİK DİNLİYOR
Prof. Dr. Kafkas, “Müziğin olmadığı her şey eksik gibi geliyor bana” diyerek şöyle devam etti: “Ben ameliyatta da müzik dinlerim. Hastalarımın da sevdiği müzik türünü bulurum. Hafif müzik genellikle tercihim. Enstrümantal müzikleri ameliyatımda bile çalarım. Ekibim bilir, ayarlar. Ameliyat sırasında hafif bir müzik, hepimizi dinlendirir. Hastaya da özellikle bir müzik tercihinin olup olmadığını sorarım. İstediği bir müzik varsa ameliyat sırasında onu çalarız. Onun da stresini alır bu durum. Bizim ameliyatlarımızda bağırış, çağırış olmaz. Müzik dinlenilir, huzur içinde ameliyat yapılır ve bitirilir.”
AMELİYAT ETTİĞİ HASTANIN DÜĞÜNÜNDE DE MÜZİK ÇALMIŞ
“Size ilginç bir anekdottan bahsetmek isterim. EGE Üniversitesi’nde bir bayram günü ameliyata girmek üzere iken hasta ile bir diyalogumuz vardı. Ameliyat masasındaki henüz bayıltılmamış olan hasta ‘Doktor Bey, benim düğünümü de siz yapmıştınız’ dedi. Kimse inanamadı tabi buna. Bana baktı herkes, dedim ki ‘hasta şokta arkadaşlar. Hemen ameliyata başlayalım’ dedim. Ameliyatı bitirdik. Tabi, hasta doğru söylüyordu. Nazilli’den gelmiş bir hasta idi. Sonra, arkadaşlara hastanın ne demek istediğini anlattım.”
HAMİLE HASTANIN KONTROLLERİ NASIL YAPILIYOR?
“Şuanda yaygın olan aile hekimliklerimiz var. Hekim arkadaşlar rutinleri yapıyor zaten. Akraba evliliği var mı yok mu inceliyor. Rutin bir dizi testimiz var, onlar yapılıyor. Hasta, kadın doğum hekimine geldiğinde çoğunlukla bu tetkikleri yapılmış olarak geliyor. Öncelikle genetik hastalıklar, kromozomal geçişli hastalık var mı yok mu diye bakıyoruz. Ayrıca hastanın şuanda devam eden bir hastalığı var mı ona bakıyoruz. Hepsini detaylıca inceliyoruz. Ailevi hastalık var mı, geçirilmiş ameliyatlar da son derece önemli. Bunların hepsi bir form ile doküman haline getiriliyor. Burada kayda değer bir şey var ise bu hastalarımızı normal kadın doğum uzmanı hekimlerinden ayrı üst ihtisas yapmış olan uzman arkadaşlarımıza sevk ediyoruz. Sorunlu gebelikler ya da olası sorun çıkabilecek gebelikleri oraya yönlendiriyoruz.”
“NORMAL DOĞUM YAPMAK DAHA ÖNEMLİ”
“Hastanede doğum yapacak hastaya, hastane ortamı bir sterilizasyon sağlıyor. Ya da ani ameliyat söz konusu olursa, doğumhaneden ameliyathaneye alınabiliyor hasta. Evde bu imkanlar yok. DSÖ verilerine baktığımızda aslında her yüz doğumdan 80-85 tanesi normal doğum olabilirken, bebeğin iriliği, duruş bozukluğu, kalp atışlarındaki ani değişiklikler nedeni ile yüz hastadan 10-15 tanesinde sezaryen gerekiyor. Ama az gelişmiş ya da gelişmekte direnen ülkeler var Türkiye gibi, sezaryen oranlarının yüksek olduğunu görüyoruz. DSÖ verilerine uymuyor. Hastanın yönlendirilmesi çok önemli. Normal doğuma bir şans verilmesi çok önemli. Adı üstünde birinin adı normal doğum, diğerine anormal doğum demediğimiz için sezaryen demişiz. Sezar ile bağlantı kuruluyor ama aslı yok. Günümüzün cerrahi koşullarında hemen hemen hiç problem görmüyoruz ama yine de normal doğuma şans vermek lazım.” (SELİME AYDEMİR)





























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.