Deniz Şenli
Psikolojik Danışman

Çocuğunuzu yetiştirirken…

30 Mayıs 2017, Salı

     

Sevgili Denge okurları hepinize merhaba...

Bundan sonra her hafta yazılarımı sizlerle bu köşede paylaşacağım.

 

Sevgili anne ve babalar, ama özellikle anneler;

Çocuklarınızı ne kadar çok sevdiğinizi ve onların sizin “en kıymetlileriniz” olduğunu biliyorum. Bu hayatta ona kazandıracağınız en önemli değerin “kendini sevmek” olduğunu da…Ve bunların yanında eleştirilmenin ve uyarı almanın hazmını yaşamayı da… Evlatlarınızı uyarmak ve korumak en doğal hakkınız elbette… Ama bunu onları bezdirecek hale getirmediğiniz sürece… Çünkü bir süre sonra istemsiz olarak duyarsızlaşma gerçekleşecek ve bu konuda söylediklerinizi duymaz hale gelecektir. İşte bu yüzden çocuklarınızı sürekli uyarmak yerine; yerinde, zamanında ve dozunu kaçırmadan yapabilmek çok önemli.

 

Bu konuyla ilgili o kadar çok şey yazılıp çiziliyor ki, artık insanlar bu kadar çok bilgi bombardımanının altında iyi anne-baba olabilme kaygısı içinde çocuklarını yetiştirirken ciddi panikler yaşayabiliyorlar. Çoğu anne-babanın zihninde: “İyi anne-baba mıyız? Yoksa kötü mü?” düşünceleri bir pinpon topu gibi gidip geliyor. Bu da çocuklarını yetiştirirken gelgitler yaşamalarına ve dolayısıyla çocuklarına da yaşatmalarına sebep oluyor. Aslında bu soru işaretlerinden kurtulmak çok zor değil, sadece bildiğimiz ama yapmadığımız şeyleri devreye sokmamız yeterli. Nasıl mı ?

 

İşte size tavsiyeler:

Gerektiği kadar izleyin, gerektiği kadar uyarın, gerektiğinde “hayır” demesini bilin, gerektiğinde “takdir” edin. Bunları yaparken unutmamanız gereken en önemli şey; en çok tekrarlanan kelimeyi göz ardı etmemek; “Gerektiğinde.”

 

Çocuklarımızın doğumundan itibaren, belli dönemlerde aşılarını yaptırmak hatta gün atlamamak için ne kadar da titiz davranırız değil mi? Ama inanın ki onun en çok ihtiyacı olan bir aşıyı sık sık unuturuz. Bu da “Güven aşısı.” Çünkü bu aşı onun benlik duygusunu geliştirecek ve toplum içinde “Ben” diyebilmesini sağlayacaktır. Kendini diğer bireylere karşı daha iyi ifade edebilecektir. Aslında bu aşıyı yapmak o kadar kolay ki... Ona özel zaman ayırın, onunla ilgilendiğinizi, onu dinlediğinizi, onun düşüncelerine değer verdiğinizi, biricik olduğunu ona hissettirin yeter. İşte size güven aşısı!

 

Çocuğunuza altından kalkabileceği, yaşına uygun sorumlulukları vermeye özen gösterin. Örneğin; bırakın odasını kendi toplasın, bırakın düşünce kendisi kalksın, bırakın yemeğini kendisi yesin, bırakın ayakkabılarını kendisi bağlasın...

 

“Ben çocuğumla çok iyi arkadaşımdır” diyen anne-babalara sık rastlarız. Bunun çok doğru olmadığını düşünüyorum ben. Anne-babadan arkadaş olmasın. Siz sadece iyi anne-baba olmalısınız. Çocuğunuz nasıl olsa iyi arkadaşlar bulacaktır kendisine. Annenin çocuk gözünde bir sevgi objesi, babanın da bir otorite objesi olduğunu unutmadan onun size güven duymasını sağlayın. Bunu ona güven duyduğunuzu hissettirerek başarabilirsiniz. Yeri geldiğinde: “Hayır!” demekten çekinmeyin ki yetişkin olduğunda: “Hayır” demek isteyip de bunu bilmediği için istemeden: “Evet” deyip, istemediğini yapmak zorunda olan biri olmasın.

 

Haftaya görüşmek dileğiyle.