“Mimarlık tamamen emek işidir”

30 Nisan 2022, Cumartesi 21:52

     


Gazeteci Emin Aydın’ın tvDEN ’de hazırlayıp sunduğu Baş Başa programının konuğu, Mimar İremnaz Özkaya ve Mimar Neriman İlter oldu. Mimarlığın faaliyetleri üzerine açıklamalarda bulunan İremnaz Özkaya “Mimarlık tamamen emek işidir” dedi.

İremnaz Özkaya, “Mimarlık bir yaşam felsefesidir. Çünkü insanların baktıkları her yerde, gördükleri her şeyde bir mimarın eseri vardır. Gördüğünüz en ufak bir duvardaki renkle bile karşınızdakinin ruh haline hitap edersiniz. Örneğin yeşil her zaman daha huzur veren bir renktir. Mavi daha ferahlık veren bir renktir, ortamlarda biraz daha güvende hissedersiniz. Her rengin kendine ait ayrı bir dokusu vardır” dedi.

Mimarlık mesleği ile ilgili Neriman İlter, “Mimarlık, ilk olarak insanların barınma isteğinden kaynaklı ortaya çıkmıştır. En ilkel zamanlarda insanlar mağaralarda barınma ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Bu durum günümüzde ise çelik yapılara, cam gökdelenlere evrildi. Dolayısıyla ilk mimarlar, ilk insanlardır diyebiliriz” dedi.

“MİMARLAR EN ÇOK BURADA ÖN PLANDA VE ETKİLİ”

İremnaz Özkaya, “Mimarların hitap ettiği alan biraz estetiksel diyebiliriz. Örneğin bir kilden cismi şekillendiriyorsunuz. Ama onun fonksiyonuna baktığınız zaman belirli bir yere kadar kullanışlı oluyor. Aslında mimar o yapının içinde insanların temel ihtiyaçları olan şey ne ise onu daha fonksiyonel bir hale getirip insanların yaşam alalarını daha kolaylaştıran alanlarda oluyorlar. Mesela duvarlar içindeki niş bölmelere baktığınız zaman mağaralar gibi ilk yapılarda birçok girinti ve çıkıntıyı görebilirsiniz. Bir sopa, taş, ağaç dalı bulup, onunla girintiler ve çıkıntılar yapmışlardır. Oyma yöntemiyle ilk nişi aslında antik dönemlerde insanlar keşfetmişler. Daha sonra bunu estetik hale getirenler de mimarlar olmuşlardır. Belirli dokunuşlar yapmışlardır. Kolon bile kurulurken o kolonun ne kadar gözükeceği gözükmeyeceği mimarlar tarafından belirlenmektedir. Kolon ortada duruyorsa dahi bu durum estetik bir hale getirilebilir. Fakat bir inşaat mühendisi bu duruma mimarların yaklaştığı açıdan yaklaşmaz. Mimarlar hemen etrafına fonksiyonel bir şeyler tasarlar ve o alan kolon olmaktan çıkar, bambaşka bir yaşam alanı haline döner. Mimarlar en çok burada ön planda ve etkili” dedi.

“MİMARLARDA BİR MÜKEMMELİYETÇİ OLMA TAVRI VAR”

Neriman İlter, “Estetik algının girdiği noktada mimarlık başlıyor. Sadece fonksiyonel olarak değil, yaptığımız herhangi bir şeyde ya da ürettiğimiz herhangi bir noktada onun bize olan faydasından çok içerisine sanat girdiği nokta mimarlık olmaktadır. Mimarlıkta estetik algı ve estetik kaygı da birbiriyle bağlantılı. Birbirini hem çok besleyen hem de etkileten bir durum. Çünkü bir yapıyı tasarlarken sadece estetik algıyı ön planda bulundurarak çalışamazsınız. Bu sefer estetik kaygı başlatmış olursunuz. İkisini aynı dengede tutabilmek çok önemli. Mimarlarda bir mükemmeliyetçi olma tavrı var. Bu durum estetik algı ve estetik kaygıyı bir araya tutabilmeye çalışmaktan geçiyor” diye konuştu.

“BU NOKTADA ÇOK BÜYÜK SAVAŞLAR VERİLİYOR”

İremnaz Özkaya, “Günümüzde çok fazla imza mimarlığı yapan insanlar var. Burada devreye giren durum müteahhitlerin mimarlara söz hakkı vermemesinden kaynaklanıyor. Aslında Odası’da bu noktada çok büyük savaşlar veriyor. Ben öğrenciyken İzmir Mimarlar Odası’nda aktif bir şekilde yer almıştım. Oradan beri verilen savaşları ve Aydın’da imza mimarlığı yapan çok sayıdaki kişinin savaşlarının içerisine girip gördüm. Buralarda biraz ‘o işi o almasın ben alayım’ durumu söz konusu. Öyle olunca ekonomik kaygılarla beraber fiyatlarını da oldukça düşürüyorlar. Fiyatlar düştükçe aynı doğrultuda kalite de düşüyor. Mimarlık tamamen emek işidir” dedi. (HAZEL BAYIK / NİSA KIZILKAYA) 


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler