AyFm 100.5

Latmos küle teslim olmayacak

Aydın’ın Söke ilçesinde faaliyet gösteren Kipaş Kağıt Fabrikası’nın, günlük 348 ton uçucu kül ve dip külünü Sofular Mahallesi sınırlarındaki arazilere dökmeyi planlaması bölge halkını ayağa kaldırdı. Çevre ve halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırdığı belirtilen projeye karşı köylüler Sofular’da bir araya gelerek güçlü bir itiraz ortaya koydu.

Sofular Köy Muhtarlığı bahçesinde düzenlenen basın açıklamasına; çevre köylerden vatandaşlar ve muhtarların yanı sıra Aydın, Söke, Kuşadası, Didim ve Güzelçamlı’dan gelen sivil toplum örgütleri, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri ve çevre gönüllüleri katıldı. Kül depolama tesislerinden doğrudan etkilenecek olan Beşparmak Dağları çevresindeki köyler, topraklarına sahip çıkmak için Sofular’da birleşti.

Kül depolama tesisine ilişkin ÇED süreci hakkında bilgilendirme yapan Latmos Platformu hukukçusu Mehmet Cilsal, sürecin hukuki boyutunu ve izlenebilecek yolları vatandaşlarla paylaştı. Cilsal, projenin hayata geçmesi halinde doğa, tarım ve insan sağlığı açısından telafisi mümkün olmayan zararlar doğurabileceğini vurguladı.

Basın açıklamasında söz alan muhtarlar, sivil toplum temsilcileri ve köylüler; küllerin bölgeye dökülmesi durumunda yaşam alanlarının yaşanmaz hale geleceğini, başta sağlık olmak üzere ekonomik ve sosyal hayatın ağır darbe alacağını dile getirdi. Bölge halkının geçim kaynağı olan zeytincilik, fıstık çamı, hayvancılık ve arıcılığın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağına dikkat çekildi.

Açıklamada, yüzlerce yıldır sürdürülen geleneksel yaşamın ve üretim kültürünün bozulmasına izin verilmeyeceği net bir dille ifade edilirken; doğayı tahrip eden projeler yerine, hem bölge halkını hem de ziyaretçileri mutlu edecek ekoturizm odaklı çalışmaların geliştirilmesi çağrısı yapıldı.

600 milyon yıllık bir coğrafya üzerinde yer alan Latmos bölgesinde, yapılan araştırmalarla insanlık tarihinin 8 bin yıl öncesine uzandığının ortaya konulduğu hatırlatıldı. Bu kadim kültürün bugün de yaşamaya devam ettiği vurgulanarak, hiçbir kurumun bu kültürü ve doğal mirası yok etmeye hakkı olmadığı belirtildi.

Bölge halkı, ilgili kurumlar ve bakanlıklara çağrıda bulunarak; doğası, tarihi, kültürü, yaban hayatı ve insanıyla birlikte Latmos ve çevresinin korunmasını, bu kapsamda alanın milli park ilan edilmesini talep etti. Açıklama, “Bu topraklar bizim, bu mücadele de bizim” mesajıyla sona erdi. (SELİME AYDEMİR)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.