Deniz Şenli
Psikolojik Danışman

Aborjin bilgeleri gibi...

20 Haziran 2017, Salı

     

Sevgili okurlarıma merhaba,

 

Bu hafta 4. yazımla sizlerleyim. Zaman çabucak geçmiş bile...

Geçen hafta çocuklarınız için önemli bir haftaydı… Aslında sizler için de öyle… Karne günü gibi kritik bir günü geride bıraktık bile...Bıraktık bırakmasına da Acaba pırlantam, paşam, prensim diyerek sevdiğimiz çocuklarımızı bir de hediyelere boğarak biraz abarttık mı? O gün davranmamız gerektiği gibi davranabildik mi? Bu karnede anne baba olarak bizim notumuz kaç acaba? Ve buna benzeyen sorular sorduğunuzu duyar gibiyim. Hemen cevap vermek istiyorum. Çocuğunuza destek olmak, başarıları ile övünmek kadar başarısızlıklarında yanında olduğunuzu, onu koşulsuz sevdiğinizi hissettirdiyseniz en önemli görevinizi yerine getirdiniz diye düşünüyorum…Yıldızlı pekiyi...

***

Özellikle de onunla konuşurken;

Mükemmel olmak zorunda değilsin, kimse mükemmel değildir.

Hatalar çok doğal ama aynı hatayı iki kere yapmamaya gayret etmelisin. Çünkü hatalarımız bize hayatı öğretir.

Üstesinden gelebileceğini biliyorum çünkü sana inanıyorum.

Öğreniyor, büyüyorsun ve büyümek bazen zor.

Değerlisin, ilginçsin, beceriklisin.

Hak ediyorsun.

İstediğin şeyi başarmak için çok çalışıyorsun, içinde gizli bir güç var.

Elinden gelenin en iyisini yapıyor olman önemli.

İyi ki varsın.

Bir değişimi sen başlatabilirsin.

“Hayır” deme konusunda çok güçlüsün, ne istediğini biliyorsun.

Duyguların baskın olsa da uygun seçimler yapmayı başarıyorsun.

Kelimeleri çok yerinde kullanıyorsun. Mesela ….(örnek verin )

Birini sevmenin kalbinin gülümsemesi olduğunu biliyorsun.

Sevilen bir arkadaşsın.

Bakış açın çok değişik, bunu konuşabiliriz.

Seninle konuşmak, seni dinlemek hoşuma gidiyor. Haydi anlat bakalım…

Bunu yaptığını görmek beni heyecanlandırdı.

Beni gülümsetiyorsun ve seni çok seviyorum. vb. cümleler kullanarak, sözcüklerin güçlü etkilerine inanırsanız; okul çağında ki çocuğunuzun kişilik gelişimin sağlıklı olmaması imkansızdır. Çocuğun “kendilik değerini algılaması” daha hızlı olacak ve bireysel farkındalığı artacaktır.

Diyelim ki çocuğunuz beklemediğiniz notların da olduğu bir karne getirdi. Ne yapacaksınız? İşte asıl anne babalık meziyetlerinin böyle beklenilmeyen durumlarla baş etme gücünüzle ortaya çıktığını düşünüyorum. Bir sene önce okuduğum bir kitapta şöyle diyordu;

***

“Aborjinler, tüm yeni karşılaşmalar bir testtir” der. İnsanlarla, yiyeceklerle, görüşlerle… Önce her şeyin kokusuna bak. Eğer birisi sana bir şey söylerse onu kokla… Nasıl mı ? Tabi ki sezgilerini kullanarak. Eğer kokusu sana iyi geliyorsa, birazını dene ve çiğne. Yutmadan önce uzun süre çiğne. Sözcükleri bile yutulmadan önce uzun bir süre çiğnenmelidir. Çünkü bir şeyi tükürmek, onu bir kere içine aldıktan sonra ondan kurtulmaktan daha kolaydır.

Aborjin bilgeleri gibi,

Bilgiyi, sevgiyi, duruşu ve hatta davranışı koklamak… Bu içgüdüyle yaşamak.

Her yeni olayda, her karşılaşmada yutmadan önce uzun uzuuun çiğnemek…

Bunu başarabildikçe yol daha da güzelleşecek.”

 

Herkese kucak dolusu sevgiler, keyifli tatiller…