• 10 Nisan 2026, Cuma 08:00

Çerçioğlu AK Parti’ye geçince aile şirketine VİP yolu açıldı

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun siyasi rota değişimi sonrası ortaya çıkan tablo, kamu kaynakları, şirket ayrıcalıkları ve yargı süreçleri ekseninde yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Jantsa’ya tanınan imtiyazlı statü ve Dış Ticaret Sermaye Şirketi (DTSŞ) listesine hızlı giriş dikkat çekti.

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Ağustos 2025’te CHP’den istifa ederek AK Parti saflarına katılması ile birlikte sadece siyasi gündemi değil, ekonomik ve idari tartışmaları da beraberinde getirdi. Bu geçişin ardından ortaya çıkan gelişmeler, kamuoyunda “hizmet odaklı siyaset” söyleminin ne kadar karşılık bulduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Süreç boyunca özellikle Çerçioğlu ailesine ait Jantsa şirketi üzerinden yaşanan gelişmeler, tartışmaların merkezine yerleşti. Şirketin kısa süre içinde devlet destekli ihracat sistemine dahil edilmesi dikkat çekti.

"ZARARA RAĞMEN EKLENDİ"

12puntocomtr'de yer alan habere göre hakkında daha önce “ihaleye fesat karıştırma” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarıyla yargı süreci yürütülen Özlem Çerçioğlu, siyasi geçişin ardından yalnızca yargı sürecindeki baskılardan sıyrılmakla kalmadı; aynı zamanda aile şirketi Jantsa da önemli bir ekonomik ayrıcalık listesine dahil edildi. İddialara göre, uzun yıllar boyunca belirli kriterleri karşılamasına rağmen Dış Ticaret Sermaye Şirketi (DTSŞ) statüsüne alınmayan Jantsa, 2025 yılı içerisinde yaşadığı 268 milyon TL zarar ve sıkı ekonomik koşullara rağmen bu listeye hızlı bir şekilde eklendi. 

DTSŞ LİSTESİ VE EKONOMİK AYRICALIK TARTIŞMASI 

DTSŞ statüsü, ihracat yapan şirketlere ciddi avantajlar sağlayan bir yapı olarak biliniyor. Bu kapsamda Jantsa’nın da dahil edilmesiyle birlikte şirketin finansal erişim alanı genişledi.

İddialara göre bu statüyle birlikte: KDV iadesi süreçlerinde teminat oranı ciddi şekilde düşüyor, Eximbank kredileri üzerinden düşük faizli finansman imkanı sağlanıyor, ümrük işlemlerinde hızlandırılmış ve kolaylaştırılmış süreçler devreye giriyor. Bu ayrıcalıkların, ekonomik olarak zorlandığı öne sürülen bir şirket için kısa sürede sağlanması ise kamuoyunda tartışma yarattı.

Sahadan gelen değerlendirmeler, fabrikadaki işçilerin ekonomik koşulları ile şirketin üst düzey finansal erişimi arasında belirgin bir fark olduğuna işaret ediyor. İşçiler, artan enflasyon ve sınırlı ücret artışları nedeniyle zorlanırken, şirket yönetiminin devlet destekli finansman kanallarına erişiminin genişlemesi dikkat çekiyor.

Ortaya çıkan tablo, yalnızca bir şirketin aldığı ekonomik destekten ibaret değil; aynı zamanda Türkiye’de kamu kaynaklarının dağılımı, siyasi ilişkiler ve ekonomik teşvik sisteminin işleyişi üzerine geniş bir tartışma alanı oluşturuyor. Jantsa örneği üzerinden yürüyen tartışmalar, ekonomik sistemdeki denge arayışını yeniden gündeme taşırken, siyasi kararların ekonomik sonuçları üzerindeki etkisini de görünür hale getiriyor. (HABER MERKEZİ)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.