“Bu çocukların artık onları takip eden bir sisteme ihtiyaçları var”

3 Haziran 2022, Cuma 10:51

     


Gazeteci Mehmet Aydın'ın tvDEN'de hazırlayıp sunduğu Güne Bakış programının konuğu Sekiz Oniki Eğitim Kurumları Genel Müdürü Ömür Yılmaz oldu. Eğitim kurumlarının faaliyetleri ve eğitim metotları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yılmaz, “Bu çocukların artık onları takip eden bir sisteme ihtiyaçları var” dedi.

Eğitim kurumları ve faaliyetleri ile ilgili Yılmaz, “Sekiz Oniki Eğitim Kurumları, yaklaşık 30 şubesi olan bir eğitim kurumu. Merkezimiz İstanbul. Geçtiğimiz günlerde İzmir’de 3 yeni şube girişimimiz oldu. Eğitim gerçekten çok önemli bir iş. Ülkemizin en önemli ve değerli alanlarından bir tanesi. Biz de buraya ciddi yatırımlar yapıyoruz. Eğitim kurumumuzun Yönetim Kurulu Başkanlığını Eğitim Girişimcisi Ümit Kalko yapmakta. Kendisi şu an Türkiye’de 6 tane ulusal markanın Yönetim Kurulu Başkanlığını yapıyor ve eğitim alanında ciddi yatırımları, çalışmaları var. Biz de bu markayla yaklaşık 1 yıldır Türkiye’de eğitim alanında hizmet vermekteyiz. Eğitime yeni ve farklı bir bakış açısı kazandırmak için bunu geliştirdik. Pandemiyle beraber ülkemizde eğitim alanında farklı gelişmeler yaşandı. Yeni eğitim içerikleri, yeni öğretim alanları, dijital dünya ve online sistemler gündemimize girdi. Biz de çocukların bu eğitim alanındaki başarılarını daha iyi nasıl analiz edebiliriz, başarılarını daha fazla nasıl arttırabiliriz gibi soruların çalışmalarını oluşturup, çocukları sınava hazırlamak için yeni yöntemler geliştirdik. Bunlardan bir tanesi hibrit eğitim modeli. Normalde bir öğrenci kaliteli bir yüz yüze eğitimin yanında online destekle, çocuğun bir sınava ya da programa hazırlanmasını sağlayan bir sistem. Çocuklar kuruma geliyor ve eğitimlerini alıyorlar. Ama bu çocukların artık onları takip eden bir sisteme ihtiyaçları var. Biz de bununla ilgili yeni bir sistem geliştirelim, yapay zeka destekli yeni bir program oluşturalım diye düşündük. Çocuklarımız artık sınavlara daha kolay, daha rahat ve tam öğrenme ile hazırlanabilsinler” dedi.

“ÇOCUĞA ÖZEL BİR SORU BANKASI HAZIRLANIYOR”

Yılmaz, “Bizim derslerimizde normal, klasik ders anlatım videolarına benzer ama bunu daha özetlediğimiz ders anlatım videoları var sistemimiz içerisinde. Çocuk, anlamadığı bir konuyu isterse evde kısa VIP tekrarları ile konunun tekrarını yapabiliyor. Çocuk bir denemeye giriyor. Denemenin sonucunda sistem otomatik olarak çocuğa ‘Senin bu kazanımda eksiğin var. O kazanım ile ilgili şu videonun tekrarını izle ve eksiklerini gider’ diyor. Çocuk bunları yaptığı takdirde o konu ile ilgili eksikliklerini tamamen gidermiş oluyor. Bunun benzeri sistem üzerinde çocuğa özel sadece eksik kazanımları ile ilgili belirli bir seviye geliştirdikten sonra çocuğa özel bir soru bankası hazırlıyor. Bu soru bankası ister dijital ortamda isterseniz de çıktısını alarak bir kitapçık halinde çocuğa verilebiliyor. Bu şekilde online bir destekle beraber çocuk sınava rahat bir şekilde hazırlanmış oluyor” diye konuştu.

“YENİ NESİL BİRAZ DAHA HAREKETLİ VE DİJİTAL BİR NESİL”

Yılmaz, “İnsanlar kurumumuzun isminin neden Sekiz Oniki olduğunu sorabiliyor. Henüz yeni bir markayız. Biliyorsunuz sınav hazırlık grupları var. Biz de bu Sekiz Oniki’yi tamamen çocukların sınava hazırlandığı, tamamen 8 ve 12. sınıflara yönelik bir çalışma olarak planladık. Ama bizim sistemimiz içerisinde, çocuklar sisteme girdiğinde Sekiz Oniki Dijital’de, hem hazırlık programları hem de sınava hazırlık programlarını burada takviye olarak alabiliyorlar. Çocuklar burada örnek videolarla, binlerce sorudan oluşan soru havuzuyla ve içeriklerle beraber bunları tamamlayabiliyorlar. ‘Z Kuşağı’ olarak adlandırılan yeni nesil, biraz daha hareketli ve dijital bir nesil. Ben onlara ‘Dijital Gençlik’ diyorum. Sürekli olarak tablet, telefon, bilgisayar gibi şeylerle haşır neşirler. Biz, ‘Çocuklar bu cihazları faydalı bir şekilde nasıl kullanabilir?’ sorusunun cevabını gerçekleştirdik. Bununla beraber çocukların vakti boş geçmesin, daha faydalı ve eğitime yönelik uygulamalar kullansınlar istedik. Pandemi dönemi ile birlikte çocukları masaya oturtup çalıştırmak o kadar zorlaştı ki, haliyle bizler de eğitim camiası olarak bu şekilde bir arayışa girdik. Şu anda ekonomik sıkıntılardan eğitim sektörü de oldukça etkilenmiş durumda. Bunlardan en önemlisi kağıt. Kağıdın tonunun 1600 dolara ulaştığı bir dönemde yayın basmak o kadar zorlaştı ki. Onun için dijital sistemler şu an daha da önem kazanmaya başladı” ifadelerini kullandı. (ORKİDE ÜLKER) 


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler